YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

KARAR NO: 2025/878
HAKİM: .....
KATİP: .....
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: .....
VEKİLİ: Av. .....

Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.03.2025 tarihinde, davalının sigortacısı olduğu aracın, müvekkillerine ait araca çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazaya ilişkin işlemlerin davalı tarafından yapıldığından bilumum evrakın ilgili şirketten getirtilmesi talepleri bulunduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracı onarılırken onarımı yaptıran sigorta şirketinin tamamen orjinal parçalarla, iskontosuz ve KDV ödeyerek zararı tazmin etmesi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan hasar tespit raporunda ..... model aracın orjinal parça ile onarım halinde hasar bedelinin 57.939,94 TL olacağı belirtilmiş olup, davacının talebi de orjinal parça ile değişim halinde oluşan hasar bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğunu, hükme esas alınan 16.03.2021 tarihli raporda ise eş değer parça ile onarım yapıldığında KDV hariç 21.400,00 TL hasar bedeli belirtildiğini, somut olayda hükme esas alınan 30.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda parça bedellerinden %5 iskonto yapılarak hasar tespit edildiğini, dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %15 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini, hasar bedelinin ödenmesi için sigortalının onarım yapması yahut buna dair fatura ibraz etmesinin gerekli olmadığını, şimdilik 100 TL Bakiye Onarım Bedeli alacağının sigortacı bakımından temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsilinine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin, 08.03.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, ... plaka sayılı aracın hasara uğradığını beyan ve iddia ederek şimdilik 100,00 TL araç hasarı tazminatı isteminde bulunduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numaralı kara araçları genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 15/10/2024 - 15/10/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ... A.Ş.'ye 83033.38 TL, anlaşmalı tamirhane ...'a 34850.00 TL, ... San.ve Dış Tic.A.Ş'ye 3720.00 TL, ... İş M.'ne 72141.17 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, dosya kapsamında yansıtma faturası bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, davacının kendi kasko sigortacısının açmış olduğu araç hasar tazminatı istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanunu'nun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanun'un 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafça davacının tacir iddiasının bulunmadığı bu kapsamda davacının, davalı sigorta şirketi ile Kasko poliçesi imzalayan gerçek kişi olduğu, aracın hususi araç olduğu görülmüştür.
Davacı vekilince davacının kendi kasko şirketine karşı, kendi aracında oluşan hasar bedelinin tahsili talep edilmiştir.
6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanununun 3. Maddesinin 1-k ve 1. Bentleri uyarınca genişletilmiş Kasko poliçesinin (sigorta işinin) bir tüketici işlemi olduğu, aynı yasanın 73. Maddesi uyarınca da tüketici işlemleri ile de tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, ..... sayılı ilamı ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmış olmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2- ..... Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna

3-HMK.M.20 uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, anılan süre içerisinde talepte bulunulmaz ise mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin bilinmesine,

4-Yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ..... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025