BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... KUMAŞ SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, yapılan icra takibi müvekkiline 07.11.2025 tarihinde tebliğ edildiğini huzurdaki davayı açma zorunluluğumuz ortaya çıktığını, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasında takibe konu senet, müvekkilinin keşidecisi olduğu bir çek olmasına rağmen çek 3. Kişilerce imzalandığını çek üzerindeki imzalar müvekkili olduğu şirket yetkilileri olan selime aksu ve selim altunköse'ye ait olmadığını, müvekkili olduğu şirketin temsil yetkisi ancak çift imza ile kullanılacağını, buna rağmen çekte tek imza olduğu aşikar olduğunu, imza sirkülerinden ve çeşitli kurumlardaki imza örneklerine bakıldığında, takibe konu senet üzerinde bulunan ve sözde keşide ettikleri, imza ile müvekkili olduğu şirket yetkililerine ait imza arasında hiçbir benzerlik olmadığı çıplak gözle görüleceğini, işbu husus mahkeme tarafından yapılacak olan bilirkişi incelenmesi sonucunda da ortaya çıkacağını, mahkeme tarafından imza hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, itiraz ettikleri ve konusu suç teşkil eden eylemlere karşı savcılıkta suç duyurusunda bulundukları, savcılık tarafından şüpheliler tespit edilip iddianame düzenlendikten sonra mahkeme dosya numarası belirli olduğunda mahkemenize de dosya numarasını bildireceklerini. ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulü ile icra takibinin dava sonuçlanıncaya değin durdurulması yönünde 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince hmk 209. maddeye kıyasen ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte bilahare resmi kurum ve kuruluşlardan edinilecek ıslak imzalı evraklar da taraflarınca mahkemeye sunulacağını, ancak öncesinde müvekkillerine ait vekaletname ve imza sirkülerinde yer alan imzanın dahi karşılaştırılması durumunda imzalar arasında gözle görülür bir farkın olduğu ortaya çıkacağını, bununla birlikte müvekkilinin imzasının bulunduğu kurumları ise mahkemeye bildiriklerini, bu imzaların ise dosyaya celbini talep ederiz. bu kapsamda müvekkilinin mağduriyetinin daha fazla artmaması amacıyla takibin teminatsız şekilde durdurulmasını talep ettiklerini, yargılama devam ederken takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, durdurulmasının mümkün olmaması halinde icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde en düşük orandan teminat karşılığı durdurulmasına, haklı ve mesnetli olarak yapmış oldukları, itirazlarının kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile menfi tespit davamızın kabulü ve müvekkilinin icra dosyasından çıkarılmasına, alacaklının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile çek keşidecisi şirket arasında organik olarak bağ bulunmakta olduğunu, şirketin geçmiş yöneticilerine bakıldığında her iki şirketin aynı kişiye ait olduğunu. İleri tarihli verilen çekten dolayı davacı taraf ile çek keşidecisi firma kötü niyetli hareket ederek müvekkili mağdur ettiklerini, hukuki boşluklardan yararlanmak suretiyle kötü niyetli hareket ettiklerini, müvekkiline teslim edilen çekler kargo yolu ile müvekkil şirkete gönderildiğini, müvekkili olduğu şirketçe tüm çekler ticari defterlere işlenmiş ve borç mahsubu yapıldığını, gelinen noktada aynı icra takibine karşı açılan imzaya itiraz davasında çekteki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin bu çeklerde cirantadan sonra yetkili hamil olup çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını kontrol etmesi yada bilmesi mümkün olmadığını, müvekkili olduğu şirket şu halde iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğunu, İzah edilen sebeplerle her türlü şikayet ve dava hakkımız saklı kalmak üzere ikame edilen davayı kabul ettiklerini, kabul beyanlarının doğrultusunda hüküm kurulmasını, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olarak yer aldığı göz önüne alınarak kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedilmesini,. yukarıda arz ve izah edilen nedenler dahilinde, dosyada mevcut olan vekaletnamemizde de kabul yetkimiz bulunması nedeniyle, müvekkiline yöneltilen kötü niyet tazminatı taleplerinin reddedilmesini, davalının diğer talepleri yönünden açılan davayı kabul ettiklerini, bildirir, mahkemenin bu yönde karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ..... Tekstil usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmaya iştirak etmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy,..... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı icra takip dosyasında takibe konu ...... BANK Anonim Şirketi ..... Şubesi ..... seri numaralı 25.02.2025 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekten dolayı menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Davacıya ait TTSG ilanı dosya arasına alınarak delil olarak incelenmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davalı..... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme:
..... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yasal süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde davayı kabul etmiş olup, davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından ön inceleme duruşmasından önce davanın kabul edildiği anlaşılmakla yürürlükte olan AAÜT gereğince vekalet ücreti yarı oranında hükmedilmiştir.
Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davalı .... Tekstil'in davaya konu senedi ciro yolu ile aldığı davacı ve davalı ..... arasında doğrudan ilişki bulunmadığı, kötüniyetin ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ..... Tekstil Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme:
Davacı şirket tarafından; takibe konu edilen kambiyo senedinde şirketlerine ilişkin kaşenin altında tek imzanın bulunduğu, ancak şirketin ilan edilen esas sözleşmesine göre şirketin temsilinin şirket yetkilileri tarafından müştereken gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı, tek imza ile şirketin temsilinin ve bağlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Davacı şirketin temsil şekline ilişkin ticaret sicil kayıtları ve TTSG ilanları dosya arasına alınarak incelenmiş olup; 03.12.2024 tarihinde TTSG'de ilan edilen davacı şirketin esas sözleşme değişikliğine göre davacı şirketin şirket yetkilileri ..... ve ...... tarafından müştereken temsil edileceğinin kararlaştırıldığı ve söz konusu temsil şeklinin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere TTK uyarınca şirketlerin temsil şekline ve temsil yetkisine ilişkin ticaret sicil kayıtları ticaret sicilinde ilan edilmekte olup, ticaret sicil gazetesinde ilan sonrasında ilgili herkese karşı ileri sürülebilecektir.
6102 sayılı TTK'nın 623 vd. Hükümleri gereğince davacı şirketin müşterek imza ile temsil edildiği, buna karşılık icra takibine konu senet üzerinde davacının ünvanı altında tek imzanın bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 623 ve 629. Maddesi gereğince müştereken temsil edilen davacı şirketin tek imza ile işlem sonuçlarından bağlanamayacağı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda tek imza ile davacı şirketin temsil edilemeyeceği ve tek imzalı bir işlem ile şirketin borçlandırılamayacağı, tek imza ile şirketin temsilinin geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 27.09.2016 tarih ve ..... E., ..... K. Sayılı kararında şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"... şirketi, şirket ortaklarından olmayan ..... ve Yönetim Kurulu Başkanı .....’in şirket ünvanı altına atacağı herhangi iki kişinin müşterek imzası ile mezun ve yetkili olmak üzere temsil ve ilzam edeceğinin belirtildiği, takip dayanağı çekte ise keşideci hanesinde tek imzanın atılı bulunduğu görülmüş olup, bu durumda muteriz borçlu şirketin borçtan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, İİK’nun 169/a maddesi uyarınca borçlunun borca itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."
Yargıtay .... Hukuk Dairesi 06.07.2015 tarih ve .... E., ..... K. Sayılı kararında yine aynı yönde şu değerlendirmelerde bulunmuştur:
"22/03/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere şirket müdürlüğüne şirket ortakları ..... ve .....'ın atandıkları ve şirketi her hususta müşterek imzaları ile temsil ve ilzam etmek üzere yetkilendirildikleri anlaşılmaktadır.
Somut olayda çekin keşide tarihi olan 30/06/2013 itibariyle adı geçen iki temsilcinin şirketi birlikte atacakları imza ile temsil etmeleri gerektiği, bu sebeple takibe konu çekin şirket ünvanı altına atılan tek imza ile borç altına girmeyeceği tartışmasızdır."
Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi 28.12.2017 tarih ve ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, takip konusu çeklerin keşide tarihlerinin 02.12.2015 ve 12.12.2015 olduğu, borçlu şirket adına yapılan cirolarda, şirket kaşesi üzerinde tek imzanın atılı olduğu görülmektedir. Dosyada mübrez İstanbul ..... Noterliği'nin 14.10.2015 tarih ve ..... yevmiye numaralı imza sirkülerine göre, 12.10.2015 tarih ve 2015/01 nolu ortaklar kurulu kararı gereğince, şirket ortaklarından ..... ve ....'in, 14.10.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirketi müştereken temsil ve ilzamda yetkili kılındıkları, bu durumda, çeklerin keşide tarihleri itibariyle şirketin müşterek imza ile temsil ve ilzam edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, her ne kadar borçlunun temsile ilişkin almış olduğu kararın ticaret sicil gazetesindeki ilanına ilişkin belge ibraz edilmediğinden, 3. kişiler açısından sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de, muteriz borçlunun temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ticaret sicil gazetesi nüshasından, şirketin temsile ilişkin almış olduğu kararın 20.10.2015 tarih ve 8929 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olması karşısında, ilanın dosyaya borçlu tarafından ibraz edilmemiş olması sonuca etkili olmayacağından, çeklerin keşide tarihleri itibariyle borçlu şirketin çift imza ile temsil edilmesi alacaklı yönünden bağlayıcı olup, muteriz şirket çeklerden dolayı sorumlu tutulamaz.
O halde mahkemece, borca itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir."
Bu bağlamda yukarıda detaylıca açıklanana gerekçeler ile dava konusu somut olayda da takibe konu kambiyo senedi üzerinde davacı şirket unvanı altında tek imzanın bulunduğu buna karşılık şirketin ilan edilen esas sözleşmesinde ve imza sirkülerinde şirketin müşterek temsil ile temsilinin gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla, davacı şirket yönünden menfi tespit talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-Buna göre; davaya konu Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı icra takip dosyasında takibe konu ....BANK Anonim Şirketi .... Şubesi ..... seri numaralı 25.02.2025 keşide tarihli 400.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 43.922,92 TL harçtan peşin alınan 10.980,74 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 32.942,18 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 10.980,74 TL peşin harç ve 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.712,74 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalılardan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 1.741,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 51.224,56 TL vekalet ücretinin davalı Seslim Tekstil'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 102.449,12 TL vekalet ücretinin 7. Maddede hükmedilen vekalet ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ..... Tekstil'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026