ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1190 Esas 2025/1505 Karar
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
KARAR
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
Zayi belgesi verilmesi
Zayi belgesi verilmesine ilişkin hasımsız davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik verilen karara karşı, talep eden tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Talep eden dilekçesinde özetle; şirkete ait yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin kaybolduğunu, bu durumun 27/01/2025 tarihinde fark edildiğini ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, Türk Ticaret Kanununun 64. maddesinin 4. fıkrasına göre dava konusu yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri ticari defter olarak kabul edildiğinden zayi belgesi verilmesi talebine konu olmasının olanaklı olması, dava dilekçesinde belirtilen tarihe göre talebine 30 günlük süre içinde yapılması, davacının yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin belirlenemeyen bir zamanda ve tespit edilemeyen bir şekilde kaybolduğunu ileri sürmesi, davacının, talebe konu defterlerin korunması için gerekli özeni gösterdiğine ilişkin beyan ve delil sunmaması dikkate alındığında; yalnızca ticari defterlerin kaybolması ile defter ve belgelerin korunması için gerekli özenin gösterildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmayıp davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın reddine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı talep eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Talep eden istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddinin hatalı olduğunu, gerekli tüm dikkat ve özenin gösterildiğini, kusursuz ve samimi olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, TTK 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
Somut olayda, talep eden şirket, şirkete ait yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin, belirlenemeyen bir zamanda ve tespit edilemeyen bir şekilde kaybolduğunu, bu durumun 27/01/2025 tarihinde fark edildiğini iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. Ne var ki dosya kapsamında toplanan delillerden açıkça anlaşıldığı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defterlerin, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle kaybolduğu, davacı tacirin kabulüne göre, talebe konu defterlerin kaybolma zamanı ile kaybolma şekli hakkında dahi bir bilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin korunması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğinin, somut hiçbir delil de sunulamamış olup defterlerin, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde belirtildiği şekilde kaybolmuş olduğunun da usulünce ispatlanamadığının kabulünün gerekmesi, mahkemece, TTK'nın 82/7. maddesindeki koşulların bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Talep edenden alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...