İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında aynı mahkemenin 22.07.2025 karar tarihli ve 2025/1855 Değişik İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı sonrası, ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından yapılan itirazın kararda yazılı nedenlerle reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1855 D.iş sayılı dosyasına sunduğu talep dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine 05.05.2025 tarihli, Çatalca... Noterliğinin kat ihtarıyla hesabın kat edildiğini, borçlu ve kefillerin borcu ödemediğini ileri sürerek, borçluların 597.269,87 TL alacağa yeter miktarda mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haczin değerlendirildiği, 22.07.2025 tarih ve 2025/1855 - 1848 D.iş sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinin %20 teminatla kabulü ile ihtiyati haczin İstanbul .. sayılı dosyasında uygulanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile alacaklı banka arasında derdest İstanbul ... sayılı dosyanda, takip konusu borcun itfa edilmesi nedeniyle itiraz edildiğini, alacaklı banka tarafından takip öncesi Çatalca ... Noterliğinin 05.05.2025 tarihli ihtarının gönderildiğini, müvekkillerince ihtarla talep edilen bedel için 22.05.2025 tarihinde ödeme yapıldığını, ödeme ile borcun sona erdiğini, buna rağmen alacaklı banka tarafından 23.06.2025 tarihinde itiraza konu takibin başlatıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin halen devam ettiğini ve dolayısıyla taraflar arasındaki alacağın ihtilafın ve alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu, alacak nedeniyle müvekkillerin bir adet taşınmazlarına ipotek tesis edildiğini, bankanın bu ipotek rehninin çözülmesini sağlayabilecekken müvekkilleri hakkında haksız ihtiyati haciz girişiminde bulunulduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haciz kararı verilmesinden sonra, takip bakımından itirazın iptali davası açılması üzerine itirazın yapıldığı değişik dosyasında verilen kararla takibe yönelik itirazın İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/590 esas sayılı dosyası üzerinden incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince itirazın iptali dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonunda verilen 11.09.2025 tarihli ara kararla; "...Somut olayda; davacı ... Bankası A.Ş. İle davalı asıl borçlu/kredi lehdarı ... Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve ... Üyelik Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeleri diğer borçlular/ihtiyati hacze itiraz edenlerin müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, talebe konu alacağın kat ihtarı ile muaccel hale geldiği, kat ihtarının tebliğinin temerrüt açısından önem arz ettiği, borçlular/ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince ileri sürülen diğer itiraz sebeplerinin -ödeme iddiası, verilen ipoteğin sadece asıl borçlunun borçlarına yönelik mi yoksa kefillerin de borçlarını kapsayıp kapsamadığı vs. esas yargılamanın konusunu oluşturduğu ve İİK'nın 265. maddesindeki sebeplerden herhangi birini teşkil etmediği anlaşılmış, Mahkememize ait 2025/590 Esas sayılı dosyanın eki mahiyetinde olan Mahkememizin 2025/1855 D.iş numaralı 22/07/2025 tarihli ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İtiraz nedenlerinin yargılamada değerlendirilmediğini, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. madde ile sınırlı olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/7073 E., 2014/9277 K. sayılı kararında borçluların borcun sebebine yönelik itirazları ile borcun ipotekle teminat altına alındığı yönündeki itirazının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinin benimsendiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/184 E., 2018/291 K. sayılı kararı ile mahkemenin rehin iddiasını hiç incelemeden itirazı reddetmesinin usule aykırı olduğunun belirlendiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/823 E., 2020/708 K. sayılı kararında da itiraz nedenleri değerlendirilmeden, ipoteklerin kimin borcuna yönelik verildiği tespit edilip değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Alacağın ipotekle temin edildiği hususunun yok sayıldığını, oysa İİK'nın 45.maddesine göre rehinle temin edilmiş alacaklarda alacaklının öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurması gerektiğinin düzenlendiğini, kefilin