ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Başkanın görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 02/09/2023 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkili şirketin kuracağı güneş enerjisi santrali için gerekli olan arazi geliştirme, çağrı mektubu işlemleri, tedaş proje onayı işlemleri, imar planı değişikliği, bağlantı anlaşması işlemleri olarak özetlenebilecek hizmetleri yerine getirmeyi taahhüt ettiğini ancak her ne kadar müvekkili şirket davalı şirkete karşı sözleşme kapsamında gerekli ödemeleri yaptığını ancak davalı şirket tarafından dava konusu sözleşme kapsamındaki yükümlülükler süresi içinde ve taahhüt edilen nitelikle yerine getirilmediğini, müvekkili güneş enerji santralinin kurulumunu tamamlayamadığını ve santrali işletecek olan müşteriye karşı yükümlülüklerini yerine getiremediği için yüklü miktarda cezai şarta ve maddi zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen sözleşme bedellerinin karşılığındaki hizmetlerin alınamaması nedeniyle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalı şirket tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davalı şirketin tamamlaması gereken iş ve işlemler için de üçüncü şahıslarla anlaşmak zorunda kaldığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından dava konusu sözleşme Beyoğlu 54. Noterliği'nin 19/11/2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshedildiğini ve ödenen tutarların davalı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini, müvekkili şirket dava konusu sözleşmeler uyarınca davalıya 300.900 TL, 100.000 TL ve 400.000 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin 3. kişilere devrederek mal varlığını kaçırma girişim içinde olduğunun öğrenildiğini bildirerek İİK 257. maddesi gereğince davaya ilişkin verilecek hüküm kesinleşinceye kadar davalı şirketin taşınır, taşınmaz mal varlığı ile 3. şahıslardaki mal ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... her ne kadar davacı tarafından e-fatura, sözleşme, dekont sunularak borçlunun mal kaçırma riskini önlemek amacıyla öncelikle borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep edilmiş ise de, yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında olan ... ve ... projeleri bakımından Müvekkil Şirket tarafından davalı Şirket'e "... Tesisi Projelerinin Geliştirilmesi Anlaşması" açıklamalı fatura uyarınca 07/06/2023 tarihinde 300.900 TL, 17/03/2023 tarihinde ise "Karma Proje arazi geliştirme iş avansı ödemesi" açıklamalı fatura ile 100.000 TL tutarında ödeme gerçekleştirildiğini, belirtilen ödemelere ek olarak 27/05/2024 tarihinde ise yine davalı şirkete "imar-ÇED işlemleri" açıklamasıyla 400.000 TL tutarında ödeme sağlandığını yapılan tüm ödemeler dekontlarla sabit olup cari hesaplara da işlendiğini davalı şirketin dava konusu sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi müvekkil şirketin müşterisine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirememesine sebep olduğunu, müvekkili şirketin yaşanılanlar sonucu cezai şartla ve tazminatla karşı karşıya kalmış akabinde tamamlanması gereken işlemler için üçüncü şahıslarla anlaşmak zorunda kaldığını, bu hususlar sonucunda da Beyoğlu 54. Noterliği 19/11/2024 tarihli, ... Yemviye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş ve ödenen tutarların davalı şirket tarafından tazminini talep ettiğini, rehinle teminat altına alınmamış bir borcun varlığının ve davalı şirketin edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde düşmüş olmasıyla birlikte muacceliyet şartının da sağlanmış olduğunu Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ara kararının gerekçesinde yer alan "yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği, ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden" husus bakımından ise dava dilekçesinde sunulmuş olan ve tamamı birbirlerini doğrular nitelikte olan dekontlar, faturalar, cari hesaplar ve ihtarname güncel Yargıtay kararları da göz önüne alındığında hukuka aykırılığını, İşbu uyuşmazlıkta taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin hükümleri ve davalı şirkete yapılan ödemelerin dekontları ile alacağın varlığı hususunda açık ve güçlü deliller sunulmuşken "miktarın yargılamayı gerektirmesi" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddi, alacağın tahsilinin tehlike altına girmesine sebebiyet verdiğini, ihtiyati haciz kararı için aranan şartların taraflar arasında imzalanmış sözleşmeler göz önünde bulundurulduğunda sağlandığını, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının 10/12/2025 tarihli ara kararı üzerinde yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ihtiyati haciz kararı adına gerekli olan "yaklaşık ispat" şartının alacağa ilişkin ödeme belgeleri ile taraflar arasında akdedilmiş sözleşmelerin varlığı göz önüne alındığında sağlandığı tespiti ile kararın kaldırılmasına ve öncelikle teminatsız olarak yahut aksi kanaatte takdir edilecek teminat karşılığında davalı şirketin taşınır, taşınmaz malvarlığı ile üçüncü şahıslardaki mal ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.10/03/2026
...