YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında ...... adresinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletilmesi için müvekkil şirket ile davalı arasında 18.02.2020 tarihli 5 (beş) yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bitim tarihinden sonra bayinin talebi üzerine 18.02.2025 tarihli protokol ile 5 yıl süre ile yeni bir sözleşme imzalandığını, protokol gereği davalı müvekkil şirketten her yıl kendi içeresinde değerlendirilmek ve kayıt şartı ile yıllık asgari 30 m3 (Otuz metreküp) benzin ve 220 m3 (İki yüz yirmi metreküp) motorin alım taahhüdünde bulunduğunu, davalı şirketin atlı aydan uzun süreli pompadan satış yapılmaması halinde 25.06.2025 tarihinde sonlandırıldığı ve taraflar arasında kararlaştırılan çalışma şartları ve bayilik sözleşmesi süresince düzenli mal alım taahhüdünde bulunma ve istasyon satış öngörüsü baz alındığını, ama re'sen yapılan araştırmalar neticesinde sözleşme tarihinden lisans faaliyetlerinin sonlandırıldığı tarihe kadar mal alımında bulunmadığı gibi satış da yapmadığını, bu durumun müvekkili şirketin hem marka değerini hem de protokolde belirtilen taahhüt oranlarında aykırılık yarattığını, buna rağmen müvekkil şirketin yapılan bayilik sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi karşısında davalı şirketin ise üzerine düşen yükümlülüklere aykırı hareket ettiği ve müvekkili şirketin itibarına zarar verdiğini, 18.02.2025 tarihli taahhütname evrakı uyarınca 100.000,00 USD (Yüz bin Amerikan Doları) ödemeyi borçlandığını, davalı şirketin asgari mal alım taahhütnamesi uyarınca her yıl kendi içerisinde değerlendirilmek üzere “Yıllık asgari 30 metreküp benzin ve 220 metreküp motorin alım taahhüdünde bulunmuş ve eksik aldığı beher m3/ton için, ödeme tarihindeki ...... Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanacak 150 USD (Yüzelli Amerikan Doları) karşılığı Türk Lirası müvekkil şirketin uğradığı kar kaybını ödemeyi” kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, taahhütname uyarınca davalının beş yıllık sözleşme döneminde asgari 150 metreküp benzin ve 1100 metreküp motorin alması konusunda anlaştıklarını, ancak müvekkilinin kayıtlarına göre davalının 18.02.2025-25.06.2025 tarihleri arasında herhangi bir alım yapmadığı ve davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ve 5 yıllık sözleşme süresi kapsamında müvekkil şirketin toplam 187.500,00 USD kar mahrumiyetine sebep olduğunu, bu yüzden .... Noterliğinin 02.07.2025 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin çekildiği ve ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme alamadığını, iki taraf arasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ve ondan da olumlu bir sonuç çıkmadığını, müvekkilinin akdedilen sözleşmeler gereğince üzerine düşen tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi karşısında, üzerine düşen yükümlülüklere aykırı hareket etmiş olan davalı şirketin sözleşme süresi içerisinde taahhüt etmiş olduğu miktarları yakalayamayarak hiç alım yapmadığını ve bayilik lisansının sonlandırıldığını, bütün bunların sonucunda davalının müvekkil şirketin kar mahrumiyeti ve cezai şartı alacağının doğmasına sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketin sözleşme ve taahhütnameden kaynaklı mahrum kaldığı kârın ve Cezai şarttan kaynaklı alacak için şimdilik 150,00 USD'nin .... Noterliğinin 02.07.2025 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 08.07.2025'ten itibaren işletilecek devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi birlikte toplam 300,00 USD'nin davalı şirketten tahsili ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Usulüne uygun tebligata rağmen davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür.

Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklı kar mahrumiyeti alacağı ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 02.12.2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.

310. maddede, “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 02/10/2025 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da davacı vekili 02.12/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği ( ......), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 410,27 TL'nin yatıran tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ......tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025