BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Çatalca ..... Asliye Hukuk mahkemesinin ..... esas 14/11/2024 tarih ve ..... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili Çatalca ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24.07.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, ilgili sözleşmenin 3 adet karavanın yapımına ve teslimine ilişkin olduğunu, karavanların tam ve eksiksiz teslim edildiği halde sözleşme bedelinin eksik ödendiğini, bu sebeple Çatalca İcra M. ..... E. numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını iddia ederek; davalının icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başlatmış olduğu Çatalca İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı icra takibine ait ödeme emrinde alacak kalemi ve borcun dayanağının detaylı izah edilmediğini, müvekkili şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibine ilişkin ödeme emrinde borcun sebebi ve alacağın nevinin doğru şekilde belirtilmediğini, bu kapsamda müvekkiline tebliğ olan ve başkaca eki bulunmayan ödeme emri dikkate alındığında müvekkilinin borcun sebebinin ne olduğunu bilme ihtimali bulunmadığını, zira davacının dava konusu icra takibi dışında müvekkili şirket aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı icra takibini başlattığını ve yapılan itiraz neticesinde davacının feragat harcı yatırarak dosyadan feragat ettiğini, daha önce takip başlatmış ve bundan feragat etmiş olan davacının başlatmış olduğu dava konusu icra takibinde detaylı açıklama olmadığından müvekkili şirketten borcun sebebini bilmesi beklenemeyeceğinden açılmış olan takibin haksız olup davanın reddi gerektiğini, 24.07.2023 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına karşın davacının sözleşmede kararlaştırılan sürelere ve şartlara riayet etmediğini, sözleşmenin imzalanması ile birlikte toplam 14 hafta içerisinde işin biteceği ve teslimatın gerçekleştirileceği yazmasına karşın işin tamamlanmasının 1.5 yıldan fazla sürdüğünü, kaldı ki teslim edilen treylerların kararlaştırılan özelliklere haiz olmayıp teslim edilen treylerlar da hatrı sayılır eksiklikler tespit olunduğunu ve mezkur eksikliklerin müvekkili tarafından karşılandığını, işbu hususların müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarıyla ispat olunacağını savunarak; haksız ikame edilen davanın reddine, haksız takip ve dava açan davacıdan asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız davacı yana yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafından davanın Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esasında açılmış olduğu; Çatalca .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2024 tarih ..... E. .... K. Sayılı ilamı ile; "... Yukarıda yapılan açıklamalar ve atıf yapılan ilamlar uyarınca; Huzurdaki dava zayi belgesi verilmesi talebi ile açılmış mutlak ticari davadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında HMK 1. Maddesi uyarınca re'sen gözetilir, Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz, Mahkemece ilk önce görevli olup olmadığı husus incelenip karara bağlanması gerekir. Bu noktada gerek usul ekonomisi gerekse de adil yargılanma hakkını koruyucu nitelik taşıdığı kanaatiyle yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep vermemek adına dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın dosya üzerinden tensiben yapılan incelemede neticesinde 23/10/2008 tarih ve 360 sayılı HSYK kararı ile İstanbul için Bakırköy Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Eyüp ve GOP Adliyelerinin yargı alanı hariç olmak üzere Bakırköy ve Silivri Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi olarak belirlenmiş olması ve davanın ticari dava olduğu..." gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, tarafların kararı İstinaf etmemesi üzerine hükmün 24/12/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine dosyanın Mahkememize gönderildiği, davanın Mahkememizin ..... Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen 24/07/2023 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 24/07/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklı bakiye sözleşme bedeli alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında davacının edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Çatalca İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ..... Mobilya Araç Üst Yapı İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ..... Anonim Şirketi olduğu, 24/07/2023 tarihinde akdedilen sözleşmeden kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 18.373,79 EURO (694.707,67 TL)'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 23/09/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, faize ve diğer ferilerine itirazı üzerine 24/09/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Küçükyalı ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, takip dosyası, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre; TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile dava ve icra takip tarihleri itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 07/07/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.374,26 EUR alacaklı olduğu, davalının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.536,97 EUR borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin 09.07.2024 tarihi itibariyle uyumlu olduğu ancak sonrasında davalı şirket tarafından düzenlenen 22.07.2024 tarihli ..... nolu ve 22.07.2024 tarihli ..... nolu kur farkı faturalarının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı ticari defterlerin takip tarihi itibariyle uyumlu olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davacıya ait 2024 yılı BA formlarında davacının davalıdan 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen taraf ticari defterleri arasındaki farkı oluşturan kur farkı faturalarının davacı şirket tarafından bildirildiği ancak ticari defterlerinde mezkur faturaların yer almadığı, neticeten, kur farkı faturalarının davacı şirket tarafından BA/BS formlarında bildirildiği ancak ticari defterlerinde yer almadığı hususu göz önünde bulundurularak terditli olarak; davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen kur farkı faturalarının Mahkemece kabulü halinde; davacının davalıdan 1.536,97 EUR (18.374,26 EUR - 16.837,29 EUR davalı şirket tarafından düzenlenen kur farkı faturaları) alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen kur farkı faturalarının Mahkemece kabul edilmemesi halinde; davacının davalıdan 18.374,26 EUR alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmak suretiyle Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacı şirketin 2024 yılı içerisinde davalı şirket tarafından düzenlenen alış satış olmak üzere faturaların BA/BS formunda gözüktüğü ancak davacı tarafça 3 adet 603.265,34 TL bedelli alış kabul edilmediğinden BA formunda gözüken 3 adet faturaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi, ayrıca BA/BS formlarının vergi dairesine kim tarafından bildirildiği hususlarının araştırılarak mahkememize bildirilmesi istenilmiş; 15/09/2025 ve 26/09/2025 tarihli cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
