İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, 06/08/2017 tarihinde maliki ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın davacının eşi muris ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, olay günü davacının eşi ... ile ... plakalı motorsiklet üzerinde park halinden sağ şeride hareket ettiği esnada yandan gelen davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kendilerine çarpması sonucu işbu kazanın meydana geldiğini, kazadan hemen sonra davacının hastaneye yoğun bakıma kaldırıldığını ve 21/10/2017 tarihinde vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın yine davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak talebine karşılık cevap alınamadığını, davacının eşinin vefatı nedeniyle maddi desteğini yitirdiğini, ayrıca büyük manevi ıstırap yaşadığını beyanla, fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak kaydıyla davacı baba için 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın ise davalı malik ve sürücü ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu olayın ...'da meydana geldiğini, ayrıca ikame olunan davada asli kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, davalıya kusur izafesinin mümkün olmadığını, meydana gelen kaza neticesinde davacının eşinin vefat etmesi ile davalı eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, ayrıca kazanın oluşumuna sebep olan ... plakalı motorsiklet sürücüsü davacı ...'ın manevi zarara uğradığının kabulünün mümkün olmadığını, zira kusurlu tarafın kendisi olduğunu, davacının iddialarının haksız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Sigorta AŞ vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, dava açılmadan önce sigortacıya başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediğinden başvurunun öncelikle usulden reddi gerektiğini, davalı şirket tarafından süresi içinde davacı tarafa yazılı cevap verilmiş olup, tazminat incelemesinin taamlanabilmesi için eksik evrakların gönderilmesinin talep edildiğini, ancak davacı tarafın davalı şirkete eksik evrak göndermeden huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalı şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda kaza tarihi itibariyle kişi başına 330.000 TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğunu, müteveffa için düzenlenen adli ölü muayene ve otopsi tutanağında doktorlar tarafından müteveffanın ölümü ile trafik kazası arasınca illiyet bağının kurulmadığını, sigorta şirketleri sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, ayrıca davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacının desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacıların SGK'dan gelir veya aylık alıp almadıklarının da tespiti gerektiğini beyanla, KTK madde 97'ye uygun bir şekilde başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müterafik kusurun değerlendirilmesine ve tazminattan indirim yapılmasına, tazminattan kusur indirimi yapılmasına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili vermiş olduğu 02/07/2021 tarihli dilekçesi ile, davacı için maddi tazminat taleplerini ıslah ederek 82.407,75 TLnin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline manevi tazminat talepleri olan 50.000 TLnin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 15/12/2021 tarihli, ... Esas, ...sayılı kararı Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2025 tarihli, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile bozulmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı anlaşıldı.
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olduğu anlaşıldı.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan 18/11/2025 tarihli raporunda; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın %25 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle rapor hazırlanmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, kaza tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk poliçe örneği, ifade tutanağı, sigorta başvuru dilekçesi, hastane kayıtları, tedavi evrakları, epikriz raporlar, ekonomik sosyal durum araştırması, SGK kaydı, ölüm belgesi, ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp olunmuştur.
