BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Bahçelievler/İSTANBUL .... Caddesi'nde 30.01.2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait, 2 No'lu davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın; Müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, 30.01.2025 tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ters istikametten geldiğinden "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, Karayollarında trafiğin akışı: Madde 46 – Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler:
h) (Ek: 18/10/2018-7148/19 md.) Tekyönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar. Maddesini ihlal ettiği, " ... plakalı araç sürücüsünün ise meydana gelen bu kazada KUSURSUZ olduğu anlaşıldığı, sonuçta, ... plakalı araç sürücüsünün bu trafik kazasının oluşumunda ASLİ ve TAM KUSURLU (%100) olduğunun, ... plakalı araç sürücüsünün bu trafik kazasının oluşumunda KUSURSUZ (%0) olduğunun anlaşıldığı kanaatine varıldığı, kaza neticesinde müvekkilinin .... plakalı aracının hasarlandığını, müvekkilinin aracının kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğrafları dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin aracının zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu aldığını, alınan eksper raporu da dilekçe ekinde sunduklarını, davanın yetkili mahkemede açıldığını, iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, söz konusu eylemin haksız fiilden kaynaklanan trafik kazasında zararlarının tazmini için olduğunu, iş bu davanın taraflar arasında belirsiz ve çekişmeli olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 107/f.1'de " Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerimizin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olup, bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini, bu sebeple belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davacı müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davasını) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL alacaklarını haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davasını) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik, 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sanayi Anonim Şirketi sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davayı Kabul Anlamına Gelmemekle Birlikte; mahkemede açılmış olan derdest davaya görev itirazını sunmakla birlikte söz konusu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, aksini kabul etmemekle birlikte; huzurdaki davanın, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat tahsili talebi olduğunu, davaya konu uyuşmazlıkta, davacı yan ile müvekkili şirket arasında yolcu taşıma sözleşmesi bulunmamakla birlikte, dava konusu uyuşmazlık TBK'nın haksız fiil hükümleri uyarınca değerlendirileceğini taraflar arasında ticari iş ilişkisi olmadığının açık olduğunu, görev itirazlarının kabul edilmemesi halinde davacı tarafın, davalı olarak gösterilen tüm taraflar bakımından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan iş bu davayı ikame ettiğini, bu nedenle mahkeme nezdinde görülen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmi dava olarak kabulünün gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, kusur araştırması için bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini, davacının ödeme alıp almadığı hususunun ilgili yerlerden sorulması ve mahsup yapılması gerektiğini, talep edilen tutarların gerçek dışı ve hakkaniyetten uzak olduğunu, davacının hasar bedeli ile değer kaybı bedeli hesaplanırken orjinal parça fiyatı dikkate alınarak KDV eklenerek hesap yapılması talebinin hukuka aykırı olup davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davacının avans faizi talebinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, disiplin para cezasının şartlarının oluşmadığını, davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ihbarını talep ettiklerini beyan ederek, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, HMK.m. 114 ve 115 gereğince hukuki menfaat yokluğuna dayalı dava şartı yokluğu nedeniyle başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, Disiplin Para Cezası Talebinin reddine, Zorunlu Arabuluculuk Maktu Vekalet Ücreti Talebinin reddine, davanın ... Sigorta Anonim Şirketi'ne (....) [UETS: ....] İhbarına, davanın ... Anonim Şirketi'ne (...) (... Mah. ... Sok. No: 4 B / 1 Üsküdar/İstanbul) ihbarına, yapılacak yargılama sonucunda davacı tarafından açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Mağazacılık A.