Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ------ göre kurulmuş ve özellikle---- ürünleri ile tüm dünyada tanınmış ---- türevi markalarının yaratıcısı ve sahibi olduğunu, ------ türevi markaları dünya genelinde tescilli olup müvekkili şirket tarafından üretilmekte olan ----------- ve oto aksesuarları da yine bu marka altında tüm dünyaya tanıtıldığını, tüm dünyada tanınmış bir marka haline geldiğini, ----- türevi pek çok markasının olduğunu, davacının ----------- ve tüm dünyada çeşitli sınıflarda tescilli markaları 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ("SMK") yanı sıra Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6.maddesi hükmü gereğince dünya capında tanınmış marka olarak koruma kapsamında olduğunu, Davalıya ait ----- adresinde yer alan---- ticaret unvanlı ve ---------tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte; Vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan raporuna eklenmesine, Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

DELİLLERVEGEREKÇE: Dava, marka hakkının tecavüzünün tespitine ilişkin davadır.

Davacı vekili --- tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiğini, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Tüm dosya kapsamından; Her ne kadar davacı tarafından davalı aleyhine iş bu dava açılmışsa da, davacı vekilinin davasından feragat ettiği, feragatin HMK 309. madde gereği davaya son veren taraf işlemi olduğu bu nedenle HMK' nun 311. Maddesine göre feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,

1-Alınması gereken 244 TL harçtan alınan 732,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 488 TL harcın davacıya iadesine,

2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

3-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026