İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ile davalı arasında yapılan ticarette müvekkili davalıdan 7.404,84 TL alacaklı olup tarafça alacağın tahsili için .... İcra Müd. 2024/... E sayılı dosyası ile icra takip başlatıldığını, ancak, davalı borçlu tarafından söz konusu icra takibine konu borcun tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek, takibin durdurulduğunu, yapılacak yargılama sonucunda, müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar ile müvekkil tarafından düzenlenen faturalar da incelendiğinde, davacının davalıdan aralarındaki ticaretten kaynaklı olarak 7.404,84 TL bakiye alacağı olduğunu, Beyan ederek; a) İtirazın iptali ile takibin devamına, b) Davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, c) Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, Karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dava; .... İcra Dairesi'nin Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...Anonim Şirketi davalı ... Anonim Şirketi aleyhine 24/10/2024 tarihinde 1.759,63 TL asıl alacak 104,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.404,84 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
... ... Dairesi ve ... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Bilirkişi ... 08/07/2025 tarihli raporunda'' Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davacının ticari açılış ve kapanış tasdiklerinin eksiksiz olduğu e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, davacı defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, 2. Davalının ticari defter ibrazında bulunamadığı, 3. Davacının ticari defterlerine göre 24.10.2024 takip tarihi itibariyle 7.404,84 TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü, 4. Davacının alacağının, toplamı 7.404,84 TL olan 1 adet faturanın bakiyesinden kaynaklandığı, 5. TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı bağlamında faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu,6. Davacının ticari defter kayıtları ile davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu nazara alınarak 24.10.2024 takip tarihi itibariyle davacının 7.404,80 TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu kanaatine ulaşıldığı, 7. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 19.04.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %51,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim.08.07.2025 '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır.
Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 7.404,84 TL fatura alacağı bakımından ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraf delilleri ve defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, ... Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, ...-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar ve faturaların tetkikine göre, davacının icra takibine konu ettiği 01/08/2024 tarih ... numaralı 7.404,84 TL bedelli e-arşiv fatura alacağının bulunduğunun ispat olunduğu, davalı tarafça mahkememizce verilen kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, tanzim edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği, davaya konu faturanın süresi içerisinde iade edildiğine dair dosyada delil bulunmadıığı ve fatura bedelinin ödendiğinini iddia ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu faturaya dayalı asıl alacak bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır. İcra inkar tazminatı talebi bakımından da alacağın fatura alacağına dayalı olması, takip dayanağında faturanın belirtilmiş olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 7.404,84 TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %51,75 oranında avans faizi uygulanması sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2.maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 1.480,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Peşin alınan harcın mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL Başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 5.675,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden hesap ve takdir olunan 7.404,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yerolmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341. Maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025