Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR NO: 2025/803
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av.......

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirketin 18/11/2024 tarihli teklif, 19/11/2024 tarihli teklif onayı ile birlikte ...... çevre yolu işinde kullanılacak hücresel dolgu sisteminin uygulanması işi hususunda anlaştıklarını, işbu anlaşma doğrultusunda davalı şirketin 250.000,00 TL avans ödemesini müvekkilinin kızı ...’un ...... IBAN numaralı hesabına yaptığını, davacı müvekkilinin anlaşma kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla 20/11/2024 tarihinde kendi ekibini kurarak 3. kişi ... (TC:......) ile alt yüklenici sözleşmesi yaptığını, davacı müvekkilinin yapılan anlaşma doğrultusundaki tüm sorumluluklarını tam ve eksiksiz bir şekilde kendi ekibiyle birlikte yerine getirdiğini, işi tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, bu konuda şirket sorumlusu ... ile davacı müvekkili arasında iş teslim tutanağı tanzim edildiğini, her ne kadar müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olsada müvekkilinin devamlı oyalanarak yapmış olduğu iş dolayısıyla alması gereken bakiye ücret alacağını alamadığını, işbu konu hakkında taraflarınca .... Noterliği’nin 14/01/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile her nekadar alacak talebinde bulunmuş olsalar da davalı tarafın gerçeğe aykırı iddialar ile taleplerini reddettiğini, davalı tarafın ihtarnameye cevabi yazısında reddetme gerekçesi olarak; somut gerçeklikten uzak olacak şekilde işin müvekkili tarafından yapılmaması sebebiyle sözleşmeden döndüklerini ve işin 3. Kişilere yaptırıldığını beyan ettiklerini, davalı şirketin işbu beyanları mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, bilirkişi raporundan sonra artırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kısmi dava olmak şartı ile şimdilik 200.000,00 TL alacağın, ticari işlerde uyugulanan reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri, ihtarname giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın dosyaya sunduğu iş teslim tutanağının gerçek dışı olduğunu, bu tutanağın sahte imza ile düzenlendiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, bu nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür.

Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava;
1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri,
2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,
a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları,
b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde,
c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun;
-Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde,
-Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde,
-Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde,
-Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde,
-Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde,
-Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde,
-Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde,
d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının TİCARİ DAVA ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir.
Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir.
Somut olaya gelince; Davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.
Davacı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, işbu sözleşme hükümleri TTK'da düzenlenmeyip, genel hükümlere tabi olması nedeni ile uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.
Somut olayda, uyuşmazlığın bir tarafını oluşturan davacının UYAP entegrasyon raporları ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı uyarınca yapılan sorgusunda vergi kaydının bulunmadığı, potansiyel mükellef olarak göründüğü, bu haliyle esnaf veya tacir olmadığı, işin ticari nitelikte olmadığı, bu haliyle TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
...... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,

Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ...... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,

Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, davalı Vekili Av. ......'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ......Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025