Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Şti.ile davacı arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden adı geçen firmaya ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine kat ihtarı çekilip... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, taraflar arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Taraflarca takip edilmediğinden dosyanın 21/10/2024 tarihli celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 150/1.-5. maddesinde işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 21/10/2024 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/1.-5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın 21/10/2024 tarihli 3.celsesinde Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan e-Duruşma uygulamasına ilişkin Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in 30 Haziran 2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Yönetmelik gereğince, 18/10/2024 tarihinde "21/10/2024 tarih 09: 45 tarihli duruşmaya e duruşma ile katılmamıza herhangi teknik bir aksaklık olması halinde ise mazeretli sayılmamıza karar verilmesini vekaleten talep ederiz." denilmek sureti ile e-duruşma talebinde bulunulduğunu, mahkemece e-duruşma taleplerinin kabul edildiğini, duruşma günü taraf vekili olarak ilgili Yönetmelik gereğince tüm hazırlıkların yapıldığını, e-duruşmaya girmek üzere hazır beklenmekte iken e-duruşmanın yapılacağı sırada duruşmaya girmek için hazırlanan bilgisayarda yaşanan ellerinde olmayan sebeplerle yaşanan teknik bir arıza sebebi ile UYAP sisteminden düşüldüğünü, teknik arıza giderilerek yeniden UYAP sistemine girilmek sureti ile bir an evvel duruşmayı takip edene kadar geçen sürede e-duruşma taleplerinde belirttikleri telefon numarası ile hiçbir şekilde taraflarıyla iletişime dahi geçilme ihtiyacı duyulmadan mahkemece alelacele duruşma yapıldığını, '' ...Davacı vekilinin e-duruşma talep dilekçesi gönderdiği, mahkememizce aynı gün e-duruşma sistemi ile duruşmalara sorunsuz bir şekilde bağlantı sağlandığı,davacı vekiline yapılan e-duruşma çağrılarına herhangi bir yanıt verilmediği görüldü..." denilmek sureti ile HMK md 150 uygulanarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, zabıtta açıkça mahkemce sorunsuz şekilde e-duruşma yapıldığı, çağrıya cevap verilmediği denildiğini, ancak bu durumun kanunun tek taraflı yorumundan başka bir şey olmadığını, mahkemenin açıkça sadece mahkeme tarafından yaşanan aksaklıkları nazara aldığını, oysa pek tabii e-duruşmanın mahkeme ile birlikte tarafların da teknik bir sistem üzerinden online bağlanarak gerçekleştirdiği bir usul olduğunu, mhkemenin iş bu yorumundan çıkan tek sonucun sadece mahkemenin yaşadığı aksaklıkların duruşmanın yapılamamasına yasal bir dayanak oluşturduğu sonucuna varılacağını ve bunun kabul edilemeyeceğini, Yönetmelikte "..(9) Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-Duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz.." denildiğini, kaldı ki e-duruşma taleplerinde herhangi teknik bir aksaklık olması halinde mazeretli sayılmalarının da talep edildiğini, ayrıca e-duruşma talep dilekçede vekil olarak cep telefonu numaralarının da ekli olduğunu, tüm bunlara rağmen mahkeme tarafından haksız bir şekilde HMK md. 150'nin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usulüsüz bir şekilde dava dosyasının işlemden kaldırıldığı yetmezmiş gibi bir de bu yöndeki mahkeme kararının taraflarına tebliğ de edilmediğini, mahkemece kendiliğinden üç aylık yenileme süresinin dosya üzerinden beklenerek kendiliğinden sona erdirilerek md.150/5 uygulandığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu sebeplerden ötürü mahkeme tarafında verilen kararın baştan sona usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kaldığı yerden edilmek üzere mahalline iadesine karar verilmesini istemiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın davalı borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilince 18.10.2024 tarihli dilekçe ile, 22.10.2024 tarihinde saat 09.45'de yapılacak duruşma için e-duruşma talebinde bulunulduğu, katılmalarına herhangi teknik bir aksaklığın engel olması halinde ise mazeretli sayılmalarına karar verilmesinin talep edildiği, bunun üzerine mahkemece 22.10.2024 tarihinde icra edilen duruşmada, davacı vekilinin e-duruşma talep dilekçesi uyarınca e-duruşma sistemine sorunsuz şekilde bağlanıldığı, davacı vekilince e-duruşma aramalarına herhangi bir yanıt verilmediği, duruşmada başkaca kimsenin fiziken hazır olmadığı belirtilerek dosyanın HMK'nın 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç ay içinde yenilenmeyen davanın da istinafa konu eldeki karar ile açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.HMK'nın 149/1 fıkrası uyarınca mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir.Hükmün son fıkrasına göre ses ve görüntü nakli yolu ile duruşma yapılmasına yönelik bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.HMK'nın anılan hükmüne istinaden 30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 17.maddesinde e-Duruşmaya katılanın yükümlülüklerine yer verilmiş olup c) fıkrasında e-Duruşmaya katılanın ''Mahkemece belirlenen gün ve saatte, e-Duruşmaya katılacağı yer ve e-Duruşma Sisteminde hazır bulunmak.'' ile yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, mahkemece duruşmada e-Duruşma sistemi ile duruşmalara sorunsuz bağlanıldığı, davacı vekiline yapılan e-Duruşma çağrılarına herhangi bir yanıt vermediği belirlmiştir. Her ne kadar davacı vekili teknik sorun bulunduğu ve bağlantının koptuğunu belirtmiş ise de, bu konuda herhangi bir somut tespitin veya teknik bir sorunun bildirilmediği görülmektedir. Davacı vekili dilekçesinde somut bir mazeret de bildirmemiştir. Bu nedenle mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve akabinde 3 aylık süre sonunda açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, dosyanın işlemden kaldırılması kararının davacıya tebliği zorunluluğu bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.12.2025