Tespit

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07.05.2025 tarihinde, müvekkil şirket müdürü tarafından, müvekkil şirket ortakları arasında noter kanalı ile gerçekleştirilen hisse devir sözleşmesinin ticaret siciline tescili talep edildiği, ancak müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından ortaklık pay defterinin ziyaa uğradığının öğrenildiğini, işbu durumda müvekkil şirket yetkililerinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin geçmiş dönemlere ilişkin ortaklık yapısını gösteren pay defterinin bulunamaması nedeniyle hisse devir işlemlerinin ticaret siciline tescili mümkün olamadığını, müvekkil şirket müdürü ... tarafından her ne kadar tüm araştırmalar yapılmışsa da pay defterine ulaşılamadığını, müvekkil şirket müdürü tarafından müvekkil şirket için yeni pay defteri düzenlenebilmesi adına noterliğe başvurulmuşsa da, noterlik tarafından müvekkil şirket müdürüne; mahkeme kararı olmaksızın yeni pay defteri düzenlenmesinin mümkün olmadığını bildirdiğini, hal böyleyken, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinin aksamaması adına işbu davayı ikame etme zaruriyeti hasıl olduğunu, müvekkil şirkete ait pay defterinin zayi olduğunun tespitine ve zayi olduğuna dair belgenin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin belirttiği, şirket ticaret sicil gazeteleri, şirketi temsile ilişkin imza sirküleri, 07.05.2025 tarihli pay devri sözleşmesi, ... Ticaret Odası şirket faaliyet belgesi delil olarak değerlendirilmiştir.
Davanın davacı şirketin pay defterleri ile ilgili zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE:

davacının saklamakla yükümlü şirket ortaklar pay defterinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı" düzenlenmiştir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen zayii sebebinin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda pay defterinin kaybolması için kanunda sayılan ve buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, pay defterinin ne suretle gerçekleştiğinin belli olmadığı, kayıp olgusunun varlığı zayi belgesi verilmesi için yeterli olamayacağı, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını özenle saklaması gerekmektedir.

Davacı taraf pay defterlerinin kaybolduğundan bahisle zayii belgesi talep etmiştir. Kanun da tarif edildiği şekilde bir afet sebebiyle veya hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında bir zayii halinin mevcut olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, zayi belgesi isteme koşulları mevcut olmadığı, davacı şirketin özenle muhafaza etmediği pay defterinin kaybı nedeniyle zayi belgesi isteyemeyeceğinden davanın reddine karar ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, davacı taraftan peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubuna,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği üzerinde bırakılmasına,

4-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider/delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okundu usulen anlatıldı. 03/12/2025