ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ....tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunan ve dava dışı .... idaresindeki ...plakalı araç ile davacıya ait ve dava dışı ... yönetimindeki plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta maddi hasar ve değer kaybı oluştuğu, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunduğu, dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve akabinde arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığı, bu görüşmeler sonrasında davalı tarafça 14/05/2019 tarihinde 6.047,03 TL tutarında para gönderildiği, ancak yapılan tediyenin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 50,00 TL araç değer kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18/10/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat istemini 33.952,97 TL'ye yükseltmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ....plakalı aracın şirketleri nezdinde trafik sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamın ve azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, dava öncesi sigorta şirketine başvuru yapılmasına ilişkin koşulun usulünce yerine getirilmediği, tazminat isteminin zamanaşımına uğradığı, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle 10/05/2019 tarihinde davacıya 165.840,94 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme ile poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğun yerine getirildiği, ayrıca müvekkili şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden yasal faizle sınırlı tutulması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Trafik kazası tespit tutanağı, kusur ve zarar raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; trafik bilirkişisinden alınan kusur raporuna göre davalı nezdinde sigortalı araç sürücüne kavşakta geçiş önceliğine uymama kural ihlali nedeniyle kusur atfedildiği, davacı yana ise kusur yüklenmediği, başkaca kusur izafe edilecek kişi ya da kurum da olmadığının belirtildiği, sigorta eksperi ek raporunda davacıya ait araçtaki değer kaybı tutarının 40.000,00 TL tespit edildiği, davacı tarafın 40.200,00 TL araç değer kaybı oluştuğu ve dava öncesi ödeme miktarı mahsubu ile bakiye 33.952,97 TL değer kaybının talep edildiği, ancak davalı sigorta şirketinin teminat limitinin 36.000,00 TL olduğu ve dava öncesi yapılan ödeme düşüldüğünde 29.952,97 TL bakiye değer kaybı zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiği, ödeme yapılan tarih itibariyle de davalının temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.952,97 TL bakiye değer kaybı zararının 14/05/2019 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yeterli açıklama yapılmaması nedeniyle yanılgıya düşülerek 40.000,00 TL üzerinden ödeme tutarı gözetilerek ıslah yapıldığını, sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti tutarının baştan belirgin olması nedeniyle kısmen retten dolayı davalı yararına vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi davacı yana 6.047,33 TL ve yine davacı aracının kasko sigortacısına da 29.953,00 TL rücu ödemesi yapılarak poliçe limitinin tüketildiğini, davanın tümden reddi icap ettiğini, aksi durumda ise kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, değer kaybı zararının sigorta genel şartlarına ekli formüle göre belirlenmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle araç değer kaybı talebine ilişkidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91,97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacı vekili, trafik kazası sonucu müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, dava öncesi bir miktar ödeme alınmış ise de gerçek zararın karşılanmadığını belirterek bakiye araç değer kaybı zararı adı altında bir miktar maddi tazminatın karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
1-)Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan davalarda, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü sigorta poliçe limiti dahilinde olup, bu limiti aşan zarardan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, kaza tarihi olan 04/02/2019 tarihi itibariyle ....tarafından belirlenen sigorta poliçe limitlerine göre, araç başına maddi zarar limiti 36.000,00 TL'dir. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya dava tarihinden önce olacak şekilde 14/05/2019 tarihinde 6.047,03 TL araç değer kaybı ödemesi yapıldığı da ihtilaf konusu değildir. Davalı sigorta şirketi tarafından yargılama aşamasında ileri sürülmemesine rağmen, istinaf aşamasında limitin kalan 29.953,00 TL'lik kısmının da davacının kasko sigortacısına ödendiği ileri sürülmüştür. Ödeme kişiyi borçtan kurtardığı için ödeme olgusu yasa yolu başvurusu sırasında iddia edilmiş olsa dahi dikkate alınmalıdır. İstinaf aşamasında davalı sigorta işrketi ve dava dışı ... sigortadan celp edilen belgelere, davalı sigorta şirketinin dava konusu trafik kazasından dolayı davacının kasko sigorta şirketi olan .... A.Ş.'ye 30/05/2019 tarihinde ihtilaf konusu olan 29.953,00 TL'yi de kapsayacak şekilde rücuen tazminat ödemesi yaptığı sabittir. O halde, davalı sigorta şirketi tarafından somut davaya konu kaza nedeniyle, davacıya 14/05/2019 tarihinde 6.047,03 TL araç değer kaybı ödemesi yapıldığı, yine davacının kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye ise 30/05/2019 tarihinde 29.953,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, araç başına maddi zarar limiti 36.000,00 TL olduğuna göre, maddi zarar yönünden sigorta poliçe limitinin tamamının ödendiği ispatlandığından, davalı sigorta şirketinin somut davaya ilişkin maddi zarar açısından bir sorumluluğu kalmamıştır. Bu durumda, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
2-)Davacı vekili yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile belirlenen 40.000,00 TL tazminat miktarından, dava tarihinden önce aldıkları 6.047,03 TL'yi mahsup ederek dava değerini 33.952,37 TL yönünden artırmış, mahkemece poliçe limitinin 36.000,00 TL olduğu ve dava tarihinden önce 6.047,03 TL ödeme yapıldığı dikkate alınarak bakiye 29.952,37 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti oranında sorumlu olduğu gözetilerek dava değerinin artırılması gerekirken, poliçe limitini aşacak şekilde yapılan artırım talebinde davalı tarafın bir kusuru olmadığından ve davacının artırım talebini sehven yaptığı kabul edilerek hüküm tesisi mümkün olmadığından, mahkemece fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmesi ve red miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf talebi yerinde değildir.
Ancak, davalı sigorta şirketi sigorta poliçe limitinin tamamının tüketildiğini, bakiye limitin davacı tarafın kasko sigortacısına ödediğini istinaf aşamasında ileri sürüp ispat ettiği, davanın tamamının reddedilmesinde davalının ihmali hareketinin sebebiyet verdiği dikkate alındığında, Dairemizce yeniden kurulacak hükümde reddedilen tüm dava değeri üzerinden değil, ilk derece mahkemesince ret edilen 4.000,00 TL dava değeri üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; davacının açtığı maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf istemlerinin KABULÜNE,
3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ...Karar sayılı, 28/12/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
a)Davacının açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE,
b)Davacının peşin ve ıslah ile ödediği (54,40 TL + 578,98 TL) 633,38 TL karar harcından, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, artan 17,98 TL'nin talebi halinde davacıya iadesine,
c)Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
ç)Davalı kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2 madde ve bendi uyarınca takdir edilen 4.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,
5-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının ve davacının yatırdığı 80,70 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 511,52 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 534,70 TL bakiye istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye verilmesine,
6-Başvuru sırasında davacının sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti ile 1.030,00 TL istinafa dosya gönderme posta masrafı olmak üzere toplam 1.250,70 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 02/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.