İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.12.2016 tarihinde davalı sürücünün kullandığı motosikletin çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kafatası çatlağı ve beyin kanaması geçirdiğini ve uzun süre yoğun bakımda kaldığını, sonrasında ciddi fiziksel ve zihinsel kayıplar yaşadığını, koku alma duyusunu tamamen kaybettiğini ve görme kaybı oluştuğunu, uzun süre bakıma muhtaç kaldığını ve kalıcı sağlık sorunları nedeniyle mesleğini icra edemez hale geldiğini, öğretmenlik görevini yapamayacağına karar verildiğini ve daha düşük nitelikli görevde çalışmak zorunda kaldığını, bu nedenle maddi kayba uğradığını, davalı sürücünün kazada tamamen kusurlu olduğunu ve ehliyetsiz araç kullandığını, araç malikinin de sorumlu olduğunu, kazaya karışan aracın sigortasının bulunmadığını bu nedenle ... Hesabı’nın da sorumlu olduğunu, müvekkilinin tedavi giderleri ve kazanç kaybı dahil birçok maddi zarara uğradığını ve ayrıca ağır manevi zarar yaşadığını, dava öncesinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirttiğini, yargılama sonucunda maddi tazminatın ... Hesabı yönünden teminat limiti dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.000 TL manevi tazminatın diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava dosyasında davacı ... tarafından müvekkili ... aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın 26.06.2019 tarihinde meydana geldiğini ve KTK m.109 uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresinin dahi dolduğunu, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davadan önce zorunlu arabuluculuk şartının usulüne uygun yerine getirilip getirilmediğinin re’sen değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda alınan 12.07.2019 ve 26.03.2020 tarihli raporlar ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 07.08.2024 tarih ve 11561 sayılı raporunda olayın kavşakta gerçekleşmemesi halinde davacı ...’ın asli kusurlu, müvekkili ...’ın tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın ...önünde kavşaktan yaklaşık 30 metre ileride meydana geldiğinin tespit edildiğini, davacının 2918 sayılı KTK’nın 68/1-b-3 ve ilgili maddelerine aykırı davranarak tam ve ağır kusurlu olduğunu, ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağını, davacının iddia ettiği maluliyet oranının ve illiyet bağının Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı ve zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu beyan ederek davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; 25.12.2016 tarihinde maliki davalılardan ... olan, davalı ...'ın kullandığı ... plakalı motosikletin davacıya çarptığı iddialarıyla meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada, 06/05/2025 tarihli duruşmanın ilk celsesinde davacı vekili; "Dava dilekçemizi tekrar ederiz, öncelikle davalılar ... ve ... yönünden açtığımız davadan vazgeçiyoruz, bu hususta vazgeçmeye yönelik beyanımıza ilişkin davalıların beyanlarının alınmasını talep ediyoruz," şeklinde beyanı üzerine davacı tarafın davalı ... yönünden davadan vazgeçme talebinin davalı ... tarafından kabul edilmesi nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın bu dosyadan tefriki ile verilecek kararın yeni esas üzerinden değerlendirilmesine karar verilmesi sonucu dosyanın 2025/... Esas sayılı dosyadan tefrik edilerek iş bu esasa kaydedildiği; 6100 sayılı HMK 123. Maddede; "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." düzenlemesinin yer aldığı, davacı tarafın davalı ... yönünden davadan vazgeçme talebinin davalı tarafından kabul edilmesi nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Davacı tarafın davalı ... yönünden davadan vazgeçme talebinin davalı tarafından kabul edilmesi nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 732,00 TL red karar ve ilam harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Dair, tarafların / vekillerin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 10/03/2026