İhtiyati Haciz (Finans)

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; 30.10.2019,13.04.2021,07.09.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, tebliğ tebellüğ belgelerine istinaden 4.948.749,91 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçluların borçlarını ödemediğini, borçlunun borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İncelenen tüm dosya kapsamına ve talebe dayanak belgeler içeriğine göre; yukarıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla; bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin borçlular hakkındaki 3.355.805,60 TL talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle; talebin kabulüne; fazlaya ilişkin istem dilekçesinin ekinde hiçbir yazılı delil ve belge ibraz edilmediği, bu şekli ile muaccel bir alacaktan söz edilemeyeceğinden fazlaya ilişkin alacak istemi yönünden İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden fazlaya ilişkin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından reddine," karar verilmiştir.

İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının borçlulara gönderdiği Ankara ... Noterliği'nin 21.04.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin dayanak olduğunu, işbu ihtarnamede borçlunun 3.355.805,6 TL nakdi ve taksitli kredi borcu bulunduğunu, 3.000.000 TL ise gayrinakdi kredisinin bulunduğunu, müvekkili tarafından 21.04.2025 tarihli ihtarname gönderildikten sonra gayrinakdi kredinin de kullanılmış olup bu miktar da nakdi hale geldiğini, işbu nedenle verilen kararın dayanaksız hale geldiğini, ekte yer alan dekonttan da görüleceği üzere müvekkilinin davalıya ilişkin gayrinakdi kredinin nakdi krediye aktarımını gerçekleştirdiğini, bu nedenle gayrinakdi kredi tutarı üzerinden verilen red kararının hukuka aykırı olduğunu, talepte bulunan yönünden "yaklaşık ispat" şartının sağlanmış olduğunu, bu şartların tümünün dava dilekçesinde yerine getirildiğini, dosyaya sunulan evraklar ile alacağın varlığı, miktarı, muaccel olup olmadığı ispat edildiğinden; borçlu takipten haberdar oldukları takdirde takip kesinleşerek haciz aşamasına gelene kadar mallarını kaçırmasından endişe edildiği, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve borçlunun 4.948.749,9 TL miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Aleyhine ihtiyati haciz istenen vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacağın muacceliyeti ve likit olma şartının oluşmadığını, fahiş faiz ve hatalı hesaplama yapıldığını, bankanın teminatsız karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının tarihinde alacağın muaccel olmadığını, zaman bakımından imkansızlık olduğunu, sonradan oluşan vakıaların istinaf sebebi yapılamayacağını, ispat yükünün yerine getirilmediğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir:

Talep, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, gayrinakdi kredi yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati haciz isteyen taraf, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmediği ve hesabın kat edildiğinden bahisle incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur. İlk derece mahkemesince nakdi kredi yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, gayri nakdi kredi yönünden ise reddine karar verilmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir, şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, ihtiyati haciz sadece para alacakları için öngörülmüştür. İhtiyati haciz "icra işlemi " değil özel geçici hukuki koruma müessesi olduğundan ancak İİK'nın 257. Maddesindeki şartlar çerçevesinde karar verilebilir o halde teminatın "depo edilmesi" için ihtiyati haciz kararı verilemez(Yargıtay İBK'nın 27/12/2017 Tarih ve 2016/1 E. - 2017/6 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). İhtiyati haciz isteyen tarafından 21/04/2025 tarihli ihtarnameden sonra gayri nakdi kredinin nakdi krediye dönüştüğünü beyan ederek buna ilişkin 14/11/2025 işlem tarihli dekontu sunmuştur. İİK'nın 258/1. Maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. İncelenen dosya evrakına göre ihtiyati haciz talep edenin istinaf dilekçesi ekinde sunduğu dekonta talep dilekçesi ekinde rastlanılmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği tarih itibariyle gayri nakdi kredinin nakdi krediye dönüştüğüne ilişkin belgenin sunulmamış olduğu nazara alındığında ilk derece mahkemesince gayri nakdi kredi yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler tarafından kabul edilen ihtiyati haciz yönünden istinaf yoluna başvurultur. İİK'nın 265/1. Maddesine göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İİK'nın 265/5. Maddesine göre ise itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Buna göre ihtiyati haciz kararına karşı doğrudan istinaf yasa yoluna başvurulması mümkün değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz isteyen vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; aleyhine ihtiyati haciz istenenler vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Aleyhine ihtiyati haciz istenenler vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. Maddesi uyarınca REDDİNE,

2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Aleyhine ihtiyati haciz istenenler tarafından istinaf aşamasında harç yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

4-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/03/2026