İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkili şirketin ------- Mah. -------- Cad. No: ------- --------- adresinde, -------- Ticaret Sicil Numarası ile ------- Tiçaret Odası'na bağlı olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, şirketin motorlu kara taşıtları için karoser, kabin, kupa, dorse ve damper imalatı (otomobil, kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, traktör, damperli kamyon ve özel amaçlı motorlu kara taşıtlarının karoserleri) faaliyet konularında faaliyet göstermektedir. --------- motorlu kara taşıtları karoser ve üstyapı imalatı sektörü, otomotiv ve taşımacılık sanayinin temel üretim altyapılarından biri olup lojistik, ulaşım ve sanayi faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir konuma sahip olduğunu, müvekkili şirketin motorlu kara taşıtlarına yönelik karoser, kabin, damper ve araç üstyapı ekipmanlarının imalatını gerçekleştirdiğini, bunların alım-satımı, pazarlanması, ithalatı ve ihracatını yaptığını, ayrıca kamu ve özel sektöre yönelik araç üstyapı uygulamaları, lojistik ekipman üretimi ve proje bazlı imalat faaliyetleri de şirket faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturduğunu, faaliyetlerini --------- markası altında sürdürdüğünü, şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle tescilli sermayesi 10.000.000,00 TL olup ortaklık yapısının, 060 sermaye pay oranı, 6.000.000,00 TL sermaye tutarı ile --------ve %40 sermaye pay oranı, 4.000.000,00 TL sermaye tutarı ile ---------- oluştuğunu, şirketin temsil ve ilzamına, ortak --------- ile -------- müştereken yetkili kılındığını, şirkette Aralık/2025 dönemi itibariyle 3 çalışanı bulunduğunu, son yıllarda enflasyonun yüksek seviyelere çıkması, --------- Bankası politika faizlerindeki artışa paralel olarak ticari kredi maliyetlerinin yükselmesi ve finansmana erişimin zorlaşmasının, işletmenin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını, nakit döngüsü üzerinde baskı oluşturduğunu, sektörde yaygın olan vadeli satış ve proje bazlı çalışma yapısı nedeniyle tahsilat vadelerinin uzaması, proje bazlı işlerde ödemelerin gecikmesi ve müşterilerin ödeme gücündeki zayıflamanın, şirketin nakit akışını olumsuz etkilediğini, kısa vadeli yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesini güçleştirdiğini, şirketin geçmiş dönemlerdeki faaliyetlerini artırmak amacıyla çeşitli yatırımlar gerçekleştirildiğini, bu yatırımların önemli bir kısmının banka kredileriyle finanse edildiğini, ancak kredi vadelerinin kısalması, faizlerin yükselmesi, ilave kredi/limit taleplerinin olumsuz karşılanması ve teminat ihtiyacının artması, borç servis yükünü ağırlaştırdığını, mevcut borçların sürdürülebilir biçimde çevrilmesini güçleştirdiğini, Nitekim 2024 yılı ve sonrasında sıkı para politikaları ile finansal koşullardaki daralmanın, kredi vadelerinin kısalmasına, kredi imkânlarının daralmasına ve yeni kaynak temininde zorluklara neden olduğunu, şirketin nakit yaratma kapasitesi sürmekle birlikte, kısa vadeli yükümlülük!erin yoğunluğu sebebiyle borç ödemelerinde gecikme riski belirginleştiğini, alacaklılar tarafından başlatılabilecek icra takipleri ve haciz riskleri şirket faaliyetlerinin kesintiye uğraması ihtimalini doğurduğunu, konkordato talep etmelerinin hem müvekkili şirketin mali yönden yapılandırma ihtiyacının doğal sonucu hem de alacaklıların menfaatini koruyan en rasyonel çözüm yolu olduğunu beyan ederek, öncelikle yararlarına İİK 287. madde uyarınca 3 aylık geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK'nun 288.maddesi çerçevesinde ilanına, geçici mühlet neticesinde İİK'nun 289.maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK'nun 305.vd.maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle; İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.
Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 02/03/2026 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmıştır. Davacı vekili 09/03/2026 tarihli dilekçesi ile; müvekkili --------- Şahıs Şirketi ile -------- Şti. adına konkordato talebiyle iki ayrı dava açıldığını, yapılan tevzi işlemi neticesinde söz konusu davaların aynı esas numarasıyla farklı mahkemelere tevzi edildiğini, --------- Şti. adına açılan davanın işbu mahkememizin --------- Esas sayılı dosyasına, --------- Şirketi adına açılan davanın ise ---------- Esas sayılı dosyasına tevzi edildiğini, mahkememiz dosyasında konkordato sürecinin fiilen başladığını, komiser heyeti ile 06/03/2026 tarihinde ilk toplantı gerçekleştirildiğini, bu durumun, konkordato sürecinin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde aktif olarak yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini, her iki dava dosyasının; tarafları, hukuki sebebi, dayandığı konkordato talebi, ekonomik ve ticari ilişki ağı itibariyle doğrudan bağlantılı ve birbirini tamamlayan nitelikte olduğunu, bu nedenle davaların farklı mahkemelerde yürütülmesinin hem konkordato sürecinin sağlıklı ilerlemesini güçleştireceğini, hem de usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluşturacağını, bu nedenle, konkordato sürecinin tek elden yürütülmesinin, komiser heyetinin etkin denetiminin sağlanması, çelişkili kararların önlenmesi ve usul ekonomisinin sağlanması amacıyla söz konusu dava dosyalarının aynı mahkemede birleştirilmesi kanaatinde olduklarını beyan ederek ---------- Esas sayılı dosyasının, konkordato sürecinin başlatılmış olduğu --------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın --------- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yürütülmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.-------- esas sayılı dosyasının davacısının -------- Şirketi hakkında açılan Konkordato davası olduğu ve davanın 23/02/2026 tarihinde saat 14: 36'da açıldığı, mahkememizde görülmekte olan işbu davanın ise --------- Şirketi adına açılan konkordato davası olduğu ve aynı tarihte saat 14: 37'de açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirketin 31/12/2025 tarihi itibariyle tescilli sermayesinin 10.000.000,00 TL. olduğu, ortaklık yapısının %60 sermaye pay oranı, 6.000.000,00 TL. Sermaye tutarı ile --------- ve %40 sermaye pay oranı, 4.000.000,00 TL. sermaye tutarı ile --------- oluştuğu, --------- mahkememiz dosyasında davacı şirketin ortağı olduğu, arada fiili ve organik bağ bulunduğu, taraflardan biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği, anlaşılmıştır. HMK m.166/I hükmü; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." şeklindedir.HMK m.166/4 ise, "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmünü haizdir.Tüm dosya kapsamına göre, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu sabit olmakla, HMK m.30 ve HMK m.166 hükümleri gereğince bu iki dosyanın birlikte görülmesinde fayda olduğu değerlendirilerek iş bu dava dosyasının daha önce açılmış olan --------- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
1-Davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle mahkememizin iş bu dava dosyasının -------- Esas sayılı dosyası ile HMK. m.166 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına,
4-Birleştirme kararının HMK.nun 166/3 maddesi uyarınca derhal mahkemesine bildirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, mahkemeler aynı yargı çevresinde olmakla bu aşamada kesin, esas hükümle birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2026