İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarih 2025/2038 Değişik İş sayılı kararının Dairemizce incelenmesi İhtiyati Haciz İsteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

TALEP: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın ....Mahallesi .... Şubesi ile davadışı.... arasında 25.03.2014,17.04.2017,21.03.2018 ve 26.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, işbu kredi sözleşmeleri ....-....tarafından müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve kefiller aleyhine Ankara 18. Noterliği'nin 17.07.2025 tarihli 31847 Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edildiğini, ihtarnamelerin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacaklarının muaccel hale geldiğini, kefil ....'in 01.09.2025 tarihinde vefat etmesi nedeni ile Torbalı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/977E. 2025/1043K. Sayılı dosyasından alınan 10.11.2025 tarihli veraset ilamı ile mirasçıları tespit edilmiş olduğunu, huzurdaki ihtiyati haciz talebine konu edilen şahısların ....'in yasal mirasçıları olduğunu, mirasçılar aleyhine Torbalı 3. Noterliği'nin 14.11.2025 tarihli 13879 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve eki hesap özeti tebliğ edildiğini ancak işbu ihtarlara rağmen Müvekkili bankanın alacağını tahsil edemediğini bu nedenlerle tahsili tehlikeye giren 09.12.2025 tarihi itibariyle 8.323.204,13 TL olan alacağın karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, istihkakları üzerine İHTİYATİ HACİZ konulmasına, Müvekkili Bankanın ..... A.Ş’ne devredilmiş olması sebebiyle TEMİNAT ALINMAMASINA, ihtiyati haciz giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde talep dilekçesi ekinde mirasçılık belgesi, noter ihtarı ve kefalet sözleşmelerinin bulunduğu ancak ihtarname ile sunulu kefalet sözleşmesinde yer alan kefalet limitlerinin uyumlu ve kat edilen meblağa yeterli olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Asıl borçlu .....’e kullandırılan kredilere ilişkin 25.03.2014,17.04.2017,21.03.2018 ve 26.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinde kefil ..... tarafından sırasıyla 2.000.000 TL, 1.650.000 TL, 2.200.000 TL ve 2.600.000 TL tutarlarında müteselsil kefalet verildiğini, borcun muaccel hale gelmesi üzerine Ankara 18. Noterliği’nin 17.07.2025 tarihli 31847 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 6.259.806,52 TL, Torbalı 3. Noterliği’nin 14.11.2025 tarihli 13879 yevmiye nolu ihtarnamesi ile 8.030.969,06 TL tutarında borcun mirasçılara bildirildiğini, TBK m.590 uyarınca kefilin asıl borç yanında yasal-akdi faiz, temerrüt zararı ve takip masraflarından da sınırsız şekilde sorumlu olduğunu, kefalet limitinin ancak ana borca ilişkin sorumluluğu sınırlayabileceğini, fer’î alacaklar yönünden ise sınırlama getirmediğini, bu nedenle mahkemenin “kefalet limiti toplam borcu karşılamıyor” gerekçesiyle ihtiyati haczi tamamen reddetmesinin HMK m.257 vd. ile bağdaşmadığını, zira limit aşımı kabul edilse dahi ihtiyati haczin en azından kefalet limiti kadar verilmesi gerektiğini, mahkemenin bu konuda takdir yetkisini hatalı ve hukuka aykırı kullandığını, mirasçılara usulüne uygun ihtar tebliğ edilmiş olmasına rağmen ödeme yapılmadığından alacağın muaccel olduğunun sabit bulunduğunu, borcun varlığı, miktarının belgeli olması, mirasçıların sorumluluğunun veraset ilamı ile tespit edilmesi ve kaçma/kaçırma/ödenmeme riskinin mevcut olması nedeniyle ihtiyati haczin tüm şartlarının somut olayda gerçekleştiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Uyuşmazlık genel kredi ve kefalet sözleşmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesine göre; kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Bir sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi için, asıl borçtan sorumlu olmayan bir kişinin (kefilin), alacaklıya karşı, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde ortaya çıkacak olumsuz sonuçları kişisel olarak karşılamayı üstlenmesi gerekir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere kefalet sözleşmesinde, borçlunun borcunu ifa etmemesi riskine karşı üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya kişisel teminat sağlanmaktadır. TBK'nın 582. Maddesine göre ise kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için, kefaletle teminat altına alınan bir borcun mevcut ve geçerli olarak bulunması gerekir. Bu yönüyle kefalet sözleşmesi, geçerli bir asıl borca bağlıdır.

Somut uyuşmazlıkta talep dilekçesinde 25.03.2014,17.04.2017,21.03.2018 ve 26.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinden bahisle toplam 8.323.204,13 TL muaccel alacak iddiasında bulunulmuş ise de dilekçe ekinde yalnızca 26.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesine ait 2 sayfanın ekli olduğu, yine dilekçe ekinde yer alan hesap kat ihtarında borcun hangi kredi sözleşmelerinden kaynaklandığına dair bir açıklamaya yer verilmediği gibi ilk derece mahkemesine sunulan belgelerde de bu hususta bir açıklamanın yer almadığı, bu haliyle müteselsil kefil .....'in 26.03.2019 tarihli kefalet sözleşmesiyle 29.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan borçlara kefil olduğu ancak hesap kat ihtarına konu borcun kaynağının 26.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğuna dair bir delil gösterilmemesi nedeniyle yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesine bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-İhtiyati haciz isteyen harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan harcın iadesine,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.