İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İSTEM:
Davacı vekili, davalı borçlunun, sayaç okumaya göre elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım tespit edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek; 435.380,39 TL asıl alacak, 696,61 TL gecikme faizi, 125,39 TL faizin KDV'si olmak üzere 436.202,39 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 2. İcra Müdürlüğü 2023/4934 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı .... Şti. (eski unvan ... Şti.) vekili, davacı ile davalı arasında 0010009876 tesisat numaralı ticarethane abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak tutanakları dayanak gösterilerek 435.380,39 TL kaçak elektrik ücreti tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını, davacının yokluğunda sayacın bulunduğu yerin dışında tutanak tutulmasının mevzuata aykırı olduğunu, kaçak hesaplamasına esas teşkil edecek kurulu güç veya harici hattın tespit edilmediğini ileri sürerek; haksız yere kesilen faturanın iptalini istemiş iken, ıslah dilekçesi ile 283.960,43 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Şti. vekili davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... AŞ vekili, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden sayılan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun olacak şekilde tutulmuş olup davacının kaçak elektrik kullanımı yaptığı ispatlanmış olduğunu, faturaların doğru hesaplandığını ve EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.
MAHKEME:
"Asıl dava dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalının kaçak elektrik kullanımına ilişkin hesaplanan bedelin tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiği, itirazın iptali talepli olarak eldeki davanın açıldığı, 18/09/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu olayda kaçak elektrik kullanıldığına kanaat getirildiği takdirde, dava konusu için 14/02/2023 ile 15/03/2023 tarihleri arasındaki 30 gün ve günde 8 saat çalışma esasına göre toplam 16.842,30 kWh üzerinden hesaplanma yapılması gerektiği, kaçak kullanım bedelinin KDV dahil 152.060,33 TL olduğunun bildirildiği dava açıldıktan sonra davalı borçlu tarafından da söz konusu tutarın ödendiği anlaşılmakla 152.060,33 TL yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına fazlaya ilişkin itirazın iptali talebi yönünden ise yapılan incelemeler neticesinde ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden ise, davacının 10009876 numaralı tesisata ilişkin 15/03/2023 kaçak elektrik tespit tutanağı ile bu tutanağa dayalı olarak düzenlenen 23/03/2023 tarihli 435.380,39 TL miktarlı fatura nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedeli nedeniyle davacının, davalıya 283.950,43 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği yukarıda yazılı olduğu üzere dava konusu için 14/02/2023 ile 15/03/2023 tarihleri arasındaki 30 gün ve günde 8 saat çalışma esasına göre toplam 16.842,30 kWh üzerinden hesaplanma yapılması gerektiği, kaçak kullanım bedelinin KDV dahil 152.060,33 TL olduğunun bildirildiği dolayısıyla icra dosyasından tahsili talep edilen 283.960,43 TL asıl alacak yönünden davacının borçlu olmadığı kanaatine varılarak birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle,
"1-Asıl dava yönünden 152.060,33 TL yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
a) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Birleşen dava yönünden davanın KABULÜ ile,
a)Davalı tarafından davacı hakkında başlatılan İzmir 2. İcra Dairesinin 2023/4934 esas sayılı dosyasından tahsili talep edilen 283.960,43 TL asıl alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine
B)Kötüniyet tazminatı talebinin reddine," karar vermiştir.
BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davacı ... AŞ vekili, yukarıda "istem" kısmında yer verilen iddialarına ek olarak, eksik inceleme sonucu hazırlanan heyet bilirkişi raporu dayanak alınarak verilen kararın hatalı olduğunu, davalıya ait lokanta işyerinde 15.03.2023 tarihinde yapılan kontrolde, harici hat çekmek sureti ile kaçak enerji kullandığı tespit edilmesi üzerine, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edilerek, tutanağa istinaden 435.380,39 TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, kaçak kullanım faturasının; 14.02.2023 ile 15.03.2023 tarihleri arası 30 gün kaçak kullanım için yerinde yapılan kontrolde tespit edilen 116,96 kw güç üzerinden, tesisatın yerinde yapılan kontrolde kebap salonu olarak faaliyette bulunması nedeniyle 2 vardiya kullanıldığının tespit edilmiş olduğundan ‘'14'' çalışma saat ile çarpılmasıyla (30 x 116,96 x 14 = 49.123,200 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin mükerrer kaçak olmasından dolayı 2 katı ile çarpılmasıyla kaçak tahakkuku hesaplandığını, davacı adına tahakkuk olan kaçak kullanım faturasının ilgili Yönetmelik çerçevesinde mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, hükme esas alınan mezkur bilirkişi raporunda "8" çalışma saati kabul edilerek 42/1-c maddesine göre yapılan tespitlere dair uygulanan kullanma faktörü uygulanarak ve 1,5 katsayı ile (mükerrer kaçak yokmuş gibi) çarpılarak 30 gün üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı . .... Şti. vekili, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın, yargılama gideri ve harcın tamamından davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, asıl dava da reddedilen kısım yönünden vekili olduğu davalı lehine kötüniyet, birleşen dava yönünden ise kabul edilen 283.960,43 TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davada davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı abone adına tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) fıkrasında; gerçek veya tüzel kişilerin, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmış olup, kaçak elektrik enerjisi tüketimi halinde tüketim miktarının hesaplanmasına yönelik;
Aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde ise;
“... (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. ...”
Aynı Yönetmeliğin "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45. maddesinde de;
"(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,
ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.
... (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. ..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda; tüm dosya kapsamı itibari ile, 15.03.2023 tarihinde lokanta olarak işletilen davalıya ait iş yerinde, "branşman hattını yararak harici üç faz çekerek kontaktör sistemi ile kaçak enerji kullandığına" ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, tutanağa cihazların güç tespitine ilişkin tutanak ve bunlara ilişkin fotoğrafların eklendiği, kaçak tespit tutanağının davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davacı tarafça davalı hakkında 435.380,39 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalının eyleminin kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kuşkusuzdur. Buna göre yukarıda belirtilen Yönetmeliğin 44 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların kaçak olarak beslenmiş olması nedeniyle, tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.
Her ne kadar hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda; yönetmeliğin 45/3- c bendinin fabrika, hastane, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı çalışılan işyerleri için geçerli olduğu, mahalle arasında az miktarda kişinin çalıştığı, eski tanımlama ile ticarethane, yeni tanımlama ile kamu ve özel sektör hizmetleri ile diğer abone grubundan perakende sözleşmesi bulunan bir iş yeri için hatalı olduğu kanaati ile tespit edilen güç 116,960 kw talep faktörü %60 Bağlantı Gücü 116,96x0,60=70,176 kW kw, günlük çalışma saati 8 saat olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de;Kaçak elektrik bedeli hesabının, mühür altındaki sayaçlardan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücün tamamı dikkate alınarak tüketimin hesaplanması, kaçak kullanıma konu iş yerinde ortalama günlük çalışma saatlerinin tespitini düzenleyen yönetmeliğin 45/3-c bendine konu "... turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri" tahdidi olarak sayılmadığı, vardiyalı hizmet veren tüketicilere örnekleme olarak yer verildiği, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınması gerektiği kuşkusuzdur. Öyle olunca, günlük "8" çalışma saati olduğu kabul edilerek, kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan bağlantı gücü esas alınarak tüketim miktarı hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu hatalı olup, rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtlarının esas alınacağı gözetilerek yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, 06.02.2024 tarihli raporu tanzim eden Elektrik Mühendisi bilirkişiden, davacı şirketin davalı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli EK rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmış, kaldırma neden ve şekline göre şimdilik davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerini incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/12/2024 tarih ve 2023/680 Esas - 2024/861 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3)Ödedikleri istinaf karar ve ilam harçlarının istekleri halinde taraflara iadesine,
4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,
5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2025 günü oybirliği ile karar verildi.