İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 08/12/2023 tarihinde Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, üyelik sözleşmesi uyarınca ofis kullanım anlaşması sağlandığını, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin hiçbir demirbaşa zarar vermeden kullanım sağladığını, demirbaş ürünlerin zararı halinde kullanılması amacıyla karşı tarafa rehin olarak ödedikleri 18.000 TL'lik depozitonun iadesi talebini 17/10/2024 tarihinde keşide edilen ihtarname ile tebliğ ettiklerini, ihtarnameye verilen süre içerisinde dönüş gelmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava; kira sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir.
Davaya konu sözleşmede davacının edimi ücret ödemeye, davalının edimleri ise taşınmazın bir bölümünün ofis olarak davacıya tahsisine ve bunun yanında muhtelif büro hizmetlerinin verilmesine yöneliktir. Görüldüğü üzere uyuşmazlık bu haliyle mutlak ticari davalardan değildir.
Tarafların tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın nispi ticari dava mahiyetinde olduğu akla gelebilir ise de sözleşmenin 3. sayfasında yer alan "Konu ve Kapsam" başlıklı madde incelendiğinde; davalının iki asli ediminin bulunduğu, bunlardan birinin taşınmazın bir kısmını ofis olarak kullandırmak (kira sözleşmesi), diğerinin ise muhtelif büro destek hizmetlerinin verilmesi (hizmet sözleşmesi) olduğu görülmektedir.
Karma sözleşme örneği olan eldeki sözleşmede görev hususunun, uyuşmazlığın sözleşmenin hangi kısmıyla ilgili olduğuna göre belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının kira sözleşmesine istinaden ödediği depozitonun iadesini talep ettiği anlaşıldığından ve tarafların tacir olduğuna bakılmaksızın kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkları çözme görevi sulh hukuk mahkemelerine ait olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/1278-4564 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2008/29892-25205 E.K. sayılı kararı).

Gerekçede açıklandığı üzere;

1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-Görevli mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine,

3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda miktarı itibarıyla kesin olmak üzere karar verildi. 09/03/2026