İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı şirket ve müvekkil arasında sözlü yapılan sözleşme gereğince, araç tamir ve bakımına yönelik mal ve hizmet alımına ilişkin 26.11.2024 Tarihli ... nolu ekte sunulan fatura düzenlenmiştir. Davalı şirket tarafından faturanın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Aliağa İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile ilmasız icra takibi başlatılmıştır. Davalı şirket tarafından Aliağa İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yetki itirazında bulunulmuştur. Yetki itirazının kabulüyle dosya yetkili Dikili İcra Müdürlüğüne gönderilmiştir. Dikili İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalı şirkete 18.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı şirket tarafından alacağımız likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak 21.03.2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafından müvekkil ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmemiş olup icra dosyasına konu edilen alacağımız likit ve muayyendir. Müvekkil ile davalı arasında mevcut ticari ilişkin sonucu mal ve hizmet alım satımı yapılmış olup bunlara istinaden ekte de sunulan 26.11.2024 tarihli... numaralı fatura düzenlenmiştir. Faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. TTK m.21 e göre 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen fatura kesinleşmiş olup içeriğinin kabul edildiği anlamı taşır. Buna göre yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil etmektedir. Dikili İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyaya itiraz etmiş olup alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu 67.Maddesinin 2.Fıkrası: “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” şeklindedir. İşbu hükme göre haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasına yapılan itirazın ispatlanması durumunda hükmolunan meblağın %20 sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerimiz için huzurda görülecek olan dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna dava şartı olduğundan başvurulmuştur. Taraflar arasında 09.04.2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir. İzah edilen sebeplerle davalının borçlu bulunduğu sabit olduğundan davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek zaruri hale gelmiştir.
Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; davalı tarafından Dikili İcra Müdürlüğü ... Esaslı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafın davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Dikili İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine bir adet fatura dayanak gösterilerek toplam 56.634,86 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında yazılı olmayan araç tamir ve bakım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında edimin ifa edildiğini ancak ancak takibe konu fatura yönünden alacağın ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise süresinde cevap dilekçesi vermeyerek iddiaları inkar etmektedir.
Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek üzere kesin mehil verilmiş ve tarafça bildirilen adresler sonucu Bilirkişiden alınan 29/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
" Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede;
* Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi teşkil “edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2024 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
* Davacının incelemeye sunduğu 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede;
* Davalı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2024 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin ise yaptırılmadığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edemeyeceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, defterlerin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davacıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında;
* Davacının, davalıya toplamı KDV dahil 71.500,00 TL olan 3 adet fatura düzenlediği,
* Davalının davacıya 1 adet işlem karşılığında toplam 18.500,00 TL ödeme yaptığı,
* Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan, takibe konu edilen 26.11.2024 tarih ... nolu 53.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak 53.000,00 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı ticari defterlerinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında;
* Davacının, davalıya toplamı KDV dahil 71.500,00 TL olan 3 adet fatura düzenlediği,
* Davalının davacıya | adet işlem karşılığında toplam 18.500,00 TL ödeme yaptığı,
* Davalı ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan, takibe konu edilen 26.11.2024 tarih... nolu 53.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak 53.000,00 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile her iki taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının Takip Öncesi İşlemiş Faiz Talebine İlişkin Olarak
*Davacının, dava konusu takipte 3.634,86 TL işlemiş faiz talebinin bulunduğu görülmüş ise de, dava dosyası içerisinde davacının davalıya göndermiş olduğu, davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname bulunmadığından işlemiş faize ilişkin bilirkişiliğimizce bir hesaplama yapılamamış olup bu konudaki takdir Sayın Mahkeme'nize aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda; takip dayanağı faturanın taraf ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi için dosyaya sunulan rapor incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına takip konusu fatura dahil toplam 3 adet fatura düzenlediği ve tüm faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen fatura bedelleri ile davalının yaptığı ödemenin mahsubu sonucu davacının 53.000,00 TL takip konusu faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğu, HMK' nun 222. Maddesi gereği takip konusu faturanın her iki taraf ticari defterlerine kaydedilmiş olması gözetildiğinde davacı tarafın iddiasını ispatladı ve takibe dayanak faturadaki eseri davalının eksik iş ve ayıp savunması da bulunmadığından teslim ettiği, davalının teslime karşılık ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğine yönelik delil sunmadığı kanaatine varılarak davanın asıl alacak üzerinden kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı takip talebinde faiz isteminde bulunmuş ise de, açıkça TTK' nun 1530. Maddesine dayanılmadığı ve TBK' nun 117. Maddesi gereği borçlunun temerrüte düştüğüne yönelik bir delil dosya arasında bulunmadığı görüldüğünden faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun Dikili İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu KISMEN itirazın iptali ile takibin 53.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ( 3.634,86 TL) istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 53.000,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 10.600,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.620,43 TL karar ve ilam harcının yatan 968,04 TL peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 2.652,39 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 968,04 TL ve 615,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 60,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.560,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6.138,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.634,86 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 295,24 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 4.304,76 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı şirket ve müvekkil arasında sözlü yapılan sözleşme gereğince, araç tamir ve bakımına yönelik mal ve hizmet alımına ilişkin 26.11.2024 Tarihli ... nolu ekte sunulan fatura düzenlenmiştir. Davalı şirket tarafından faturanın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Aliağa İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile ilmasız icra takibi başlatılmıştır. Davalı şirket tarafından Aliağa İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yetki itirazında bulunulmuştur. Yetki itirazının kabulüyle dosya yetkili Dikili İcra Müdürlüğüne gönderilmiştir. Dikili İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyasından düzenlenen ödeme emri davalı şirkete 18.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı şirket tarafından alacağımız likit ve muayyen olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak 21.03.2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafından müvekkil ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalara itiraz edilmemiş olup icra dosyasına konu edilen alacağımız likit ve muayyendir. Müvekkil ile davalı arasında mevcut ticari ilişkin sonucu mal ve hizmet alım satımı yapılmış olup bunlara istinaden ekte de sunulan 26.11.2024 tarihli... numaralı fatura düzenlenmiştir. Faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. TTK m.21 e göre 8 gün içerisinde itiraz edilmeyen fatura kesinleşmiş olup içeriğinin kabul edildiği anlamı taşır. Buna göre yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen fatura, fatura düzenleyen lehine delil olarak kullanılabileceği hususunda karine teşkil etmektedir. Dikili İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyaya itiraz etmiş olup alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu 67.Maddesinin 2.Fıkrası: “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” şeklindedir. İşbu hükme göre haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasına yapılan itirazın ispatlanması durumunda hükmolunan meblağın %20 sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerimiz için huzurda görülecek olan dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna dava şartı olduğundan başvurulmuştur. Taraflar arasında 09.04.2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir. İzah edilen sebeplerle davalının borçlu bulunduğu sabit olduğundan davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek zaruri hale gelmiştir.
Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; davalı tarafından Dikili İcra Müdürlüğü ... Esaslı dosyasına yapılan borca itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla talep ederim. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafın davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Dikili İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine bir adet fatura dayanak gösterilerek toplam 56.634,86 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, taraflar arasında yazılı olmayan araç tamir ve bakım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında edimin ifa edildiğini ancak ancak takibe konu fatura yönünden alacağın ödenmediğini iddia etmekte, davalı taraf ise süresinde cevap dilekçesi vermeyerek iddiaları inkar etmektedir.
Davanın tarafları tüzel kişi tacir olduğundan taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek üzere kesin mehil verilmiş ve tarafça bildirilen adresler sonucu Bilirkişiden alınan 29/09/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
" Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede;
* Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi teşkil “edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2024 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
* Davacının incelemeye sunduğu 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine İlişkin İncelemede;
* Davalı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2024 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2024 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin ise yaptırılmadığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edemeyeceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, defterlerin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davacıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında;
* Davacının, davalıya toplamı KDV dahil 71.500,00 TL olan 3 adet fatura düzenlediği,
* Davalının davacıya 1 adet işlem karşılığında toplam 18.500,00 TL ödeme yaptığı,
* Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan, takibe konu edilen 26.11.2024 tarih ... nolu 53.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak 53.000,00 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile davacı ticari defterlerinin uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya Ait Ticari Defter Kayıtlarında;
* Davacının, davalıya toplamı KDV dahil 71.500,00 TL olan 3 adet fatura düzenlediği,
* Davalının davacıya | adet işlem karşılığında toplam 18.500,00 TL ödeme yaptığı,
* Davalı ticari defter kayıtlarına göre 31.12.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan, takibe konu edilen 26.11.2024 tarih... nolu 53.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak 53.000,00 TL alacaklı olduğu, takibin de aynı tutar üzerinden başlatıldığı takipte talep edilen asıl alacak tutarı ile her iki taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının Takip Öncesi İşlemiş Faiz Talebine İlişkin Olarak
*Davacının, dava konusu takipte 3.634,86 TL işlemiş faiz talebinin bulunduğu görülmüş ise de, dava dosyası içerisinde davacının davalıya göndermiş olduğu, davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname bulunmadığından işlemiş faize ilişkin bilirkişiliğimizce bir hesaplama yapılamamış olup bu konudaki takdir Sayın Mahkeme'nize aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda; takip dayanağı faturanın taraf ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi için dosyaya sunulan rapor incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına takip konusu fatura dahil toplam 3 adet fatura düzenlediği ve tüm faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, düzenlenen fatura bedelleri ile davalının yaptığı ödemenin mahsubu sonucu davacının 53.000,00 TL takip konusu faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğu, HMK' nun 222. Maddesi gereği takip konusu faturanın her iki taraf ticari defterlerine kaydedilmiş olması gözetildiğinde davacı tarafın iddiasını ispatladı ve takibe dayanak faturadaki eseri davalının eksik iş ve ayıp savunması da bulunmadığından teslim ettiği, davalının teslime karşılık ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğine yönelik delil sunmadığı kanaatine varılarak davanın asıl alacak üzerinden kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davacı lehine icra inkar tazminata karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı takip talebinde faiz isteminde bulunmuş ise de, açıkça TTK' nun 1530. Maddesine dayanılmadığı ve TBK' nun 117. Maddesi gereği borçlunun temerrüte düştüğüne yönelik bir delil dosya arasında bulunmadığı görüldüğünden faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun Dikili İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu KISMEN itirazın iptali ile takibin 53.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin ( 3.634,86 TL) istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 53.000,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 10.600,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.620,43 TL karar ve ilam harcının yatan 968,04 TL peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 2.652,39 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 968,04 TL ve 615,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 60,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.560,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 6.138,97 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.634,86 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 295,24 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 4.304,76 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip...