MENFİ TESPİT (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... firması arasındaki ticari münasebet kapsamında ileride teslim edilecek malların bedeline mahsuben "avans" niteliğinde 8 adet çek verildiğini, bu çeklerin ... numaralı her biri 1.200.000 TL bedelli çekler olduğunu ancak davalı ...'ın bu çeklerin karşılığı olan mal teslimatını gerçekleştirmediğini, Türk Ticaret Kanunu m. 687 uyarınca, temel ilişkideki edimin ifa edilmemesi nedeniyle çeklerin "bedelsiz" kaldığını, müvekkilinin usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde iddialarını teknik olarak doğruladığını, ... nolu "..." hesabının 01.01.2025 tarihli açılış fişi itibarıyla 48.714.350,19 TL borç (B) bakiyesi verdiğini, bu kaydın müvekkilinin zaten davalı taraftan yüksek miktarda alacaklı olduğunu ve çeklerin karşılığında herhangi bir mal teslimatı gerçekleşmediğini ispatlar nitelikte olduğunu, kıymetli evrakın kural olarak temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu(soyutluk ilkesi) ancak bu ilkenin sınırlarının tarafların konumuna göre değiştiğini, senedi düzenleyen (keşideci) ile lehtar arasında soyutluk ilkesinin işlemeyeceğini, eğer lehtar edimini yerine getirmemişse keşidecinin bedelsizlik def’ini doğrudan lehtara karşı ileri sürebildiğini, üçüncü kişilere (hamillere) karşı ise senedin ciro yoluyla üçüncü bir kişiye geçmişse bedelsizlik artık bir "şahsi def'i" niteliği kazandığını ve kural olarak iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini ancak TTK m. 687/2 uyarınca hamilin senedi iktisap ederken "bilerek borçlunun zararına hareket etmişse" borçlunun şahsi def'ilerini bu kişiye karşı da ileri sürebileceğini, davalıların birlikte hareket ettiğinin ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağını, kaldı ki bir kısım çeklerin yapılan arabulculuk görüşmeleri sırasında icra takibine konulduğundan davalı üçüncü kişi olan hamilin iyiniyetinden bahsedilemeyeceğini, davalı ... Şirketi ile diğer davalı .... Şirketi'ne ait defter ve kayıtlar incelendiğinde de taraflar arasında gerçek bir ticari ilişkinin olmadığının görüleceğini, davalı lehtar ...'ın çek karşılığı belirlenen mal teslimini gerçekleştirmemekle beraber çeklerin tahsilini çekleri davalı ...'e ciro etmek suretiyle sağlamak istediğini, davalıların danışıklı dövüş içerisinde olduğunun davalılara ait defter ve kayıtlar ödeme yöntemleri ve mal teslimlerinin incelenmesiyle açıkça ortaya çıkacağını, davalı Pozitif İletişim şirketinin bedelsiz kalan çekleri üçüncü iyiniyetli hamil kavramını kullanarak tahsil etme amacı güttüğünü, dolayısıyla davalı ...şirketinin iyiniyetinden bahsedilemeyeceğini, vadesi gelen çekler (30.05.2025 - 31.12.2025 arası) için davalı ... tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ticari itibarının korunması ve telafisi imkansız zararların önlenmesi için İİK m. 72/3 uyarınca icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin elzem olduğunu, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.05.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çekin ... 18.İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosya ile, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.06.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.07.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.08.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek ile ... Bankası ... Çek Numaralı 30.09.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çekin ... 18.İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.10.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek ile ... Bankası ... Çek Numaralı 30.11.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çekin ... 19.İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosya ile ve ... Bankası ... Çek Numaralı 31.12.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çekin ... 19.İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini beyanla tüm bu nedenlerden ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle öncelikle uygun bir teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin ... Bankası ... Çek Numaralı 30.05.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.06.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.07.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.08.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.09.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.10.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 30.11.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çek, ... Bankası ... Çek Numaralı 31.12.2025 vade tarihli 1.200.000 TL bedelli çeklerin ana para ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitini, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalıların %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili...'ın 03/03/2026 havale tarihli dilekçesi ile davacı şirket yetkilisi ile davalı tarafın mahkeme dışında karşılıklı olarak sulh olduklarını, söz konusu sulh anlaşması uyarınca dava konusu taleplerden ve açılmış olan davadan feragat ettiklerini beyanla gereğinin yapılmasını talep etmiş ve sulh protokolünü dilekçe ekinde sunmuştur. Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken 732,00 TL maktu harcın peşin yatırılan 1.707,75 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 975,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.400,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/03/2026