KARAR NO: 2026/275
BAŞKAN: .....
ÜYE: .....
ÜYE: .....
KATİP: .....
DAVACI:.....
.....

Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

GR.KR.YZM.TARİHİ: 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu "..... Parsel" adresine kayıtlı taşınmazın ... A.Ş. isimli şirkete 6 adet çek karşılığında devredildiğini ve bu devre karşılık ... A.Ş. tarafından keşide olunan ve şirket yetkilisi ... tarafından aval kaydı düşülen toplam bedeli 16.000.000,00 TL olan ... Seri Numaralı 10.12.2025 Vadeli 3.000.000,00 TL bedelli, ... Seri Numaralı 10.01.2026 Vadeli 2.500.000,00 TL bedelli, ... Seri Numaralı 10.02.2026 Vadeli 3.250.000,00 TL bedelli, ... Seri Numaralı 10.03.2026 Vadeli 3.250.000,00 TL bedelli, ... Seri Numaralı 30.04.2026 Vadeli 1.650.000,00 TL bedelli ve ... Seri Numaralı 10.04.2026 Vadeli 2.350.000,00 TL bedelli 6 adet çek verildiğini, keşideci şirketin konkordato ilan etme hazırlığı içerisinde bulunduğu, şirketin birçok kişiden muteber olmayan çekler keşide etmek suretiyle taşınmazı devraldığı ve hemen akabinde ise taşınmazları nakit para karşılığında üçüncü şahıslara sattıkları bilgisine haricen ulaşıldığını, tapu devir ve çek iade işlemlerinin gerçekleştirileceğinin taraflar arasında müştereken kararlaştırıldığını, taraflar arasında kararlaştırılan işbu anlaşmaya davalı şirket yetkilisi ... tarafından karşı çıkıldığını, çeklerin keşidecisi şirket yetkilileri tarafından cezai tahkikat tehdidini araç olarak kullanarak müvekkiline baskı kurarak 18.11.2025 tarihinde gece saatleri aralığında ..... 'da karakol personeli ve davacının çalışanlarının gözü önünde teslim aldıklarını, davaya konu edilen 6 adet çekin davacı tarafından ...'a teslim edildiğini, davacının iradesi hem tapu devri esnasında hem de çeklerin geri teslim alındığı esnada şirket yetkililerince organize bir şekilde tasarlanan ve uygulanan fiiller dolayısıyla sakatlandığını, yaşanan bu gelişmeler neticesinde keşideci şirket yetkililerinin davacıyı aldatma ve dolandırma kastıyla hareket ettiklerinin anlaşıldığını, taraflarınca öncelikle davalı şirket yetkilileri aleyhine .....Sayılı Soruşturma dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, ardından ..... Esas sayılı dosyası kapsamında, irade bozukluğu nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ikame edildiğini, çeklerin, davacı hamilin iradesinde, keşideci şirket yetkilileri tarafından meydana getirilen sakatlık neticesinde zayi edildiğini, çeklerde yer alan hakkın işbu davanın ikame edildiği tarih itibariyle -halen- mevcut olduğunu, çek zilyetliğinin yeniden iktibası mümkün olmadığını, dava konusu çeklerin keşide olunduğu süre itibariyle çeklerin iptaline yönelik talepte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, çeklerin tam ve kesin olarak kimde bulunduğunun bilinmediğini, yargılama süresince muhatap bankada paranın blokelenmesine, bloke edilen meblağın mahkeme hesabına tevdi edilmesine, yargılama neticesinde çek bedellerinin muhatap / çek keşidecisinden tahsiline dair karar verilmesini talep ettiklerini, çeklerin kimin elinde olduğunun tespit edilememesi halinde çeklerin iptal edilmesine, ve neticeten çek bedellerinin muhatap / keşideciden tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir.

Dava hasımsız olarak açılmıştır.

Davaya konu çek örnekleri,

Dava, Kıymetli Evrak İptali istemine ilişkindir.

Kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali kararı ve bu kararın hükümleri TTK' nın 563. ve 564. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 563/1. maddesine göre; “Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.“ Aynı yasanın 564/1. maddesinde ise; “İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da dermeyan veya yeni bir senet ihdasını talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
.....Dairesi'nin 16/10/2017 tarih, .....sayılı kararında da belirtildiği gibi;
İptal kararının niteliğinden doğan iki önemli sonucu vardır. Bunlar, iptal kararının olumsuz ve olumlu sonuçları olarak belirtilmektedir. İptal kararının verilmesiyle kıymetli evrakın en önemli özelliklerinden biri olan senedin hak sahibini teşhis fonksiyonu ortadan kalkar. Bu, iptal kararının olumsuz sonucudur. (TTK md.558/2).
İptal kararının olumlu sonucu ise davacının hak sahipliğini borçluya karşı göstermesi yani hak sahibinin teşhisine imkan vermesi olarak karşımıza çıkar. Buna göre, iptal kararı davacının (iptal kararını elde eden kişinin) senette mündemiç bulunan ve iptal ile artık senetten ayrılan hakkın sahibi olduğuna ilişkin bir karine oluşturmaktadır. İptal kararının her iki etkisi de hak sahipliğinin teşhisi (hak sahipliğinin tespiti) meselesine ilişkindir. Başka bir anlatımla, iptal kararı sadece senedi zayi eden hamilin senette mündemiç hakkı senetsiz olarak borçluya dermeyan edebilmesini ve borçlunun da iptal kararını alan kişiye ifada bulunmak suretiyle borcundan kurtulabilmesini sağlar. Kararın maddi hukuk yönünden bir etkisi yoktur. Maddi hukuk yönünden mevcut durum aynen kalır. Başka bir deyişle, iptal kararı hakkın mevcudiyetine, muhtevasına ve bu hak üzerinde tasarruf yetkisine tesir etmez.
İptal kararı, sadece, elden çıkmış bulunan senedin teşhis fonksiyonunu ifa etmekte ve iptal kararı hamiline senetsiz olarak alacağı talep hakkı vermektedir. İptal kararının olumlu etkisi nedeniyle borçlunun karar hamiline yapacağı ifa onu borcundan kurtaracağı için senede zilyet olan üçüncü kişi borcun sona erdiği def'i ile karşılaşabilir. Bu durumda üçüncü kişi, kendisine ifada bulunulan iptal kararı hamili aleyhine sebepsiz zenginleşme davası açabilir (BK. md. 61). Başka bir anlatımla böyle bir durumda senede zilyet olan üçüncü kişi, iyi niyetli iptal kararı hamiline ödemede bulunan borçluya başvuramaz (Bu açıklamalar için bakınız: .....
Davaya konu edilen çeklerden 5 tanesinin ... emrühavalesine keşide edildiğini, ... tarafından müvekkile davacı lehine cirolanıp davacıya teslim edildiğini, diğerinin doğrudan davacı lehine keşide edildiğini ifade etmiştir.
Davacı davaya konu edilen 6 adet çekin davacı tarafından ...'a teslim edildiğini, iradesinin hem tapu devri esnasında hem de çeklerin geri teslim alındığı esnada keşideci şirket yetkililerince organize bir şekilde tasarlanan ve uygulanan fiiller dolayısıyla sakatlandığını, dava konusu çeklerin çekleri teslim alanın ... olduğunu, ...'ın da çekin keşideci olan ... A.Ş'nin yetkililerinden biri olduğunu ileri sürmüştür.
Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, hukuki niteliği itibari ile davacının isteminin menfi tespit istemine yönelik olduğu ve de iş bu davanın hasımsız olarak açılamayacağı, ağır kusur, hata, hile ve tehditin varlığının olup olmadığının iş bu davada araştırılamayacağı istirdat ya da menfi tespit davasında araştırılması gerektiği anlaşıldığından açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle REDDİNE,

2- Ödeme yasağına yönelik tedbir talebinin REDDİNE,

3-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2026