DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN: ...BANKASI ANONİM ŞİRKETİ
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 04/12/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına yönelik karşı taraf/borçlu vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
İhtiyati haciz talep alacaklı vekili başvuru dilekçesinde özetle: Dilekçe ekinde suretleri yer alan Genel Kredi Sözleşmesi/sözleşmeleri uyarınca asıl borçlu ...'ya kullandırılan ticari kredilerden kaynaklanan ve hesabın kat edildiği tarih itibariyle müteselsil kefil ... yönünden alacaklarının ödenmesi için gerek kredi lehtarının gerekse karşı tarafın sözleşmelerde belirtilen adreslerine noter kanalıyla keşide olunan ihtarnamelerin usulünce tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ olunduğunu, tanınan sürede ihtarname ve hesap özetinde belirtilen borçların borçlu tarafından ödenmediğini, alacağın herhangi bir rehin ile teminat altına alınmadığını, borçlunun mallarını kaçırma çabası içinde olduklarından bahisle, kat edilmekle muaccel hale gelen ve rehinle de temin edilmeyen alacaklarının tahsilinin temini bakımından müteselsil kefil tarafların kefalet sözleşmesinde imzaladıkları kefalet limiti olan 48.486.538,62 TL tutar üzerinden taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle: Mahkemece konulan ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden banka tarafından ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla (Örnek 6) ... hakkında icra takibine girişildiğini, ipotek veren ... hakkında icra takibi borçlusu olarak takibe girişilmediğini, yapılan takipte davalı bankanın .... Noterliğinin 23.05.2024 tarih .... yevmiye numaralı hesap kat'ı ihtarnamesi davacı müvekkiller ....'ya 27.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, 8 günlük yasal süre içerisinde ....Noterliğinin 31.05.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkil tarafından hesap kat'ına borca, faize ve ferilerine kül halinde itiraz edildiğini, yasal süresi içerisinde hesap kat'ına itirazda bulunulduğunu, davalı banka tarafından usul ve yasaya aykırı takip sebebiyle ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ihtiyati haciz talep eden bankanın hesap kat'ı borcu ihtarnamesi kesinleşmediği gibi yapılan takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca takip usul hukukuna uyulmadan ve ipotek akit tablolarına sunulmadan ve de mürekkep faiz uygulayarak takip yapılmış ve bu sebeple de ...İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası açıldığını, banka tarafından rehin açığı belgesi sunulmadığını, bankanın rehin açığının olmadığını, bankanın 141.838.775,00 TL kıymet takdiri yapılan lehine ipotekli teminatı bulunduğunu, ...'nın genel kredi sözleşleri incelendiğinde toplam 135.000.000,00 TL tutarı ile sorumlu olduğunu ve verilen teminatın yeterli olduğunun açık olduğunu, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.07.2025 tarihli ... D.İş ... Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 30/07/2025 tarihli kararı ile; İİK'nın 257. Maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği gibi aynı kanunun 258. maddesinde hüküm altına alınan yaklaşık ispat kuralı da gözetildiğinde, İİK'nın 257 ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu gerekçesiyle; "1)İhtiyati haciz talep edenin, karşı(borçlu) taraftan alacaklı olduğu, alacağın muaccel(vadesi gelmiş) olup, rehinle de temin edilmediği yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığından, İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN, İİK'nın 257. Maddesi gereğince, KABULÜNE,
a) 48.486.583,62 TL alacak tutarı ile sınırlı olmak (taşkın/aşkın hacze mahal verilmemek) koşuluyla, İİK'nın 259/1. maddesi gereğince, ihtiyati haciz talep eden hacizde haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahısların bu yüzden uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK'nın 84. ve devamı maddeleri gereğince; alacak miktarı üzerinden Mahkememizce takdir olunan %15 oranına göre hesaplanan 7.272.980,00 TL teminat(HMK'nun 87. maddesi gereğince nakdi teminat veya süresiz ve kesin banka teminat mektubu) ihtiyati haciz isteyen tarafından Mahkememiz veznesine yatırılmak/sunulmak koşuluyla, müteselsil kefil borçlular ....(...)'nın menkul(taşınır) ve gayrimenkul(taşınmaz) malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince, İHTİYATEN HACZİNE," dair karar verilmiş, karara karşı tarafça itiraz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu 27/08/2025 tarihli ek karar ile; ihtiyati haczin şartları 30/07/2025 tarihli kararın gerekçe kısmında detaylıca incelenmiş olup, tekrara düşmemek adına burada yeniden kaleme alınmamakla, anılan kararda talebin kabulüne esas oluşturan şartların bulunmadığına dair, itiraz eden tarafça yeterli somut delil sunulmadığı gerekçesi ile; "1-İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze itirazının (ihtiyati haczin kaldırılması talebinin) REDDİNE," dair karar verilmiştir.
Karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: 07.08.2025 tarihli itiraz dilekçesini tekrarla, Genel Kredi Sözleşmesinde 135.000.000,00 TL ile sorumlu müvekkilin fazlasıyla teminatı var iken ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulüne, .. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.07.2025 tarihli ... D.İş ... Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati hacze itirazlarının reddine dair 27.08.2025 tarihli kararın kaldırılmasına, ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı banka üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhtiyati haciz talep alacaklı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: İhtiyati hacze konu ..., maliki bulunduğu taşınmazı, dava dışı asıl borçlu lehine 120.000.000 TL bedelle ipotek vermiş, ... Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibine başlanırken müvekkili bankanın alacağı bu rakamın altında kaldığından, ... hakkında müşterek kefaletinden ötürü işlem yapılmadığını, geçen zaman içerisinde temerrüt faizinin işlemesi üzerine hakkında konkordato mühleti de kaldırılan ... hakkında ihtiyati haciz kararı alınarak ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından takibe başlandığını, müvekkilden rehin açığı belgesi talep etmenin abestle iştigalden ibaret olduğunu, müvekkili bankanın, müşterek borçlu müşterek müteselsil kefil hakkında, ipoteğe başvurmadan dahi ilamsız takip yapabilme hakkı mahfuz olmasına karşın, hatta ipotekli takip dosyasında taşınmazların tespit edilen değerlerinden düşüm sağlanarak güncel alacak ile aradaki fark kadar takip yapma hakkı bile mevcutken, taşınmazların satışları henüz gerçekleşmediğinden, talebini daha sağlam gerekçelere dayandırarak ipotek limitinin üzerinde kalan alacak için ihtiyati haciz talep edildiğini, karşı yanın, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin bahsettiği hiçbir konunun, huzurdaki ihtiyati haciz kararıyla ilgisi bulunmadığından dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkil bankanın borçlu kefil hakkında ihtiyati haciz talep etmesi için gerekli tüm yasal koşullar mevcut olup Yerel Mahkemece tesis edilen kararın yerinde olduğunu, bu nedenlerle karşı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep, genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi lehdarına kullandırılan kredilere ilişkin alacağın tahsilini teminen müteselsil kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin kabulüne karar verilmiş, karara karşı müteselsil kefil vekilinin itirazı üzerine mahkemece duruşmalı olarak değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmiş; itirazın reddi kararına ilişkin olarak ise karşı taraf müteselsil kefil vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir.
Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir.
Dosyanın incelenmesinde; asıl borçlu/kredi lehtarı ...ile alacaklı banka arasında 30.11.2016 tarihinde 7.500.000,00 TL limitli, 03.04.2020 tarihinde 20.000.000,00 TL limitli, 08.08.2016 tarihinde 4.000.000,00 TL limitli ve 18.03.2022 tarihinde 100.000.000,00 TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin imzalandığı ve anılan sözleşmelerin hepsinde ilk sırada yer alan sözleşmeye ...'nın kredi limitleri ile paralel olarak müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı, anılan müteselsil kefilin evli olması nedeniyle tüm kredi sözleşmelerinde eşinin imzasının ve rızasının alındığı, anılan kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçluya kullandırılan ticari kredilerden 74.756.089,63 TL nakit ve 1.589.370,00 TL gayrinakit alacağın ödenmesi amacıyla asıl borçlu ...'ya ve müteselsil kefil ...'ya hesabın .... Noterliği'nin 23/05/2024 tarihli, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile kat edilerek anılan şahıslara usulünce tebliğ olunduğu ve buna rağmen tanınan 1(bir) günlük atifet süresinde borcun ödenmediği anlaşılmıştır.
Borçlu ... ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine, ihtiyati hacze itiraz eden, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmıştır. Kefaletin geçersizliğine ilişkin herhangi bir savunma bulunmamaktadır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca, .... Noterliği'nin 23/05/2024 tarihli, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile hesap kat edilerek ihtarname borçlulara tebliğ edilmiştir. Kat ihtarının tebliğ edildiğine ilişkin uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Kefil ve asıl borçlu tebliğ edilen kat ihtarına karşı .... Noterliğinin 31.05.2024 tarihli ihtarı ile itiraz etmişlerdir.
İtiraz eden kefilin, kendi kefalet limiti ile borçtan sorumlu olmaları karşısında ihtara itiraz edilmesinin TBK'nın 586. maddesine göre borcun muaccel olmasını etkilemeyeceği anlaşılmıştır. İtiraz eden borçlunun müteselsil kefil olması nedeniyle TBK'nın 585. maddesi gereğince önce borçluya başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. TBK'nın 586. maddesinde doğrudan kefile başvurulabileceği kabul edilmiştir. Müteselsil kefalette kefiller ile asıl borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmamaktadır. Kefile karşı başvuru şartlarının sağlanması koşulu ile tahsilde tekerrür olmamak üzere tek başına kefile karşı takip başlatılması mümkündür.
Kredi hesabının kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterli olup ayrıca kefillere ihtarın tebliği şartı aranmaz. Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, TBK’nın 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Kefile ihtarın tebliği ise aynı şekilde kefilin temerrütü için gerekli olup, tebliğ edilmemiş olması halinde takip tarihi itibariyle kefilin temerrüte düştüğü kabul edilir. Bankaca hesabın kat edilmesi ve borçlu ile davalıya gönderilen kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle anılan madde kapsamında kefile karşı talepte bulunulması yerindedir.
İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır.
İpotekler sadece bu ipotek miktarı kadar asıl borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel ise de, TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Başka bir deyişle, kredi sözleşmesi kapsamında ipotek verilmiş olması halinde İİK'nın 45. maddesi gereğince, kendi borcu için teminat vermeyen kefil ile ipoteği aşan kısım yönünden asıl borçlu ve kefiller hakkında iflas veya haciz yoluyla takip başlatılması mümkündür. Anılan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden müteselsil kefil olup, hesap kat ihtarının düzenlenerek asıl borçluya tebliğ olunduğu, ipoteğin asıl borç dışında kefaleti de karşılamadığı, kefalet limiti aşılmadan ihtiyati hacze karar verildiği, yapılacak tahsilde tekerrür olamayacağı ilkesinin göz önüne alınarak işlem yapılacağından, muteriz müteselsil kefil vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, muteriz müteselsil kefil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında verilen 27/08/2025 tarihli ek karara karşı muteriz müteselsil kefil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi ve İİK'nın 265/son maddeleri gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Muteriz tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.04/12/2025