Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 13.03.2014 günü ------ Caddesi ile ----- Caddesinin kesişme noktasından karşıya geçmek istediği sırada davalının kullandığı --- plakalı ----- Otobüsünün sağ ön kısmının davacıya çarparak aracın altına aldığı ve sağ ön tekerleği davacının iki ayağının üstünden geçtiğini, ayaklarının çamurlukla tekerlek arasına sıkıştığı ve otobüsün davacıyı üç dört metre sürükledikten sonra durduğunu, çevreden yetişenlerin davacı otobüsün altından çıkarttıklarıak gelen ambulansla ------ Devlet Hastanesine kaldırıldığını, hastanede bir gün kalan davacının, ameliyatının sıraya girerek gecikmeli yapılacağının anlaşılması üzerine, ------ Hastanesine kaldırıldığını ve ayağındaki kırık kemikler, plak kilidi ve kilitsiz vidalarla tesbit edilmek suretiyle burada ameliyat edildiğini, davalının kusuru yüzünden davacı zararın yazılı resmi somut belgelerle açık olması sebebi ile davalılara karşı hukuka aykırı fiili sebebiyle davacının kişilik hakkı kavramı dairesindeki vücut bütünlüğüne, ruh bütünlüğüne ve sağlığına zarar verilerek, çalışamaz hale geldiğinden ekonomik faaliyet, özgürlüğü kısıtlanmasına sebebiyet veren ---- plakalı halk otobüsünün şöförü davalı ve sahibi olan tüzel kişilerden zararlarımızın tahsili için davalılar aleyhine ----.Asliye Hukuk Mahkemesi -----sayılı dosya ile davalılardan 10.000,00 TL Maddi ve 10.000,00 TL Manevi tazminat davasını ikame edildiğini, sürücünün ---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- karar sayılı kararı ile asli kusurlu olduğu, tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu müvekkilin yaşamsal tehlike ve kemik kırıkları oluşturacak nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile adli para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiğide sabit olduğundan bu yaralanma nedeniyle davacının yaşadığı acı ve ızdırap nedeniyle 10.000,00 TL manevi 10.000.TL maddi tazminata hükmettiğini, bakiye rapora göre 53.713 TL'den kalan alacağı 4 Eylül 2020 Tarihinde Davalı ----- başvuru yaptıklarını, bu güne kadar ödeme yapmamış olması sebebi ile ek doğmuş tazminat alacağımızın kaza tarihinden itibaren faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili ---- Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ---- plakalı araç müvekkili şirket tarafından ----- nolu ----- no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını,
Nitekim müvekkili şirketçe, ---- İcra Müdürlüğü -----. Sayılı dosyada yer alan 10.000 TL maddi tazminat ve ferilerinin ödendiğini, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkili şirketin sorumluluğunun Taşımacılık Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini beyanla; soruşturma, kovuşturma ve emniyet ifade tutanaklarıyla kazaya ilişkin tüm belgeler toplanarak, kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun tespitine, ayrıca müterafik kusur nedeniyle uygun oranda indirim yapılmasına; yalnız kaza ile illiyeti bulunan fiziki ve sürekli maluliyet oranının tespiti için kazazede Adli Tıp'a sevkedilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi nezdinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, Maluliyet kesinleşmediğinden ve KTK md.97 gereği tüm belgelerle başvuru yapılmadığından faiz taleplerinin reddine; Davacının SGK Hizmet dökümünün celbine; resmi kayıtların aksinin ancak menfi tespit davasıyla iddia edilebileceği gözetildiğinde davacı yana hizmet tespiti davası açmak üzere süre verilmesine; aksi halde hesaplamada iddia edilen gelir yerine SGK Hizmet dökümünün; bulunmuyor ise asgari ücretin dikkate alınmasına; Dava konusu olay iş kazası teşkil ediyor ise 5510 sayılı kanun ve TBK md.55 gereği davacıya bağlanacak gelirin peşin sermaye değerinin ve diğer rücuya tabi ödemelerin Sosyal Güvenlik Kurumundan sorularak tazminattan indirilmesine, Aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasına, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------ plakalı halk otobüsünde seyir halindeyken davacının aniden karşısına çıkmasıyla 13.03.2014 tarihinde trafik kazası gerçekleştiğini, kaza sonrasındaki süreçte müvekkilinin üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmiş olup davacının hastane ve tedavi sürecini yakından takip etmiş, gerekli masrafların müvekkili tarafından ödendiğini, Davacı taraf ceza yargılaması sonrasında ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas Sayılı dava dosyasında maddi, manevi tazminat talebinde bulunduğunu, neticesinde ise ------ İcra Müdürlüğü ------. Sayılı dosyada yer alan tazminat talepleri ve ferileri müvekkilce ödendiğini, müvekkilinin bu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla; Davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin Reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan kalıcı maluliyetinin bakiye kısmının tazmini için açılan maddi tazminat davasıdır.-----. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2022 tarih, ---- Esas ve ----karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiş olup, mahkememizin ------- Esas sayılı esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 19.12.2023 Tarih, ---- Esas ve ---- karar sayılı ilamı, ------ Bölge Adliye Mahkemesinin, 18.12.2025 Tarih,---- Esas ve ----- karar sayılı ilamı ile bozularak yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.

Dava konusu kaza ile ilgili; ----. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, ceza yargılaması sonucu alınan bilirkişi raporu ile Davalı ---- asli ve tam kusurlu olduğu davacı ------ atfı kabil kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. ---- Asliye Hukuk Mahkeme----- Sayılı ilamı ile dava konusu kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı ----- aleyhine dava açtığı, diğer davalı ---- ise o davada ihbar olunun konumunda bulunduğu, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tip Kurumu ---- İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, 29.05.2017 gün ------ savılı ATK raporunda "davacının çalışma gücünde % 16 oranında eksilme meydana geldiği; olay sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin" mütalaa edildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince yeniden kusur raporu alınmadığı, -----. Asliye Ceza Mahkemesince alınan raporun esas alındığı ve davacının geçici iş göremezlik zararının 4.703,44 TL olduğu, kalıcı maluliyet zararının ise 53.713,28 TL olduğunun belirlendiği, ıslah harcının tamamlanmaması sebebiyle 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat yönünden davanın kabul edildiği, mahkeme kararının ---- BAM ---- HD.-----Sayılı ilamı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkememizde de ıslah harcının yatırılamaması sebebiyle aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan bakiye tazminatının tahsilini hem davalı ----- hem de davalı sigortadan tahsilini talep etmektedir. -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup usul ekonomisi gereğince ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ------. Sayılı dosyasında alınan maluliyet tespiti raporu ile aktüer bilirkişi raporu ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporu taraflara tebliği edilmiş olup yeniden rapor alınmamıştır. Davacının 13/03/2014 tarihli kaza sebebiyle malul kaldığı, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı dosya kapsamı ve --- BAM -----. HD. -------Sayılı ile sabit hale gelmiştir. Davacının aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminatlarından davalıların KTK 88 vd. Maddelerine göre müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş olup kabulüne karar verilen tazminata davalı ------ yönünden haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden, davalı sigorta yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.

1-Davanın KABULÜ ile, bakiye 43.700,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen tazminata davalı ------ yönünden kaza tarihi olan 13/03/2014 tarihinden itibaren, davalı -------. (bakiye poliçe teminat limiti olan 258.000 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) yönünden ise temerrüt tarihi olan 17/09/2020 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,

2-Karar harcı 2.985,14 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 149,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.835,88 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 149,26 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 229,96 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

4-Davacı tarafından yapılan 340,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, yargılama giderinin davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 43.700,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.