ş. Sunduğu dava ve ihbara cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapması gerekirken işbu dava şartını yerine getirmemiş olduğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, sigorta şirketleri işletenin ya da şoförlerinin, kusurları ile neden oldukları olaydan dolayı doğan mali sorumluluklarının belirli limit dâhilinde kefili durumunda olduğunu, davanın kazada karışan araçların ZMMS yaptırdıkları şirketlere ihbarının gerektiğini, davacı tarafından iddia ve talepte bulunulan zarar miktarının, mali sorumluluk sigortalarında belirtilen sigorta limitleri dahilinde olup Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi uyarınca dava konusu zarar iddiasında sorumluluk her iki sigorta şirketine ait olduğunu, dava konusu kazanın davacının kusurlu ve ihmalkar davranışları neticesinde meydana geldiğini, kaza sonucunda bir zarar meydana geldiyse sorumlu olan öncelikli olarak limitleri dahilinde sigorta şirketleri olup, ancak davacının, sigorta şirketine başvuru yapmadan huzurunuzdaki davayı müvekkil şirkete yöneltildiğini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, dava konusu talebin belirlenebilir ve hesaplanabilir olduğundan huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava dilekçesi, ekleri ve delil listeleri tarafımıza tebliğ edilmemiş olup hmk uyarınca bu husustaki haklarımızı saklı tutmakla birlikte usul ve yasaya aykırı deliller ile delil listesine itirazlarını sunduklarını, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte dava konusu olayda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçe limitleri kapsamında sorumluluğun sigorta şirketlerine ait olduğunu, müvekkili şirketin gerekli tüm özen ve dikkatini göstererek talimatları vermiş olduğundan sorumlu tutulamayacağını, meydana gelen kazanın davacının kusuru neticesinde meydana gelmiş olup kaza tespit tutanağı olarak sunulan evrakın gerçeğe aykırı bir şekilde tanzim edildiğinden itiraz ettiklerini, kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin sorumluk, ondan ekonomik yarar elde eden malik ... San., A.ş.ye ait olduğunu, davacının araç değer kaybı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının hasar talebi iddialarının gerçeği yansıtmamakta olup itiraz ettiklerini, hasar miktarının fahiş olup iş bu bedele ilişkin herhangi bir ispata yarar delil bulunmadığını, davacının talep ettiği araç mahrumiyet bedeli miktarının fahiş olduğunu, iş bu bedele ilişkin herhangi bir ispata yarar delil bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak tanzim ettirdiği ekspertiz raporunda aleyhe hususların tamamına itiraz ettiklerini beyan ederek, fazlaya dair tüm yasal hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; dosya süresince yapılacak tüm elektronik tebligatların Av. ...'ın ...-...-... numaralı elektronik tebligat adresine yapılmasını, dosyada başkaca bir elektronik tebligat adresine tebligat yapılmamasına, Karayolları Trafik Kanununun 91. ve 97. Maddeleri uyarınca davacı öncelikli olarak kazaya karışan aracın sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması işbu kanunun 97. Maddesi uyarınca dava şartı iken davacı tarafından sigorta şirketine başvurulmadan huzurunuzdaki dava ikame edilmiş olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle tümden usulden reddine, Davacı tarafından ileri sürülen zarar iddiasının sigorta poliçe limitleri dahilinde olması sebebiyle huzurdaki davanın davaya karışan araçların Sigorta Şirketlerine ihbarına ve kazaya karışan araçlara ilişkin poliçe bilgilerinin celbi için müzekkere yazılmasına, Davacı dava dilekçesinde araçta tam olarak ne kadar hasar meydana geldiğini belirtmiş ve dava dilekçesine ek olarak hasar faturası sunmuş olup alacak iddiasını tam ve kesin olarak belirlemiş ve tespit etmiş olduğu şüphesizdir. Hal böyle iken huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine, Dava dilekçesinde delil olarak gösterilen belgeler, cevap dilekçesi ve delil dilekçesi ile işbu dilekçelerin ekleri müvekkil şirkete tebliğ edilmeyerek HMK 121. Ve 318. Maddeleri ihlal edildiğinden davanın tümden usulden reddine, davacının kusursuz olduğu ve aracında dava konusu kaza nedeniyle araç değer kaybı oluştuğu iddialarının kabulü mümkün olmamakla birlikte; davaya karışan araçların zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Karayolları Trafik Kanunu' nun 97. maddesi uyarınca davacının sigorta şirketine başvuru yapılması, buna binaen Karayolları Trafik Kanunu' nun 99. Maddesi uyarınca sigorta şirketinin ödeme yapmış olması gerekmekte olup davacı ancak sigorta şirketinin ödeme yapması akabinde bakiye tutar için üçüncü kişilere dava yöneltebilecektir. Bu doğrultuda davacının “talebi” olan miktar sigorta limitleri dahilinde olduğundan ve işbu limitler dahilinde sigorta şirketlerinin sorumlu olup zararı tazmin edeceğinden müvekkil şirketin de herhangi bir sorumluluğu kalmayacağı açık olduğundan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, Davalı tarafından dava konusu araç üzerinden ekonomik yarar elde edildiğinden ve aracın maliki olup sorumluluğu da ...'a ait olduğundan işbu davanın Müvekkili Şirket yönünden tümden reddine, Müvekkili Şirket tarafından araç kullanıcısına ilgili talimatlar verilmiş; gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olduğu ile araç kullanıcısı ...'a Motorlu Taşıt Kullanma Talimatı; İş Sağlığı ve Güvenliği Motorlu Araç Kullanma Talimat ve Taahhütnamesi; Araç Teslim-Tesellüm-Zimmet Tutanağı ile