Zayi Belgesi Verilmesi

Zayi belgesi verilmesine ilişkin hasımsız davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik verilen karara karşı, talep eden tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Talep eden dilekçesinde özetle; 08/12/2023 tarihinde Ankara 67. Noterliği'nde "28777 Yevmiye Numaralı Yevmiye Defteri" ve "28778 Yevmiye Numaralı Defter-i Kebir" defterlerinin 2024 yılı açılışı yaptırılarak ilgili notere onaylattırıldıktan sonra defterlerin, firma yetkilisince, 2024 yılında gerekli mali işlemlerin yapılması adına, Serbest Mali Müşavir Muhasebeci ...'a verildiğini, ancak 2024 yılı kapanış işlemlerinin yapılması için defterlere ihtiyaç duyulduğunda muhasebeci tarafından yapılan araştırmalara rağmen "28777 Yevmiye Numaralı Yevmiye Defteri" ve "28778 Yevmiye Numaralı Defter-i Kebir" defterlerin bulunamadığını, işbu durumun 11/07/2025 tarihinde firma yetkilisi ...'a bildirildiğini ve tutanak tutulmasının istenildiğini, defterlerle ilgili son işlemlerin muhasebeci yanında sigortalı çalışan ... tarafından gerçekleştirildiğini, ancak ... isimli çalışanın 10/03/2024 tarihinde "Sol MCA da EMBOLİ" rahatsızlığı nedeniyle acil şekilde yoğun bakıma alınarak ameliyat olduğunu, başka birinin bakım ve gözetiminde yaşamak zorunda kalarak motor becerilerinin zayıfladığını, hastalığı nedeniyle işten de ayrılmak zorunda kaldığını, ilgili ticari defterlerin, ... isimli çalışanın kontrolündeyken beklenmedik hastalık neticesinde kaybolduğunu, defteri kontrolünde bulunduran çalışanın beklenilmesi mümkün olmayan doğrudan beyinsel fonksiyonları etkileyen bir hastalığa yakalanması olduğundan zayi belgesini talep etme gereği hasıl olduğunu belirterek; firmaya ait 08/12/2023 tarihli “28777 yevmiye numarası” ile kayıtlı yevmiye defteri ve yine ankara 67. noterliğine “28778 yevmiye numarası” ile kayıtlı defter-i kebir defterlerinin mücbir sebep sonucu zayi olduğunun tespitine ve bu hususta zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nin 82/7. maddesine göre zayi belgesi verilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin yangın, su baskını, yer sarsıntısı, hırsızlık gibi iradesi dışında gerçekleşen bir olay sonucunda zayi olması gerektiği, tacirin kusuru nedeni ile kaybolma halinde zayi belgesi verilmesinin söz konusu olamayacağı, dava konusu olayda da zayi istenen evrakların iradesi ile mali müşavire teslim edildiği, davacının özenle korumak, tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu evrakların davacının iradesi dışında zayi olduğuna ilişkin iddia ve delil bulunmadığı sabit olup tacirin zayi belgesi talep edemeyeceği gerekçesiyle; " Davanın reddine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı talep eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Talep eden istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin hatalı olduğunu, beklenemez bir durumun gerçekleştiğini, yasanın tadadi bir sayım yaptığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, TTK 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
Somut olayda, talep eden şirket, "28777 Yevmiye Numaralı Yevmiye Defteri" ve "28778 Yevmiye Numaralı Defter-i Kebir" defterlerinin, ilgili noterlikte açılış ve onay işlemleri yaptırıldıktan sonra mali müşavire teslim edildiğini, 2024 yılı işlemleri için mali müşavir bürosunda bulunduğu sırada, büro çalışanı ... kontrolünde iken bu kişinin 10/03/2024 tarihinde geçirdiği ani rahatsızlık nedeniyle beyin fonksiyonlarını yitirerek bakıma muhtaç hale gelmesiyle o süreçte kaybolmuş olduğunun 2024 yılı kapanış işlemleri için 30/06/2025 tarihinde yapılan kontrol ve aramada fark edilmiş olduğunu, bu durumun muhasebeci tarafından bildirilmesi ile tutanak tutulduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. Ne var ki dosya kapsamında toplanan delillerden açıkça anlaşıldığı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defterlerin, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle kaybolduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait "28777 Yevmiye Numaralı Yevmiye Defteri" ile "28778 Yevmiye Numaralı Defter-i Kebir" defterlerinin korunması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğinin, kabulünün gerekmesi, mahkemece, TTK'nın 82/7. maddesindeki koşulların bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...