Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 10.07.2025 tarihli ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri almayarak, sistemini sürekli güncellemek suretiyle gelişen teknoloji karşısında kötüniyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine hukuka aykırı girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturmayarak, karşılaştığı usulsüz işlemde gerekli teknik önlemleri almadığını, banka müşterisi olarak kötüniyetli üçüncü kişilerin yaptığı yapmaya çalıştığı üstün koruma sağlayan 3D Secure güvenlik sistemi gibi bir güvenlik sistemini de mobil bankacılık sistemine girişte kullanmaması nedeniyle dolandırıcılık fiilinin mağduru olmasına ve onayı dışında usulsüz şekilde 6 adet çekim denemesinden onaylanan 2 çekim işlemi ile kredi kartına 50.470 TL borç yansıtılmasına davalının sebep olduğunu, davalının gerekli güvenlik önlemlerini almadığını ve kusurlu olduğunubu olay sebebiyle üzüntü yaşadığını, manen zarar gördüğün, ileri sürerek, 50.470 TL'nin olay tarihi olan 20/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 60.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; karşı tarafın Sakarya CBS ye verdiği ifadesinde bankadan gelen ve banka personeli ile dahi paylaşmaması gerektiği şifreyi dolandırıclılar ile paylaştığını ifade ettiğini, davacının husumeti kendini dolandıran şahıslara yöneltmesi gerektiğini, mobil bankacılık uygulamasına giriş için davacının belirlediği şifre ve ikinci olarak cep telefonuna gönderilen şifre ile giriş yapılması gerektiğini, davacının girişlerinin usule uygun olduğunu, telefona gönderilen şifrenin banka çalışanlarına dahi söylenmemesi gerektiği konusunda gerekli bilgilendirmenin yapıldığını ve davacının kendi insiyatifi ile bu bilgiyi dolandırıcılar ile paylaştığını, davacıya ait ... nolu kredi kartından 20/11/2023 tarihinde ... adlı işyerinden toplamda 50.470 TL tutarında harcama işlemlerinin ise internet üzerinden yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili banka tarafından yapılan incelemede dava konusu edilen işlemlerde internet işlemlerinin güvenliği konusunda kart kuruluşları tarafından geliştirilmiş güvenlik sisteminin kullanıldığını, işlem şifresinin doğru girildiğinin tespit edildiğini, işlemlerin gerçekleşmesinde müvekkili bankanın bir sorumluluğu olmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesince 25.09.2024 tarihli gerekçeli kararda; mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan mahkemenin görevsizliğine, davanın HMK'nın114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca görev yönünden usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, HMK'nın 331 md.'si uyarınca, harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili, talep dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın, 28.05.2025 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, e-tebliğ mazbatasının dosya içerisinde mevcut olduğunu, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olup mahkeme kararının kesinleştiğini, davacı tarafından kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmediğini, bu nedenle, HMK m. 20 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini istemştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen 10.07.2025 tarihli ek kararda; "...Dava, davacının mobil bankacılık uygulaması üzerinden bireysel kredi kartından çekilen bedelin iadesi ile bu işlemler dolayısıyla davacının gördüğü zararın tazminine ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.6100 Sayılı HMK' nun 20/1 maddesi " Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir." hükmünü içermektedir.Mahkememiz kararının davacı asile 28/05/2025 tarihinde, davalı vekiline 31/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tarafların süresinde Kanun Yoluna Başvurmaması üzerine, Mahkememizden verilen hükmün, 17/06/2025 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık sürenin geçmesine rağmen, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nun 20/1. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Bu ek karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen görevsizlik kararının, mahkemeye bildirdiği ve tarafına ilk tebligatların yapıldığı tebligat adresi yerine, çalıştığı kurum tarafından tek bir çalışma için alınan ve daha sonra teknik problemler nedeniyle tarafindan kullanılamayan ... tebligat adresine 28.05.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tebligat adresini kullanmadığı için yapıldığı belirtilen tebligattan haberim olmadığını, kanun yollarına başvuramadığını, bu sebeple kararın kesinleştirildiğini, ek kararın da yine hukuka aykırı şekilde ... tebligat olarak 11.07.2025 tarihinde yapıldığını, dava açılırken mahkemeye tebligat adresi olarak “...Serdivan /Sakarya” adresini bildirdiğini, bu sebeple mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararının ve davanın açılmamış sayılmasına dair ek kararın dava dilekçesinde belirttiği tebligat adresine normal tebligat olarak gönderileceğini düşündüğünü, mahkeme tarafından yapılacak tebligatların ... olarak yapılmasını gerektiren farklı bir durum olmadığı gibi, ilk tebligatların bildirdiği tebligat adresine yapıldığını bu süreçte yaşadığı diğer hukuki işlemlerinde örneği Enez Sulh Hukuk Mahkemesi, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı gibi yaptığı şikâyetten dolayı tarafına bildirmiş olduğu aynı tebligat adresine tebligat yapıldığını, bu mahkemelerin ... tebligat yapma yolunu seçmediğini, mahkemece tarafına ... tebligatı yapılmasının hukuka aykırı bir işlem olduğunu, yargılamanın başında davalı tarafın cevap dilekçesi ve duruşma günün bildirir tebligatlarının bildirdiği tebligat adresine yapılmasına ve tarafına sorunsuz şekilde ulaşmasına rağmen, mahkemece verilen görevsizlik kararı ve sonrasında verilen ek kararın hukuka aykırı şekilde... tebligat olarak yapıldığını, ancak ...tebligat adresinde problem olduğu için ... tarafından kendisine tebligat bildirimi yapılmadığını, bu