Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.

Av. ... -

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; “...Genel Müdürlüğü ve müvekkil şirket arasında Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında...Trafo merkezi için 30.04.2012 tarihinde, Kılılı Trafo merkezine ait olanlar için 21.04.2014 tarihinde, Doğan (Elbistan) Trafo merkezine ait olanlar için ise 12.05.2017 tarihinde Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, taraflar arasında imzalanan işbu anlaşmaların konusu ise; davalı idareye ait iletim sisteminin kullanımına ilişkin hüküm ve şartların belirtilmesi olduğu, huzurdaki davayı başlıca ikame nedeninin mezkur anlaşmanın Maksimum Enerji Alış/Veriş Kapasitesi başlıklı 2. maddesinde kullanıcının maksimum enerji alış veya veriş kapasitelerini ihlal etmesi durumunda ...bu anlaşmanın 9. maddesi kapsamındaki yaptırımları uygular ve ihlalin tekrarlanmaması için kullanıcıya bildirimde bulunur şeklinde yer verilen hükme rağmen davalı idarenin işbu maddede belirtilen bildirimde bulunma yükümlülüğüne açık bir şekilde aykırılık teşkil eden işlem ile bildirimde bulunmaksızın ceza faturası kesmiş olmasından kaynaklandığı, şirketin bu ceza bedelini ihtirazi kayıt ile ödediğini, Andırın Trafo Merkezinde güç aşımının Nisan ayında meydana geldiği ve Sistem Kullanım Anlaşmasında bir yenileme olmadığı için aşımın gerçekleştiği Nisan ayından Ocak 2018’e kadar 10 ay; Doğanköy Trafo Merkezi içinse yine Ağustos ayından itibaren olmak üzere 5 ay; Kılılı Trafo Merkezi için ise 1 ay ceza uygulandığını, toplam ceza bedelinin 227.971,70 TL odluğunu, ancak davalı idare tarafından güç aşımı olduğu iddia edilen ilk aylardan itibaren ihlalin tekrarlanmaması amacıyla sözleşmede belirtilen bildirimde bulunma yükümlülüğü yerine getirilse idi müvekkil şirket tarafından aşım gücünün revize edilebileceği ve dolayısı ile müvekkil şirketin zararına oluşan işbu uyuşmazlık konusu fatura muhteviyatının doğmayacağının da aşikar olduğu, belirtilen sebeplerle hukuka, kanuna ve sözleşmeye aykın olarak düzenlenen faturaya istinaden ihtirazı kayıtla ödenen 221.971,70 TL tutarın davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işletilecek T.C. Merkez Bankası avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber müvekkil şirkete geri ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; “Kullanıcıların sistem kullanım anlaşmalarında yer alan maksimum eneıji alış/veriş kapasitesi değerlerini aşmaları durumunda sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmü uyarınca cezai şart işlemi uygulanmakta ve anlaşmada yer alan maksimum eneıji alış/veriş kapasitesi ile ihlalin gerçekleştiği yıla ilişkin aylık ölçüm değerleri karşılaştırılarak cezai şart tutarı hesaplandığını, dava dilekçesi incelendiğinde davacının, teşekkülün bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmeden cezai şart faturası düzenlemiş olduğu iddiasında bulunduğu, anlaşmanın, güç aşımı ve cezai şartlara ilişkin olan ye davacının dava dilekçesinde de dayanak alman hükümlerde kullanıcıların güç aşımı ihlaline neden olmaları durumunda ilgili cezai şartın uygulanabilmesi için teşekkülümüzün önceden bildirim yapması gerektiğine ilişkin herhangi bir ifade/düzenleme yer almadığını, ayrıca, 9. maddede yer alan sistem kullanım ihlalleri ve ilgili cezai şart hesaplamalarını içeren tablonun, güç aşımı ihlaline ve cezai şart hesaplamasına ilişkin bölümünde de bildirimde bulunulması gerektiğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle davacıya ceza faturası konusunda herhangi bir uyarı yapılmadığını, teşekkül tarafından gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu, bununla birlikte, davacıya ...OSOS sistemi üzerinden sayaç verilerinin takip edilebilmesi için yetki verildiği ve ölçüm değerlerinin görülebildiği tespit edildiğini, Sistem Kullanım Anlaşmalarındaki güç kapasite değeri davacının talebine göre belirlenmekte olup, taahhüt edilen kapasitenin üzerinde güç kullanılması tamamen davacı şirketin sorumluluğunda olduğu, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, ödenen ceza bedelinin iadesine yönelik alacak davasıdır.

Kaldırma kararı öncesinde Elektrik mühendisinden alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı ...Ş. ile davalı ...arasında...Trafo Merkezi için 30.04.2012 tarihinde; Kılılı Trafo Merkezi için 21.04.2014 tarihinde; Doğanköy Trafo Merkezi için 12.05.2017 tarihinde Sistem Kullanım Anlaşmalarının imzalanmış olduğu, davacı ...’ m, davalı ...ile imzalamış olduğu her üç Sistem Kullanım Anlaşmasında kapasite aşımı yaptığı takdirde aynı anlaşmanın 9. maddesine göre ceza uygulanmasını kabul etmiş olduğu, iletim sisteminin kullanılması hakkmdaki ilk tebliğin 27.03.2003 tarihli olup taraflar arasında imzalanan ilk Sistem Kullanım Anlaşmasına kadar iki kez değişikliğe uğramasına rağmen kapasite aşımını düzenleyen 5. maddesinde herhangi bir değişiklik yapılmadığı, iletim sisteminin kullanılması ile ilgili ilk Yönetmeliğin 28.01.2014 tarihinde yayımlanmış olup bu Yönetmelik 01.06.2017 tarihinde değişmesine rağmen taraflar arasında yapılmış olan Sistem Kullanım Anlaşmalarını etkilemediği, dava dosyasının içerisinde davacının her üç Sistem Kullanım Anlaşmasının ...’nın belirlediği genel hükümlere aykırı olduğu yönünde bir itirazı yer almayıp tüm bunlara istinaden nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın “Ceza yaptırımının uygulanabilmesi için davalı ...tarafından kendilerine bildirim yapılması gerektiği” konusundaki iddiasının yerinde olmadığı, Mahkeme tarafından davalı ...’ça yapılan uygulamanın yerinde olduğu yönünde hüküm kurulması halinde davacıya tahakkuk edecek toplam ceza bedelinin 227.971,70 TL olacağı bildirilmiştir.
Mahkememizden verilen 21/02/2020 tarih ve 2018/263 Esas-2020/122 Karar sayılı karar istinaf edilmiş olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2026 tarih ve 2021/439 Esas-2026/131 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verilerek mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması gereğince davalı tarafça davacıya uygulanan ceza nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” ...’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Buna göre; 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olması nedeniyle derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekle ve yukarıdaki gerekçelerle HMK.nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca ''yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle'' mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;

1-HMK.nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca ''yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle'' mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 3.893,19 TL peşin harçtan düşümü ile artan 3.161,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,

3-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 227.971,70 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzerinde dosya üzerinde karar verildi.10/03/2026