ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/806 Esas - 2025/893
ANKARA
KARAR NO: 2025/893
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALILAR:
1- ......
2- ......
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın 09.09.2025 tarihinde ...... adresinde davacının ... plakalı aracına çarpması sonucunda maddi hasar meydana geldiği, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının sunulduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurunun bulunduğunun kusur dağılımını gösterir belge ile kesinleştiğini, meydana gelen hasar sonrasında davacının onarım işlemi gördüğü süre boyunca aracını kullanamadığını, aracını kullanamayan davacı açısından araç mahrumiyeti zararı meydana geldiğini, davalı tarafın 09.09.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasına kusuruyla sebebiyet vermesinden kaynaklı olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu eylemi ile kazaya sebebiyet verdiğinden kaynaklı olarak davacının aracında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, bunun yanında davalı araç malikinin ise TBK, KTK ve ilgili yasal mevzuat hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan kusurlu aracın maliki olması nedeniyle sorumlu olduğunu, dava konusu kazaya sebebiyet veren ...'in ve aracın maliki olduğundan ötürü de ...'in zarardan beraber sorumlu olduklarını, bu nedenle davacının maddi zararlarının karşılanması amacıyla dava açmış olduklarını ileri sürerek davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, haksız fiilden kaynaklanan sürücü ve işleten aleyhine açılan araç mahrumiyet zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili 28.11.2025 tarihli dilekçesi ile sehven Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan iş bu davada, uyuşmazlığın niteliği gereği görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkemenin görevli olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.) “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” (HMK 115. md.).HMK 137,138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmekte olup görev yönünden bu incelemenin en erken değil, en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir. Konuya ilişkin HMK 138. maddenin Kanun gerekçesi şöyledir: “Usule ilişkin hususlar, şeklî nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında, dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ancak, mahkeme, kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunu da tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacaktır. Böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan, ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanması amaçlanmıştır.” Bu gerekçe ile de her aşamada görev hususunun incelenebileceğine açıklık getirilmiştir. Son tahlilde kanunda açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden henüz taraflara tebliğ yapılmadan tensip aşamasında dahi mahkemenin görevsiz olması halinde usulden red kararı verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır (Emsal: ......'nın 11/04/2019 tarih ve ....... sayılı ilamı).
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Eldeki davanın incelenmesinde, dava konusu olan ... plakalı aracın ticari araç mahiyetinde olmadığı, davacı tacir ise de haksız fiilden kaynaklanan ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davalıların tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ......NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02.12.2025