...1.Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulunun ... karar sayılı raporunda; kişinin ölümünün ekstremite kırıklarına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunu, kişinin 06/08/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 21/10/2017 tarihinde ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunu, ancak yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan AİDS hastalığının da etkisi ve katkısının bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce dosya adli tıp kurumuna gönderilmiş olup, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Üst Kurulu tarafından tanzim olunan ... karar sayılı raporunda; kişinin ölümünün ekstremite kırıklarına bağlı gelişen komlikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunu, kişinin 06/08/2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile 21/10/2017 tarihinde ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan AİDS hasatlığının da etkisi ve katkısı olduğunu, ancak kaza ile ölüm arasında illiyeti kesmeyeceğini belirtmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29/01/2021 tarihli raporunda ise, Sürücü ... idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki cadde sınıfı yoldaki kavşak mahalline asgari hızla tedbirli bir şekilde yaklaşması ve ters yön bölümünde park halinden harekete geçmek sureti ile istikametine ayrılan yol bölümüne katılmak üzere doğrultu değiştiren araca karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olmakla olayda tali kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın idaresindeki motosiklet ile park halinden harekete geçerek karşı yön bölümüne girmek üzere doğrultu değiştirmeden evvel sağ gerisinden gelen araçların hız ve mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını yaklaşmakta olan otomobile bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeksizin kontrolsüz bir şekilde ve kısa mesafeden otomobilin istikametini kapatarak sebebiyet verdiği olayda %75 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya rapor tanzimi için bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi Aktüeryal Uzmanı ... tarafından tanzim olunan 23/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; 06/08/2017 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında davacıya ilişkin tazminat tutarının, karşı taraf kusur oranı %25 olarak takdir edilecekse müteveffanın olay tarihinden vefat tarihine kadar geçen süre için hak edilmiş geçici iş göremezlik tutarının 889,24 TL olduğunu, davacının işlemiş dönem tazminatının 10.974,26 TL, pasif dönem tazminatının 71.433,49 TL olmak üzere toplam 82.407,75 TL olduğunu, karşı tarafın kusur oranı %100 olarak takdir edilecekse müteveffanın olay tarihinden vefat tarihine kadar geçen süre için hak edilmiş geçici iş göremezlik tutarının 3.556,95 TL, işlemiş dönem tazminatının 43.897,03 TL, pasif dönem tazminatı 285.733,95 TL olmak üzere toplam 329.630,98 TL olduğunu, poliçe limiti yönünden olay tarihini kapsayan sigorta poliçesindeki sakatlanma ve ölüm için kişi başına limitinin 330.000 TL olması nedeniyle davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği toplam tazminat bedelinin poliçe dahilinde olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiştir.
Davalılardan sigorta şirketinin adresinin mahkememiz yetki çevresinde olması ve davanın davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği anlaşılmakla yetki itirazın yerinde olmadığı, sigorta şirketine zarar nedeniyle başvuru yapılması nedeniyle dava şartının yerine getirilmiş olduğu anlaşılmak esasa girilmiştir.
Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları, tanzim olunan adli tıp raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 06.08.2017 günü, saat 21: 05 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği sırada idaresindeki aracın sol ön kısımları ile, anılan cadde üzerinde seyrine göre sol tarafta park halinden harekete geçmek sureti ile sağ şeride geçmek isteyen davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin sağ yan kısımlarına çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan ...'ın ölümüne konu olay meydana geldiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının eşinin kaza nedeniyle vefatı üzerine davacının maddi ve manevi zararının kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ... ve aracın sigortacısı davalı sigorta şirketinden tahsili noktasında toplandığı, davacı eş tarafından davalı sigorta şirketine 15/03/2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davalı sigorta şirketinin 27/03/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, SGK kayıtlarına göre de davacıya kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda kusura ilişkin dosya kapsamında yer alan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya... Üniversitesi öğretim üyesi üç kişiden oluşan bilirkişiler kuruluna tevdi edilerek düzenlenen 28/11/2025 Tarihli kurul raporuna göre davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yerleşim yeri içerisindeki cadde sınıfı yoldaki kavşak mahalline asgari hızla tedbirli bir şekilde yaklaşması ve ters yön bölümünde park halinden harekete geçmek sureti ile kendi istikametine ayrılan yol bölümüne katılmak üzere doğrultu değiştiren motorsiklete karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olmakla olayda, 2918 sayılı KTK Md.52/1; "Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, hızlarını azaltmak,….zorundadırlar" şeklindeki kuralını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu. Buna