GEREKÇELİ İSTİNAF

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesi gereğince dosya incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile .... Anonim Şirketi arasında 25/03/2009 tarihli ve .... yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... İlçesi, .... Mahallesi, ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmaza inşaat yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının inşaatları sözleşmeye uygun teslim ettiğini, sözleşme gereği davacıya devir edilmesi gereken .... ada .... parsel (eski ... ada .... parsel) E blok zemin +1 kat nolu bağımsız bölüm sosyal tesis nitelikli taşınmazın %50 hissenin devir ve tescil edilmediğini, bunun üzerine .... .Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında açılan tapu devri ve tescili davasının kabulle sonuçlanıp 18/10/2018 tarihinde kesinleştiğini, malik şirketin borçlarından dolayı söz konusu bağımsız bölüm üzerinde üçüncü kişilerin hacizleri bulunduğunu, sözleşme tarihi olan 25/09/2009 tarihinde sonra işlenen haciz şerhlerinin fekkedilmesi talebinin kabul edilmediğini, davalının alacaklısı bulunduğu ....İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini belirterek, davacı şirketin tapu hissesi üzerindeki diğer hissedar şirketin borçlusu bulunduğu icra dosyasına ait haciz kaydının 25/03/2009 tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; davalının alacaklısı bulunduğu ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasını da talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tescille ilgili verilen kararda tapular üzerindeki takyidatlar, yani dava devam ederken mevcut alacakların varlığı kabul edilerek üzerindeki hacizler ile birlikte tesciline karar verildiğinden davanın kabulünün mümkün olmadığını, hacizden sonra üçüncü kişi lehine tapu iptal ve tescil kararının kesinleşmesinin haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmadığını, haciz tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın borçlu şirketin mülkiyetinde bulunduğunu, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, hacizden sonra açılan tapu iptali tescil davasının hacze etkisi bulunmadığını, dava konusu taşınmazın haciz şerhi işlendiği tarihte borçluya ait olup, sonradan verilen tapu iptali ve tescil kararının haciz şerhlerinin kaldırılmasına neden olmayacağından davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının teslim tutanağı tarihi olan 20/12/2014 tarihinde mülkiyete hak kazandığı, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın ½ payının davacı adına hükmen tescil edildiği, tescil hükmü veren mahkeme tarafından tapu kaydına 27/10/2016 tarihinde ihtiyati tedbir şerhinin işlendiği, böylelikle davacının tescil harici mülkiyete hak kazanma tarihinin ve ihtiyati tedbir kararının dava konusu haciz tarihlerinden önceki tarihlere tekabül ettiğinden üçüncü kişilerin TMK.nın 1023.maddesinden yararlanamayacakları ve tapu kaydında bulunan dava konusu haciz şerhlerinin terkini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacıya ait ½ hisse üzerinde yer olan ....İcra Müdürlüğünün .... Esas ve ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında tesis edilen haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince 20/12/2014 tarihli teslim tesellüm tutanağına dayanılarak karar verildiğini, ancak söz konusu tutanağın sonradan imzalanmış olabileceği gibi davacı tarafça da delil olarak bildirilmediğinden hükme esas alınmasına muvafakatleri olmadığını, yerel mahkemenin delil listesinde belirtilmeyen bir delile dayanarak davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin tutanağı bilme imkanının olmadığını, haciz tarihinde tapuda borçlu dava dışı ....A.Ş.nin malik göründüğünü, on yıl hiçbir işlem yapılmayan, delil listesinde bildirilmeyen ve muvafakat edilmeyen tutanağın hükme esas alınamayacağını, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın üzerindeki hacizlerle birlikte davacı şirket adına tesciline karar verildiğini, hacizlerin terkin edilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir kararını bilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davalı şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, dava dışı borçlu şirketin malik görünmesi nedeniyle dava konusu hacizlerin tesis edildiğini, davalının iyiniyetli alacaklı olduğundan öncelikle davanın reddine, aksi kanaatte ise davalı şirket aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi; belirtilen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile ilgili konularla sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmaz üzerine konulan haciz şerhlerinin kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacı yüklenicinin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi üzerine edimlerini yerine getirdiğinde bağımsız bölümlerde hak kazanması halinde, bu bağımsız bölümler üzerine arsa sahiplerine ait borçlar nedeniyle, ifanın tamamlanmasından sonra konulan hacizlerin kaldırılması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay 23.HD. 2015/4368 E., 2017/2534 K.)