görüleceği üzere tüm hususlar kendisine yazılı ve sözlü olarak izah edilip açıklandığından ve ayrıca Araç Kullanım Kılavuzu, ... Motorlu Taşıt Kullanma Yönetmeliği, Trafik Sigorta Poliçesi ve sair evraklar yazılı olarak da bulunması ve incelemesi adına detaylı bir şekilde anlatılarak teslim edildiğinden Türk Borçlar Kanunu’ nun 66/2. Maddesi uyarınca müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın Müvekkili Şirket yönünden tümden reddine, Davacının kusur iddialarını hiçbir surette kabul etmediğimizi ve itiraz ettiğimizi bildirir; bu hususta kaza tespit tutanağı olduğu iddia edilen evrağın ne şekilde tanzim edildiği anlaşılamamakla birlikte söz konusu evrakta taraf açıklamaları, olay izahı ve krokisi bulunmadığından ve işbu evrak ile kusur yönünden bir tespit yapılamayacağından bilirkişi incelemesi gerçekleştirilerek davacının soyut iddialarla ikame etmiş olduğu davasının tümden reddine, Davacı, aracın değer kaybına uğradığı iddiasını, hasar bedeli talebini ve araç mahrumiyet bedelini ispatla mükellef olup söz konusu değer kaybını hiçbir surette kabul etmeyerek itiraz ettiğimizi bildirir; davacının aracına ilişkin TRAMER kaydı ile araç yetkili servislerine müzekkere yazılarak araca ilişkin daha önce kaza geçirip geçirmediği, kazanın öncesinde ve sonrasında aracın gerekli bakım ile onarımlarının yapılıp yapılmadığı, araçta herhangi bir arızanın olup olmadığı ve aracın değerini düşürecek başkaca etkenler mevcut ise tespiti ile edinilecek bilgiler neticesinde dava konusu kazayla illiyet bağı olan herhangi bir zarar ve değer kaybı olmadığı ortaya çıkacağından davacının davasının tümden reddine, Dava konusu olay ile davacının aracının değer kaybına uğradığı iddiası, hasar bedeli talebini ve araç mahrumiyet bedelinin arasında herhangi bir illiyet bağı veya bağlantı olduğunu kabul etmemekle birlikte fazlaya dair her türlü haklımız saklı kalmak kaydıyla, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşmuş olsa dahi, Türk Borçlar Kanununun 52. Maddesi uyarınca davacının kusurlu hareketleriyle zararı önlememiş, azalması ve artmaması adına gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması halinde işbu aykırılığın dikkate alınarak davacının taleplerinin tümden reddine; aksi halde hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla indirim sebebi olarak değerlendirme kapsamına alınmasına, yargılama ve vekalet ücretinin yasal faizi ile birlikte davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan değer kaybının, hasar bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 18/06/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, Davacının 30/01/2025 tarihli kaza nedeni ile maliki olduğu aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybının ve araç mahrumiyet bedeli/kazanç kaybının olup olmadığı, var ise davalı sürücünün kusurunun ve sorumluluğunun olup olmadığı, kusur oranına göre sorumlu olan miktarın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizin 02/10/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili; "Dava dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz. Davalı tarafla anlaşma ihtimalimiz bulunmamaktadır. Tahkikat aşamasına geçilmesini talep ediyoruz, HMK madde 318 gereğince delillerimizi bildirdik, davalılardan ... ile sulh olduk, buna ilişkin sulh protokolünü dosyaya sunduk, bu davalı bakımından vekalet ücreti, yargılama gideri talebimiz yoktur, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz, HMK md 124/3 uyarınca taraf değişikliğine ilişkin talepte bulunmak üzere süre talep ediyoruz, taraflar arasındaki uzun süreli kira sözleşmesine dava açıldıktan sonra vakıf olduk, bu hususta beyan dilekçesi sunacağız" şeklinde, Davalı ... vekili: "Cevap dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz. Davacı tarafla anlaşma ihtimalimiz bulunmamaktadır. Tahkikat aşamasına geçilmesini talep ediyoruz, HMK madde 318 gereğince delillerimizi bildirdik, görev ve husumet itirazımızı aynen tekrar ediyoruz, müvekkil ile ... Mağazacılık arasında uzun süreli kira sözleşmesi bulunmaktadır, müvekkil işleten konumunda değildir, bu nedenle bu dosyada bizim pasif husumetimiz bulunmamaktadır, her ne kadar davacı taraf 124/3 e dayanmış ise de biz 124/4 gereğince dava açılmasına sebebiyet vermediğimiz ve ön inceleme duruşmasının yapılmış olması gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunduğunu belirtmek isteriz, sigortadan alınan bedel ile davalı asille yapılan sulh protokolünde alınan bedelin bilirkişi incelemesi yapılacak ise dikkate alınmasını talep ediyoruz, aksi durum davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır" şeklinde, .... Mağazacılık vekili "Cevap dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz. Davacı tarafla anlaşma ihtimalimiz bulunmamaktadır. Tahkikat aşamasına geçilmesini talep ediyoruz, HMK madde 318 gereğince delillerimizi bildirdik, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle müvekkilin de sorumluluğu bulunmamaktadır" şeklinde bulunmuştur.