nedenle tebligattan haberi olmadığını, dosyada yapılan işlemlerle ilgili tarafına hiçbir tebligat yapılmadığından, verilen bir karar olup olmadığını incelemek için tek çare olarak E devlet UYAP Vatandaş Portal üzerinden dava dosyasına baktığında haberdar olduğunu, mahkemece tebligat yapıldığı belirtilen ... tebligat adresinin, çalıştığı kurum tarafından tek bir çalışma icin alınan ve daha sonra teknik problemler nedeniyle tarafınca kullanılamayan bir adres olduğunu Sakarya ili Serdivan İlçesindeki ... şubesi ile yaptığı görüşmeler neticesinde talebi üzerine ... tebligat adresinin artık kapatıldığını ve artık kullanılamayacağının tarafına bildirildiğini, bu duruma delil olarak ... tebligat adresime girmeye çalıştığında girdiğiniz bilgiler hatalı denildiğini, buna ilişkin ekran çıktısını sunduğunu, Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar başlıklı 5.maddesinde tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar içine meslek itibariyle kendisinin girmediğini, ... Tebligat adresinin bir defaya mahsus olmak üzere çalıştığı Sakarya Üniversitesi tarafından alındığını, daha sonra hiç kullanılmadığını, bu sebeple ... tebligat sistemine girmeye çalıltığında sistemn buna izin vermediğini, bu durumu teyit etmek üzere tarafına tebligat yapıldığı belirtilen ... tebligat adresinin sorunlu olup olmadığı hususunun ...'den sorulmasını talep ettiğini, yasal mevzuat gereği, zorunlu olarak ... tebligat yapılması gerekenlere, sadece meslekleri ile ilgili hususlarda elektronik yolla tebligat zorunluluğu bulunduğunu, şahsi işlemleri ile ilgili kendilerine elektronik yolla tebligat açmış olduğu bir davaya ilişkin işlemde elektronik yolla tebligat zorunluluğu bulunmaktayken, avukatın kendi adına avukatlık sıfatını kullanmaksızın bir vatandaş kimliği ile açmış olduğu bir davaya ilişkin işlemde elektronik yolla tebligat zorunluluğu bulunmadığını, eldeki davanın mesleği ile ilgili olmadığını, özel bir hukuki mesele olduğunu, bu sebeple tarafına davanın başında yapıldığı gibi, mahkeme tarafından verilen karaların da normal tebligat yoluyla yapılması gerektiğini, ayrıca davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almayarak hesabından işlem yapıldığını, bu sebeple zarara uğradığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, davacının, davalı banka nezdinde bulunan kredi kartından davacının onayı olmaksızın yapılan harcama sebebiyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine; istinaf davanın açılmamış sayılmasına dair verilen ek karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiş; bu karara karşı, davacı tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı,cep mobil üzerinden davalı banka nezdindeki kredi kartından onayı olmaksızın harcama yapıldığını, bu duruma davalının gerekli güvenlik önlemlerini almamasının sebep olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi zararının tazmini istemiştir.Mahkemece, davacının kartının bireysel kredi kartı olduğu, davacının tüketici olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen 2024/654 Karar sayılı ve 25.09.2024 tarihli karar davacının ... adresine 28.05.2025 tarihinde, davalıya ise 31.05.2025 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca kararın istinaf edilmemesi sebebiyle 17.06.2025 tarihinde karar kesinleştirilmiştir.Davalı vekilince 30.06.2025 tarihli dilekçe ile kararın kesinleşmesine rağmen 2 haftalık sürede dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için davacı yanca talepte bulunulmadığı belirtilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi talep edilmiş, bunun üzerine mahkemece istinafa konu yukarıdaki ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı bu ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, elektronik tebligat ... adresinin bir defaya mahsus olmak üzere çalıştığı Sakarya Üniversitesi tarafından alındığını, daha sonra hiç kullanılmadığını, yargılamanın başında davalı tarafın cevap dilekçesi ve duruşma gününü bildirir tebligatlarının bildirdiği tebligat adresine yapılmasına rağmen gerekçeli kararın elektronik tebligat adresine yapılmasının hatalı olduğunu, bu sebeple karardan haberdar olamadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.7201 sayılı Tebligat Kanununun Elektronik Tebligat başlıklı madde 7/a- (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./48. md) maddesinde e-tebligat yapılması zorunlu olanlar sayılmış, bu kapsam dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere ise talepleri halinde elektronik tebligat adresi verileceği, bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.Her ne kadar davacı, elektronik tebligat adresinin çalıştığı iş yeri tarafından bir iş için açıldığını ve daha sonra kullanmadığını, mahkemece ilk başta normal adresine posta yoluyla tebligat yapıldığını ileri sürmekteyse de, davacının yargılama sırasında e-tebligat adresini hangi iş için aldığına dair somut bir açıklamada bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacının önceki tebligatların e-tebliğ yoluyla yapılmadığı yönündeki iddiasının aksine mahkemece davacıya tensip zaptı ve davalının cevap dilekçesinin de gerekçeli kararın tebliğ edildiği elektronik tebligat ( ...-...) hesabından tebliğ edildiği, davacının bu şekilde günü bildirilen duruşmaya katıldığı görülmektedir. Bu durumda davacı tarafından daha önce yapılan buiki tebligata itiraz edilmezken gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğuna dair itirazı iyiniyetli görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece gerekçeli kararın davacıya ... adresine elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmesi, bu tebliğ tarihlerine göre kararın kesinleştirilmesi ve akabinde davanın açılmamış sayılması usul ve yasaya uygun olup davacının ek karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 10.07.2025 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin 10.07.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.12.2025