Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...’ya ait "......" adresindeki konut müvekkili şirket tarafından ... nolu poliçe ile 24.10.2024 tarihinden itibaren bir yıl süreyle sigortalandığını, söz konusu sigortalı konutun mutfak bölümünde 17.11.2024 tarihinde hasar meydana geldiğini, bu hasarın sigortalı konutun üst katında bulunan ve davalı şirket tarafından ... nolu poliçe ile sigortalanan ... nolu daireden sızan sular nedeniyle meydana geldiği tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından ... nolu hasar dosyası açılarak ...’ya bilinmeyen bir tarihte 15.700,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, ancak ödenen tutarın yetersiz olması nedeniyle ... tarafından 27.12.2024 tarihinde müvekkili şirket nezdindeki kendi poliçesine başvurulduğunu, konuyla ilgili olarak düzenlenen aynı tarihli ekspertiz raporunda ise, hasara sebebiyet veren dairenin numarası ... yerine sehven 24 olarak yazılarak ...’ya bakiye hasar tazminatı ödenmesi gerektiği belirtildiğini, bunun üzerine de müvekkili şirket tarafından ...’ya 07.01.2025 tarihinde 4.550,00 TL bakiye hasar tazminatı ödendiğini, ...... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğe çıkartılmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesinde, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ve maddenin b,c,d,e,f bentlerinde öngörülen hususlarda doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiş, aynı yasanın 5. Maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu, düzenlenmiştir.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa'nın 2. Maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/3. Maddesi uyarınca, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c maddesine göre, mahkemenin görevi dava şartlarından olup, aynı yasanın 115/1 maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiş, yine 115/2 maddesinde ise dava şartı noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 2/1 maddesinde, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığına ilişkin davalarla şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, aynı maddenin 2. Fıkrasında bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih,...... sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz, bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Her ne kadar dava mahkememizde ikame edilmiş ise de; somut olaya bakıldığında, davacı ... Sigorta AŞ'nin sigortalısı ... gerçek kişi ve sigortalı evinde oturum için kullanılan apartman dairesi olup, davalı ile aralarındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Bu durum karşısında haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı işbu rücuen tazminat davasında da Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu ve uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,
...... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,

Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli ...... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,

Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2025