İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarındaki hizmete dayalı ticari ilişki nedeni ile fatura düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.

Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ..... esas sayılı dosyası, BA-BS bildirimleri dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiş, davacı tarafça sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 27/10/2025 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu alacağın hesap düzeltme fişi ile kapatıldığı ve davacının takip tarihi itibari ile alacağının bulunmadığı, takibe konu fatura bedeli dikkate alındığında ödemeye ilişkin tevsik edici belge bulunmadığından davacının 99.000,00 TL asıl alacak, 3.730,07 TL işlemiş faiz talep edebileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.

Dava, hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı yan davaya cevap vermemiş, davayı inkar ettiği değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde, Mahkememizce davalıya defter ibrazı hususunda "aksi takdirde HMK'nun 222 ve 83. maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış ve defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, ayrıca karşı tarafın usulüne uygun tutulan kayıtlarına itibar edileceği" yönünde ihtaratlı kesin süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiştir. Hükme esas alınan raporda belirlendiği üzere davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, tarafların karşılıklı BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı, bu hale göre davacı kayıtlarına itibar etmek gerektiği ve aksinin ispatı ya da ödeme hususunda davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediğinden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı, icra takibine konu edilen faturaya konu hizmetin verildiği ve sonuç olarak asıl alacağın yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı kayıtlarının hesap düzeltme fişi ile kapatılarak defterlerdeki borcun sonlandırıldığı tespit edilmiş ise de, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere miktar itibariyle borcun sonlandırılabilmesi için tevsik edici belge bulunması gerektiği, davacı kayıtlarında bulunmadığı gibi davalı tarafça borcun sona erdiğine ilişkin iddia ve ispata elverişli delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı yanın dava dilekçesinde harcı yatırılarak usulünce açılan faize ilişkin bir talebi bulunmadığından davalının işlemiş faize ilişkin itirazına dair karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak faturadan kaynaklandığından likit olduğu değerlendirilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜ İLE,
..... esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 99.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına,
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 6.762,69 TL harçtan peşin alınan 1.165,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.597,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,
4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA,

Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.102,50 TL yargılama gideri ve 1.162,29 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/12/2025