10/09/2025 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazıları ve ekleri incelenmek ve taraf vekillerinin kök rapora itirazları da değerlendirilmek suretiyle ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından 02/10/2025 tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
02/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle:"... Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davacıya ait 2024 yılı BS formlarında davacının davalıya 3 adet toplamda 9.470.187,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet satışı yapmış olduğu, 2024 yılı BA formlarında davacının davalıdan 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2024 yılı BS formlarında davalının davacıya 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet satışı yapmış olduğu, 2024 yılı BA formlarında davalının davacıdan 3 adet toplamda 9.470.187,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği, davacı şirkete ait BA/BS formlarının vergi dairesine kim tarafından bildirildiği hususu ile ilgili olarak; Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 15.09.2025 tarihli bilgi yazısında “Mükellefin 2024 KDV Beyannamelerini düzenleyen ödevlinin ..... TC Kimlik numaralı ..... olduğu görülmüştür” şeklinde bilgi verildiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen kur farkı faturalarına ilişkin olarak; düzenlenen 22.07.2024 tarihli ..... nolu ve 22.07.2024 tarihli ..... nolu faturaların fatura tipinin “SATIŞ” ve E-FATURA olduğu, bu itibarla kök rapordaki kanaatin değişmemiş olduğu, kur farkı faturalarının davacı şirket tarafından BA/BS formlarında bildirildiği ancak ticari defterlerinde yer almadığı hususu göz önünde bulundurularak nihai takdir Mahkemeye ait olmak üzere terditli olarak; davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen kur farkı faturalarının Mahkemece kabulü halinde; davacının davalıdan 1.536,97 EUR (18.374,26 EUR - 16.837,29 EUR davalı şirket tarafından düzenlenen kur farkı faturaları) alacaklı olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen kur farkı faturalarının Mahkemece kabul edilmemesi halinde; davacının davalıdan 18.374,26 EUR alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyanda bulunulmamıştır.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli .... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. .... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Çatalca İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 3 adet tek taraflı genişletilebilir özellikli mobil banka treyleri tasarım ve yapımına ilişkin 24/07/2023 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi kök ve ek raporlarında; taraf şirketlerin 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 18.374,26 EUR alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.536,97 EUR borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin 09.07.2024 tarihi itibariyle uyumlu olduğu ancak sonrasında davalı şirket tarafından düzenlenen 22.07.2024 tarihli ..... nolu ve 22.07.2024 tarihli ..... nolu kur farkı faturalarının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklı ticari defterlerin takip tarihi itibariyle uyumlu olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı ve kabulünde olduğu, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davacıya ait 2024 yılı BS formlarında davacının davalıya 3 adet toplamda 9.470.187,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet satışı yapmış olduğu, 2024 yılı BA formlarında davacının davalıdan 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2024 yılı BS formlarında davalının davacıya 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet satışı yapmış olduğu, 2024 yılı BA formlarında davalının davacıdan 3 adet toplamda 9.470.187,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği hususlarının tespit edildiği, davacı şirketin muhasebecisi aracılığıyla davalı şirket tarafından düzenlenen 3 adet toplamda 603.265,34 TL (KDV Hariç) faturayı BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davacının BA formu uyarınca davalı tarafça düzenlenen 3 faturayı vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında iş bu faturaların davacı şirket kabulünde olduğu, davalı tarafça da 2024 yılı BA formlarında davalının davacıdan 3 adet toplamda 9.470.187,00 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğu, dolayısıyla bu faturalara konu mal/hizmetin davalıya verildiği hususunun kanıtlandığı, davacının davalıdan 1.536,97 EURO (18.374,26 EUR - 16.837,29 EURO davalı şirket tarafından düzenlenen kur farkı faturaları) alacaklı olduğu, 1.536,97 EURO alacağın ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının bu bedelin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle 1.536,97 EURO borcu ödediğini ispatlayamadığı anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 1.536,97 EURO alacağın varlığının ispatlandığı, borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Çatalca İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 1.536,97 EURO asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 3095 sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (kabul edilen asıl alacak miktarı olan 1.536,97 Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 3.867,50 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.085,03 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 3.473,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.691,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 3.867,50 TL peşin harç ile 3.473,54 TL icra dosyasına yatırılan peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanıp takdir olunan 301,14 TL'sinin davalıdan 3.298,86 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen bilirkişi ücreti, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.262,50 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanıp takdir olunan 774,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 99.031,93 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,
11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025