kendi kefalet borcu da ipotekle teminat altına alınmışsa, artık kefil yönünden de alacağın rehinle temin edilmiş sayılacağı ve ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, kefilin verdiği ipotekle güvence verilen borçlara ilişkin kısıtlamaya yer verilmemesi halinde verilen ipoteğin sadece asıl kredi borçlusunun borcunu teminat altına almak için verildiğinin söylenemeyeceği, kefilin borcu için de teminat alındığının kabulü gerekeceğini, Müvekkillerinin ödeme iddiasının ihtiyati haczin hukuki dayanağını ortadan kaldıran temel bir savunma olduğunu, bir çok kararda ödeme nedeniyle yapılacak itirazların her aşamada incelenebileceğinden ihtiyati haciz miktarı kadar borç ödendiğinden asıl borçlu ve müteselsil kefil hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğinin belirlendiğini, asıl borçlunun borcunu temin eden ipotekli taşınmazın satışından elde edilen bedelin ihtiyati haciz miktarını aştığı ve bu ödemenin kefile de sirayet edeceğini, ödemeden kefilin de yararlanacağını, borcun itfa edilmesi nedeniyle itiraz edildiğini, müvekkillerince 05.05.2025 tarihinde Çatalca ... Noterliğinin ihtarnamesi ile borcun ödendiğinin bildirildiğini, 22.05.2025 tarihinde ödeme yapıldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Talep, İİK'nın 265/5 maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz eden borçluların yaptığı itirazın reddine dair ara kararın istinafına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, borçlu davalılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Borçlu şirket ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine, aleyhine ihtiyati haciz istenen diğer borçlular müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza atmıştır. Banka borcunun süresinde ödenmemesi üzerine, keşide edilen Çatalca ... Noterliğinin 05.05.2025 tarihli ihtarıyla 522.660,62 TL nakdi kredi ile 369.000,00 TL gayri nakdi borcun ödenmesini istemiştir. İİK'nın 257. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.Görüldüğü gibi bir borç yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle bu borcun rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Zira İİK'nın 45. maddesine göre rehinle temin edilmiş bir borcun alacaklısı öncelikle rehinle takip yoluna başvurmalıdır. Bu bakımdan borcun rehinli olup olmadığı ihtiyati haciz kararı verilirken dikkate alınması gerektiği gibi, mahkemece başlangıçta dikkate alınmayan bu hususun itirazın olarak ileri sürülmesi halinde mahkemece dikkate alınarak incelenmesi gerekir. Bu bakımdan bu borç için ipotek tesis edilip edilmediği araştırılarak ipoteğin asıl borçlunun borcu için mi yoksa kefilin borcu için mi verildiği de akit tablosundan ve sözleşmelerden değerlendirilerek, ipotek verilen bir borcun varlığı tespit edildiği takdirde lehine ipotek verilen kişi yönünden o miktarda ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği, ancak bu kişi yönünden ipoteği aşan kısım yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, lehine ipotek verilmeyen kişi hakkında ise ihtiyati haciz kararı verilebileceği dikkate alınarak işlem yapılmalıdır.Diğer yandan ödeme borcu sona erdiren bir işlem olup, itiraz edenlerin borcun tamamının ödendiği savunması bulunduğundan, ihtiyati haciz konusunda yaklaşık ispatı kapsamında borcun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira borç ödeme ile sona ermiş ise artık ihtiyati haciz yoluyla korunması gereken bir borcun varlığından söz edilemeyecektir. İİK'nın 258. maddesinde de alacaklının alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığını yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlaması gerektiği düzenlenmiş olup, borcun gerçekten ödemeyle sona ermesi hâlinde ortada ihtiyati haciz kararı verilmesi gereken bir alacaktan söz edilemeyeceğinden bu hususun da mahkemece incelenmesi gerekmektedir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair 11.09.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında itirazın yeniden karara bağlanması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-İhtiyati hacze itiraz edenlerce yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itiraz edenlere iadesine,
4-İhtiyati hacze itiraz edenlerce yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkında verilecek karrala birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.12.2025