Aynı tarihli duruşmada davacı vekilinin talebi doğrultusunda taraf değişikliğine ilişkin beyan dilekçesini sunmak için 1 haftalık süre verilmesine, verilen süreye uyulduğunda bu hususta ara karar kurulmasına karar verilmiş,
Mahkememizin 17/11/2025 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin HMK madde 124/4 uyarınca kabul edilebilir yanılgıya dayandığı anlaşılmakla kabulüne, Davalı .... Otomotiv Ticaret ve San. A.ş.'nin UYAP üzerinden silinerek, dosya davalısı olarak ... Anonim Şirketi (Mersis no: ...)'nin eklenmesine, Davalı ... Otomotiv Ticaret ve San. A.Ş. Tarafından yatırılan karşı delil avansının iadesine, Davalı ... Otomotiv Ticaret ve San. A.Ş. Bakımından HMK madde 124 uyarınca taraf değişikliğine gidildiği ve davacının bu şirkete karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi 29/11/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; "Hukuki ve nihai karar tamamen mahkemeye ait olmak üzere; dosya kapsamında sunulmuş olan deliller üzerinden yapmış olduğumuz inceleme tespitler sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, Davalı .... ANONİM ŞİRKETİ tarafından kiralanarak işletilmekte olan ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ... dava konusu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA ASLİ TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varıldığı, Davacı .... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ adına tescil kaydı bulunan ... plaka sayılı otobüs sürücüsü ... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumuna neden olacak ATFA KABİL BİR KUSURUNUN BULUNMADIĞI görüş ve kanaatine varıldığı, ... plaka sayılı Otobüs, 30.01.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile oluşan hasarının miktarının 30.025,20 TL, değer kaybı zararının 29.869,16 TL ve araç mahrumiyet zararının 18.423,62 TL olduğu, Dosya tetkiki kaza mahalli noktanın görülerek olayın oluşumuna ilişkin olay sonrasına ait resimlerle birlikte incelenmesi ile birlikte tüm dosya içeriğindeki bilgilerin tarafları açısından irdelenmesi neticesinde anlaşıldığı, takdirin mahkemeye ait olduğu," şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 02/12/2025 tarihli, UYAP üzerinden gönderilen dilekçesi ile; davalılara karşı açmış oldukları davada tarafların 24/11/2025 tarihinde, ekte sundukları sulh anlaşmasına dayalı olarak davalı .... Anonim Şirketi yönüyle sulh olduklarını, iş bu kapsamda dosyada daha öncesinde sadece .... yönüyle sulh olunmuşken diğer davalı ... Anonim Şirketi yönüyle de sulh olunduğundan, dosya kapsamında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmesini talep etmiştir.
HMK madde 313 hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir.
HMK madde 314 hükmü; " Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " şeklindedir.
HMK madde 315 hükmü; " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukukisonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhegöre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına kararverir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanmahâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ve davalı vekili tarafından 24.11.2025 tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, sulh protokolü doğrultusunda karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve sulh protokolü doğrultusunda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olup HMK 313 uyarınca davacının davasının sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği de nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK 315 uyarınca tarafların sulh olmaları nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca Sulhun ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40 TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26 TL harcın peşin yatırılan 615,40,00 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 205,14 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolünde talep edilmediği anlaşılmakla kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tarafların sulh etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Sulh protokolü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/12/2025