Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... Şubesine ait, Keşidecisi ... ... ... olan ... tarihli, ... TL bedelli çekin yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, ancak iradesi dışında zayi olan ve bedeli keşidecisi tarafından haricen banka kalıyla ödenmiş olan çekin 3. Şahıslara ödenmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir yoluyla ödeme yasağı konulmasını ve zayi nedeniyle çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, çekin zayi olması nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesine göre, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olup, aynı yasanın 115/1.maddesinde yer alan düzenlemeye göre de, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK'nın 115/2. maddesine göre, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâlihazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâlihazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kıymetli evrağa ilişkin düzenlemeleri içeren genel hükümler kısmında yer alan 651/1. maddesine göre, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. TTK'nın 651/2. maddesinde ise kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, senedin iptaline karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yasanın kambiyo senetlerine ilişkin 759/1. maddesinde, poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesinin istenebileceği, 818/1-s maddesinde ise, poliçeye ait iptal hükümlerinin çek hakkında da uygulanacağı ön görülmüştür.
Söz konusu yasal düzenlemeler uyarınca iptal davasının şartları; senedin zayi olması, senette yer alan hakkın halen mevcut olması, iptal talep edenin hak sahibi olması, senet zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması ve senedin kanunen iptali mümkün bir senet olmasıdır. İptal davası açan kimsenin senetteki hakkının ortadan kalkmamış olması gerekir. Eğer bir hak ödemeyle ortadan kalkmışsa, artık senedin iptaline gerek kalmaz (Hasan Pulaşlı, Kıymetli Evrakı Hukukunun Esasları, 6. bası, 2018, s.77-81).
Eldeki davada; davacı, çek keşidecisi ... ..." ünvanlı firmanın çek bedelini banka hesabına ".... seri nolu ... ... AŞ çeke istinaden" açıklamalı dekont ile ödediğini belirtmekle, sözkonusu çek üzerinde bir hakkı kalmadığından çekin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Ödemenin muhatap bankaya ibrazla yahut haricen yapılması, davacı yönünden çek üzerinde bir hakkın bulunmaması gerçeğini değiştirmemektedir. Bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın HMK 114/1-h bendi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-Alınması gerekli ... TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/03/2026