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket ile dava dışı ....İnşaat Yatırımları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında ....Noterliğinin 25/03/2009 tarihli ve .... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar nedeniyle %50 pay karşılığı yapıldığı, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı dosyasında dava konusu sosyal tesisin ½ hissesinin davacı şirket adına tesciline karar verildiği, verilen kararın 27/12/2018 tarihinde kesinleştiği, tapu müdürlüğünden ... ada ... parselin yeni .... ada ... parsel olduğunun bildirildiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu.... ada ... parsel ... blok, ... +1,1 nolu bağımsız bölüm sosyal tesis nitelikli taşınmazın tapu kaydına ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 27/10/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtiyati tedbir tesis edildiği, ....İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı lehine konulan hacizler bulunduğu, yine ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından konulan hacizler olduğu, davacı yüklenici ile mal sahibi şirket arasında 20/12/2014 tarihli teslim tesellüm tutanağı düzenlendiği, tapu sicil müdürlüğünce 20/11/2024 tarihli yazı cevabında inşaat sözleşmesinin tesciline rastlanmadığının bildirildiği, yerel mahkemece davacının teslim tutanağı tarihi olan 20/12/2014 tarihinde mülkiyete hak kazandığı, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza haciz şerhlerinden önce 27/10/2016 tarihinde ihtiyati tedbir şerhinin işlendiği, böylelikle davacının tescil harici mülkiyete hak kazanma tarihinin ve ihtiyati tedbir kararının dava konusu haciz tarihlerinden önceki tarihlere tekabül ettiğinden üçüncü kişilerin TMK.nın 1023.maddesinden yararlanamayacakları ve tapu kaydında bulunan dava konusu haciz şerhlerinin terkini gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne ve davacı hissesinde icra dosyalarından bulunan haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm yukarıda belirtilen nedenlerle davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Buna duruma göre; yüklenicinin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi üzerine edimlerini yerine getirdiğinde bağımsız bölümlerde hak kazanması halinde, bu bağımsız bölümler üzerine arsa sahiplerine ait borçlar nedeniyle, ifanın tamamlanmasından sonra konulan hacizlerin kaldırılması gerektiği, davalı şirkete ait hacizlerin ifanın tamamlandığını gösteren teslim tutanağı tarihi olan 20/12/2014 tarihinde mülkiyete hak kazanma tarihinin ve 27/10/2016 ihtiyati tedbir kararının dava konusu haciz tarihlerinden önceki tarihlere tekabül ettiğinden üçüncü kişilerin TMK.nın 1023.maddesinden yararlanamayacakları ve tapu kaydında bulunan dava konusu haciz şerhlerinin terkini gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmaza ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 27/10/2016 tarihinde ihtiyati tedbir şerhinin işlendiği, tapu kaydında aleniyet ilkesi gereği tedbir kararından sonra konulan hacizlerde haciz lehtarlarının iyi niyetli oldukları savunulamayacağı (Yargıtay 7 HD. 18/05/2023 tarih 2022/4471 esas 2023/2705 Karar), bu tarihten sonra konulan hacizlerin kaldırılmasına yönünden ilk derece mahkemesince kabul kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Buna karşılık, ihtiyati tedbir şerhinin işlendiği 27/10/2016 tarihinden önce ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından 06/10/2016 tarih ve ... yevmiye nolu haczin konulduğu, ihtiyati tedbir şerhi ile 3.kişilerin iyi niyetlerinin ortadan kalktığı ve TMK 1023.maddeden yararlanamayacakları, inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilmediği, ihtiyati tedbir kararından önce konulan haczin kaldırılmasının talep edilemeyeceği halde yerel mahkemece icra dosyalarından konulan tüm hacizlerin kaldırılması isabetli olmadığı gibi, dava tarihi olan 23/01/2024 tarihinden önce 05/04/2023 tarihinde .... yevmiye ile silinen ...İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasından tesis edilen 10/01/2018 tarihli ve .... yevmiye numaralı ile 23/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi de yerinde olmamıştır. Ancak bu yanlışlıkların yeniden verilecek kararla düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü gerekirken tamamının kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nun 353/1-b/2.maddesi gereğince yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2025 Tarih, ...Esas,.... Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel ... Blok, zemin+1 kat, (1) nolu bağımsız bölümde bulunan "Sosyal Tesis" nitelikli taşınmazın davacıya ait 1/2 hissesi üzerinde yer alan;
a-)....İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından tesis edilen; 02/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı, 01/11/2023 tarihli ve .... yevmiye numaralı, 04/10/2024 tarihli ve ... yevmiye numaraları haciz şerhleri ile;
b-) ....İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasından tesis edilen; 30/05/2024 tarihli ve .... yevmiye numaralı, 04/10/2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı haciz şerhlerinin KALDIRILMASINA, diğer taleplerin REDDİNE,

2-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 486,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 128,69‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan arabulucuya 3.120,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 3.120,00 TL arabuluculuk ücreti'nin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümlerine göre kabul ve red durumuna göre yarısının davacıdan, yarısının davalıdan tahsili HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Davacı tarafından yatırılan toplam 975,11 ‬TL (427,60 TL BHV, 60,80 TL VSH, 486,71 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 186,50 TL (tebliğler ve posta) yargılama giderinin kabul ve red durumuna göre 93,25.TL’sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yargılama aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,

8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,

10-Dosya içerisinde başka yer mahkemesine ait dosya aslının veya başka kurumlara ait evrak asıllarının veya taraflarca sunulan ve mahkeme kasasına alınan evrak asıllarının bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgili yerlere İADESİNE,
B)İstinaf incelemesi yönünden;

1-Davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

2-Davalı tarafından yapılan 1.683,10.TL istinaf başvurma harcına ilişkin istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-Kullanılmayan gider avansı var ise 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra mahal mahkeme yazı işleri müdürünce başvurana iadesine,

5- HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025