İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasında dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda,
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 06.01.2023 tarihinde davacı ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile emniyet kayıtlarına göre sigortası bulunmayan sürücü...'nin sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, davacı ...bahsi geçen bu trafik kazasında yaralandığını, davacı hakkında ...ıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, davacı hakkında geçici iş göremezlik süresi, kalıcı iş görmezlik oranı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespitinin yapıldığını, davacının maluliyet oranı işbu tetkiklerde sonucunun belli olduğunu, davacının işbu dava konusu trafik kazasının ve oluşan bedeni zararının meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, işbu dava dilekçesi ekinde sunduğunu, kaza tespit tutanağı incelendiğinde ve Mahkemenizce kusur incelemesi yapıldığında görülecektir ki, davacının iş bu kazanın meydana gelmesinde atfı kabil bir kusuru söz konusu olmadığını, davalı araç sürücüsü bu kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, söz konusu kazada sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç ile davacı ...'ın yaralanmasına yol açıldığı aşikar olduğunu, dolayısıyla aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından Güvence Hesabı ve aracın sürücüsü ...; araç sürücüsü davalının kusurlu davranışı sonucu meydana gelen kaza nedeni ile doğan zararın tümünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, adli yardım taleplerinin bulunduğunu, belirsiz alacak davasının kabulü ile dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00.TL maddi tazminatın (500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL hastane ile yol masrafları olarak) kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesini, 320.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, göstermiş olunan sürücü ve işletenden tahsil ederek davacı tarafa ödenmesini, kazada kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ...ile aracın işleteni ... zararlar için müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sebeple aracın işleteninin olan ...'nin ihbar edilmesini talep ettiğini, davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin konu kısmı ile sonuç ve istek kısmındaki taleplerin uyuşmadığını, bununla birlikte sonuç ve istek kısmında hastane ve yol gideri talepleri ayrıştırılmadan tek tutar olarak talep edildiğini, davacı tarafın talebi çelişki doğurmakta olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, aksi halde davacıya taleplerini açıklanması için süre verilmesini, açıklama dilekçesinin sunulmaması halinde davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, bu hususa ilişkin sair itiraz haklarının saklı tutulduğunu, davacı tarafın talepleri belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davalı kuruma eksik veya geçersiz evrak ile müracaat yapıldığı tespit edildiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, motorlu bisikletten kaynaklanan zararlar teminat dışı olup husumet itirazlarının bulunduğunu, davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın yasaya aykırı ve tek taraflı temin ettiği raporun hükme esas teşkil etmemesini talep ettiğini, davacı tarafın davalı kuruma sunmuş olduğu maluliyet raporlarında belirtilen oran, süre ve tutarların fahiş olduğunu, maluliyet tespitinin trafik sigortası genel şartları ile yönetmelik hükümlerine uygun yapılmasını ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aktüer raporunun sicile kayıtlı aktüer bilirkişisi tarafından trh yaşam tablosu kullanılarak düzenlenmesini talep ettiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve hastane ve yol gideri talebinin teminat harici olması nedeniyle davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, hesaplamaya esas gelirin agi hariç net asgari ücret olarak kabul edilmesini talep ettiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasının gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasının gerektiğini, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası incelenerek uzlaşmaya varılıp varılmadığının irdelenmesini, davacı tarafın faiz taleplerinin reddini aksi halde dahi davalı şirketin yasal faizden sorumlu tutulmasını talep ettiğini, usule ilişkin itirazların kabulünü, tüm taleplerin reddini, aksi halde dahi, kusur, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, davalı kurumun geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, hastane ve yol gideri talebine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığından talebin her durumda reddine karar verilmesini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporu, Hasar dosyası, Kaza tespit tutanağı, Hastane kayıtları, Sağlık raporları, Sgk kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
Adli trafik bilirkişisi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;...plakalı motorlu bisikletin (iki tekerlekli) ...marka olup, silindir hacminin 49 olduğunun, ... plakalı motosikletin (iki tekerlekli)... marka olup, silindir hacminin 249 olduğunun, ...plakalı motorlu bisiklet sürücüsü ...’nin %100 oranında asli derecede etkili olduğunun, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’ın kusur ve etkisinin olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafından davalı aleyhine açılan trafik kazası neticesinde uğranılan maluliyet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir.
Davacı taraf kazaya sebebiyet veren motosikletin ZMM sigortası yapılmadığınında sorumluluğun davalı güvence hesabında olduğunu iddia etmiş davalı Güvence hesabı da motosikletin 50 cc altında motor silind,ir hacmi bulunması nedeniyle zorunlu maluliyet sigortası yapılamasına ihtiyaç duyulmadığını iddia etmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi (1) bendinde, "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller içerisinde sayılmıştır.
Yine Sigortacılık Kanununun 14. maddesinde, davalı Güvence Hesabının sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu ve 10.07.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21.12.1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak sınırlı şekilde belirlenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. Maddesinde; “Motosiklet: (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir.
Bisiklet: (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer.
Motorlu bisiklet (Moped): (Değişik: 12.07.2013-6495/13 md.) Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz." olarak tanımlanmıştır.
KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı Güvence Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6/1). 4721 sayılı Kanun’un bu hükmü 6100 sayılı Kanun’un 190. maddesinin birinci fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilmiştir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilememiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK m. 191/1). İspat yükü kendisine düşen taraf bir vakıayı ispat ettikten sonra, artık ispat yükü aksini iddia eden karşı tarafa geçer. Bunun üzerine karşı tarafın o olgunun doğru olmadığını veya başka bir olgu nedeniyle hükümsüz kaldığını ispat etmesi gerekir.
Somut olayda; davanın ... plakalı motorlu bisiklet ile ... plakalı motosikletin çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Olaya ilişkin kaza tespit tutanağının düzenlendiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalıya ait ...plakalı motorlu bisikletin %100 oranında kusurlu olduğu ve silindir hacminin 49 cc olduğunun tespit edildiği, rapora davacı tarafça itiraz edilmeyerek kesinleştiği,kazaya karışan davalının sevk ve idaresindeki aracın kanun kapsamında motorlu araç olmadığı, bu nedenle davalı Güvence Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı kanaatine varıldığından, davacı tarafından davalı tarafa yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. (Benzer Adana BAM 9 HD 2022/1069 Esas- 2024/416 Karar, Gaziantep BAM 17 HD 2021/2139 Esas-2023/1022 Karar)
1-Davacı tarafından davalı tarafa yönelik olarak açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Başlangıçta alınması gerekli 615,40 TL başvuru harcı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.347,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya tarafa verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/03/2026