karşın davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile aynı olayla ilgili olarak ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nın... Esas sayılı ceza davasının kesinleşen gerekçeli kararında da yer aldığı üzere, yönetimindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatması olmayan iki yönlü yolda, kurallara aykırı olarak yolun solunda, ters yönlü park halinde bulunduğu yerden, sağ tarafındaki görüşünü kapatan yüksek araç önünden, sağ şeride doğru çapraz vaziyette kontrolsüzce doğrultu değiştirerek karşı yöne geçişi sırasında, sağ şerit üzerinden, sağ geriden seyirle gelen yakın mesafedeki otomobil sürücüsünün önünü aniden kapatmasıyla kazaya sebep olduğu, halbuki, karşı yön bölümüne girmek üzere doğrultu değiştirmeden evvel sağ gerisinden gelen araçların hız ve mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını yaklaşmakta olan otomobile bırakması gerektiği, ancak bahsedilen bu hususlara riayet etmeksizin kontrolsüz bir şekilde ve kısa mesafeden otomobilin istikametini kapatarak sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile 2918 sayılı KTK Md.46- "Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler:,..b) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, zorundadırlar", Md.56/1;"a) Şerit izleme: 1. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, 2. Kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, yasaktır." şeklindeki kurallarını ihlal ettiği gibi aynı kanunda yer alan asli kusur hallerinde olan Md.84-"f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma," hali uyarınca asli kusurlu olarak, kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, kusura ilişkin iş bu rapora mahkememizce de itibar edilerek daha önce Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre, müteveffanın olay tarihinden vefat tarihine kadar geçen süre için hak edilmiş geçici iş göremezlik tazminatının 889,24 TL, davacının işlemiş dönem tazminatının 10.974,26 TL ve pasif dönem tazminatının 71.433,49 TL olup toplam 82.407,75 TL olduğu, hesaplanan tazminat tutarının sigorta poliçesi limiti içerisinde ve sigorta poliçesi dahilinde olduğu, davacının dava dilekçesinde 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiği, İstinaf kaldırma kararından önce ıslah dilekçesinde ise davasını 82.407,75 TL ıslah etmiş ise de, ıslahın sadece davalı ... Sigorta AŞ yönünden yapıldığı, bu doğrultuda davalı ...'nın tazminatın 5.000 TLsinden sorumlu olduğu, ayrıca söz konusu kazada davacının kusur oranının %75 olduğu ve davalı ...'nın %25 oranında tali kusurlu olduğu, her ne kadar desteğin hastalığı illiyet bağını kesmese de ölüm üzerinde etkisi olması nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, bu nedenle hesaplanan tazminat tutarından %20 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile davacının talep edebileceği tutar 65.926,02 TL olarak hesaplanmakla, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, (%20 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile) 65.926,02 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 5.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 27/03/2018 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 06/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat davası yönünden ise, meydana gelen zararın ağırlığı, davacının eşini kaybetmesi, meydana gelen olayda taraflara ait kusur durumu, zararın ağırlığı, manevi tazminatın yapısı, manevi tazminatın niteliği gereği zenginleşme aracı olarak öngörülmemekle birlikte, davacıdaki manevi üzüntünün giderilmesini karşılayacak nitelikte de olması dikkate alındığında, 15.000 TL manevi tazminatın davalı sürücüden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile (%20 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile) 65.926,02 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 5.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 27/03/2018 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 06/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,davalı sigorta şirketinin 330.000 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere)
2-Manevi tazminat talebi yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.503,41 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 467,86 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.035,55 TL harcın davalılardan (3.751,06 TL'sinin ... Sigorta A.Ş.'den, 284,49 TL'sinin ... 'dan) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan ( 41.827,68 TL'sinin ... Sigorta A.Ş.'den, 3.172,32 TL'sinin ... 'dan) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 16.481,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan; 187,86 TL Peşin/nisbi Harcı, 280,00 TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 467,86 TL harcın davalılardan ( 434,88 TL'sinin ... Sigorta A.Ş.'den, 32,98 TL'sinin ... 'dan) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 21.900,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.498,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.398,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 14.300,58 TL lik kısmının davalılardan (10.972,00 TL'sinin ... Sigorta A.Ş.'den, 3.328,58 TL'sinin ... 'dan) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından yapılan 400,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 339,58 TL'lik kısmının davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10,00 TL'sinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025