İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta, müvekkil şirket tarafından yapılan kontroller üzerine zabıt tarihinde cari olan ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği; ... tarihinde ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanakları tanzim edilmiştir. İşbu tutanaklara istinaden toplamda 20.095,46 TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, Davalı/borçlu aleyhine, yukarıda arz edilen kaçak elektrik bedeline 1.423,43 TL gecikmiş gün faizi ve 256,22 TL faizin KDV'si ilave edilerek 21.775,11 TL'nin tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmamakta olup müvekkil şirket tarafından uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkil şirketin herhangi bir tasarrufu bulunmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan kurum EPDK olduğunu, bu sebeple müvekkil şirket tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarında ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturalarında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup söz konusu borca itirazı yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğunu, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı talebimizin karşılanması gerektiğini, davalı, takibe itiraz etmekle takibin durmasına neden olduğunu, icra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olunmasının hukuki yaptırımı olduğunu, somut uyuşmazlıkta davalı önce takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, bu sebeple İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın yüzde 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiğini, Davalı/borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu icra takibi ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ...Es. sayılı icra dosyası olup yetkili Mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kaldı ki müvekkilin tebligat adresi '...' adresi olup adres itibariyle de yetkili Mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'dir. İş bu huzurdaki davaya yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri değil yetkili Mahkemelerden tarafımızca seçimlik olarak ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davaya konu ... 2.İcra Müdürlüğü'nün... Es. Sayılı icra takibi 10.03.2020 tarihinde ikame edilmiş ve 24.06.2020 tarihli haklı ve makul itirazlarımız veçhile durmuş olup 18.04.2025 tarihi itibarinde ikame edilen bu dava 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğinden evvelemirde usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesini ve içeriğini kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dilekçesiyle ve dava konusu ... 2.İcra Müdürlüğü'nün ... Es. sayılı takibiyle talep edilen tüm alacaklar yönüyle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı müvekkil tarafından, davacının haksız ve mesnetsiz iddiasının aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olup davacı taraf, müvekkile atfettiği haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davaya konu somut uyuşmazlıkta; haksız, mesnetsiz ve ispattan yoksun iddianın aksine müvekkilce kaçak elektrik enerjisini kullanılmamış olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte, davalı müvekkil tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise takibe konu yapılan kaçak elektrik tüketim bedelinin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınması gereken tüketim miktarını ve süreyi belirleyen m.42-49 hükümlerine, EPDK karar ve tarifelerine uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren somut uyuşmazlıkta bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı elektrik dağıtım şirketi elemanlarının tek taraflı olarak tanzim ettiği ve kaçak elektrik ile ilgili teknik hiçbir bilgi içermeyen 'Sözde Kayıtsız sayaçtan enerji kullanıldığı tesbiti' ile kaçak elektrik tüketimine dair tutanağa istinaden müvekkil aleyhine hukuk dışı ve Yargıtay’ın müstekar kararlarına da aykırı olarak müvekkil adına kaçak elektrik tahakkuku kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacı elektrik dağıtım şirketince tek taraflı olarak tanzim edilen 25/10/2019 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespitine dair tutanakta ' Sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildi' şeklinde derç edilmiş hususa rağmen aboneliğin bulunduğu da ayrıca gerek icra dosyasından, gerekse dava dilekçesi ekindeki belgelerden anlaşıldığını, yani davacı şirketin iddiasına göre müvekkilim hem kaçak elektrik kullanmaktadır hem de bu adına bir abonelik olduğunu, bu iki durumun aynı anda bir arada bulunamayacağı aşikar olduğunu, sonuç olarak davacı dağıtım şirketi haksız ve hukuksuz bir şekilde davalı müvekkil aleyhine kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirmiş ve bu bedeli haksız olarak tahsil etmeye tevessül ettiğini, yukarıda arz ve izah edilen hususlar muvacehesinde davalı müvekkil aleyhine ikame edilen iş bu huzurdaki dava haksız ve mesnetsiz olup usulden ve esastan reddi için iş bu dilekçenin verilmesi zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ayrıca sayın Hakimliği'nizce re'sen nazara alınacak sair hususlar muvacehesinde; Hukuksuz ve gerçek dışı iddiaların dayanak oluşturduğu haksız davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, yersiz ve mesnetsiz takip ve de davadan ötürü alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine kötü niyet icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Müzekkere cevapları, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı, fatura ve tüm dosya kapsamı.

Dava kaçak elektirik kullanımına ilişkin düzenlenen fatura alacağına itirazın iptaline ilişkindir.
... 24 Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın ticari ilişkiden kaynaklı olduğu, kaçak kullanım tespit tutanağında abone grubunun ticarethane olarak gözüktüğü gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderilerek yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılmıştı.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olayda, davacı taraf tacir ise de Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabından davalının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, yazı cevabında ekli kazanç belgesine göre VUK md. 177 uyarınca da kazancının esnaf faaliyeti kapsamında kaldığı, buna göre eldeki davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin de mümkün olmadığı, abonesiz kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, kaçak kullanım tespit tutanağında abone grubunun ticarethane yazılmasının davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, uyuşmazlık konusunun, işyerinde kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinin mutlak ve nispi ticari dava niteliği taşımayan işbu davaya bakmakla görevli olmadığı, bu durumda tüketici sıfatını da haiz olmayan davalı ile davacı arasındaki uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;

1- Uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olmakla davanın 6100 sayılı HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca usulden reddine,
2- ... 24 Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görev uyuşmazlığının çözümü ile yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine,

3- Karardan bir suretin taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinden verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, taraflarca karar istinaf edilmediği taktirde mahkememizce RESEN yetkili mahkemenin belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 09/03/2026