ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/843 Esas - 2025/732
ANKARA
Tapu İptali ve Tescili
KR.YZL.TARİHİ: 21/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan tapu iptali ve tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş ... tarafından satışa konu edilen ve bedeli tamamen ödenmiş olan devremülkün tapusunun tarafına verilmemesi nedeniyle taşınmazın tapusunun adına tesciline karar verilmesini talep ettiğini, ... tarafından alınan kararda tapusunu alamayan alıcılara ödedikleri bedellerin iade edileceği belirtilmiş ise de paranın iadesini değil bedelini ödediği taşınmazın tapusunu talep ettiğini, satışın iflas öncesinde de geçerli şekilde yapıldığını, satış bedelinin tamamen ödendiğini, mülkiyet devrinin yalnızca şekli tapu işleminin eksik kaldığını, bu durumda taşınmazın mülkiyetinin fiilen davacıya geçtiğini, ... şirketin bu taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin kalmadığını, .... iade kararının hukuka aykırı olduğunu, ... şirketin malvarlığında halen kayıtlı taşınmazın tapusunun adına tesciline karar verilmesi gerektiğini beyanla, verilen bedel iadesi kararının iptaline, bedelini tamamen ödemiş olduğu devremülkün tapusunun adına tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı iflas masasına yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa tebligat çıkarılmamıştır.
... San. ve Tic. A.Ş. Hakkında .... sayılı kararı ile 27/01/2016 tarihinde iflas kararı verildiği görülmüştür.
Davalının tüketici sıfatına haiz olması karşısında öncelikle mahkememizin yargılamada görevli olup olmadığının değerlendirilmesi, bu değerlendirmeyi yapar iken 6502 sayılı yasanın 3., 73. ve 83. maddelerinin gözönünde bulundurulması zorunludur.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Dava, devremülk satışına dayalı olarak tapu iptali ve tescili davasıdır. Davada alacak talep edilmemiş,bedel iadesi kararının iptali ile bedeli tamamen ödendiği iddia edilen devremülkün tapusunun tescili talep edilmiştir. Bu nitelikteki dava sıra cetveline kayıt kabul davası niteliğinde değildir. Bu nedenle temel ilişkideki uyuşmazlığın niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlığa neden olan devremülk satış sözleşmesi tüketici işlemi mahiyetinde olup davacı tüketici sıfatına sahiptir. Davacının tüketici, davalının ise tüketici işleminin tarafı olmasından dolayı, taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğindedir. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesi uyarınca tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
1)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden REDDİNE,
2)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.02/12/2025