KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
KARAR NO:
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ:
MENFİ TESPİT ve İSTİRDAT
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
Davacı vekili 07/03/2026 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı şirkette 5 yıl boyunca üst düzey yetkili müdür sıfatıyla görev yaptığını, ancak kendisinin işten ayrılarak kendi işini kurmak istemesi nedeniyle davalı şirketin husumetiyle karşılaştığını, birçok baskıya uğradığını, davalı şirketin kiralık araçlarından birisinin yüksek hasarlı kaza yapması nedeniyle davalı şirketin bu zararı davacıdan tahsil etmeye çalıştığını, davacıya psikolojik baskılar yapıldığını, 15/10/2025 tarihinde de davacının kardeşi davalı şirkete ait iş yerine davet edip tehdit ve baskı altında, davacı ve kardeşi zorla alıkonularak hem davacının davalı şirkete ödeme yapmasının ve hem de davacı ile kardeşinin davalı şirket lehine senet vermesinin sağlandığını beyan ederek, davacıdan cebir ve tehdit altında alınan dava dilekçesinde yazılı 26 adet toplam 3.598.624,48 TL. bedelli bonolardan dolayı öncelikle zorla alındıkları için, aksi takdirde teminat bonosu niteliğinde olmaları nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, senet bedellerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve davacıdan cebir ve tehdit altında tahsil edilen 749.000 TL.'nin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini, davacının ekonomik olarak zor durumda olması nedeniyle adli yardımdan yararlandırılmasını ve senetlerin icra takibine konulmaması, icra takibine konulmuş ise takiplerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Menfi Tespit ve İstirdat" davasıdır.
7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre, "(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına... ilişkin dava ve işlere bakar."
Yargıtay . HD’nin 11/05/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Davacı vekili (Asıl davada), müvekkilinin davalı şirkette bilgi işlem sorumlusu olarak 01.08.2009 tarihinden 16.06.2014 tarihine kadar çalıştığını, kasa açığı çıktığı gerekçesiyle müvekkiline zorla senetler imzalatıldığını iddia ederek 30.08.2014 ve 30.10.2014 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli iki adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, iki adet senedin istirdadına ve 31.03.2014 tarihli sözleşme formu ve maaş avansı formunun geçersiz olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir… Davacı ile davalı şirket arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Senetlerin düzenlenme tarihinde de davacı davalı şirkette çalışmaktadır. Asıl ve birleşen dava temelde işçi-işveren ilişkisinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme iş mahkemesidir.
Yargıtay . HD’nin 08.09.2014 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre de, "Uyuşmazlık işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi sebebiyle verildiği iddia edilen senetten kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde iş hukukuna ilişkin kuralların uygulanması gerektiğinden iş mahkemesinin görevli olduğu ve dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerektiği düşünülmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir."
Somut olayda; davada öncelikle çözülmesi gereken sorunlar mahkememizin görevli olup olmadığı, esas yönünden de davacının menfi tespit ve istirdat taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır.
Davacının davalı şirkette iş akdi ile 30/09/2025 tarihine kadar çalıştığı, 30/09/2025 tarihinde iş akdinin sona erdiği, davacının davalı şirkette çalışırken davalı şirkete ait paraları haksız olarak kendi hesabına geçirdiği iddiasıyla davacıdan 15/10/2025 tarihli istifa dilekçesi alındığı, taraflar arasında 15/10/2025 tarihli zimmet geri ödeme ve sulh protokolü ile 15/10/2025 düzenleme tarihli, borçlusu davacı, kefili dava dışı Musa Türkmen, lehtarı davalı şirket olan 26 adet toplam 3.598.624,48 TL. bedelli bono alındığı ve davacı tarafından davalıya 13.000 TL. ve 398.850 TL.'nin (75 gr altın) elden ödendiği, banka yoluyla da 47.000 TL. ve 290.000 TL.'lik ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı yaptığı ödemelerden dolayı istirdat ve bonolardan dolayı menfi tespit talebinde bulunmuş ise de; söz konusu ödemelerin, davacının davalı şirkette çalışırken zimmetine para geçirdiği iddiasıyla yapılması sağlanan ödemeler olduğu, dava konusu bonoların da aynı amaçla (davacının iddiasına göre de yine bu zimmet gerekçesiyle ancak zorla) alınan bonolar olduğu anlaşılmıştır.
7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesi ve yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihatlarında da belirtiltiği üzere taraflar arasındaki ihtilafın, davacı işçi ile davalı işveren arasında, iş akdinin devam ettiği dönemde, davalıya isnat edilen eylemler nedeniyle meydana geldiği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki iş akdinden kaynaklandığı dolayısıyla bu haliyle davaya bakma görevinin iş mahkemelerine ait olduğu sonucuna varılmıştır.
6100 s. HMK.nin 114/1-c maddesine göre görev hususu dava şartı olup, 115/1. maddesine göre de, dava şartlarının her aşamada ve re'sen değerlendirilesi gerektiğinden davacının davasının göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı adli yardım ve ihtiyati tedbir talebinde de bulunmuş ise de, bu hususları değerlendirme görev ve yetkisinin davaya bakmakla görevli olan iş mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle, davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Konya Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine,
2-Adli yardım talebinin yetkili ve görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
3-İhtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
4-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde görevli mahkemesince takdir edilmesine, davaya görevli mahkemesinde devam edilmemiş olması halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine,
Dair ; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçeli bu kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle karar verildi. 10/03/2026