Şirketin İhyası

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin, -----. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ----sayılı dosyası uyarınca, tasfiye halindeki ---- Şirketi’nin ihyası için yetkilendirdiğini, bu yetkinin, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde müvekkilinin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla verildiğini, söz konusu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanmadığını ve bazı malvarlığı işlemlerinin eksik bırakıldığını, ticaret sicilinden silinmiş olsa dahi, şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir gerekçesi ile iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, bu nedenle müvekkilinin şirketin pay sahibi olmamakla birlikte, İcra Hukuk Mahkemesi’nin verdiği yetkiye dayanarak Asliye Ticaret Mahkemesi’nde şirketin ihyası talebinde bulunduğunu, ayrıca Müvekkili ..., yargılama ve harç giderlerini karşılayacak durumda olmayıp maddi olarak hayatını idame ettirmekte zorlandığını, aktif olarak çalıştığı bir işi olmayan müvekkilin hiçbir geliri bulunmamaktadır. Üzerinde hiçbir mal varlığı bulunmayan müvekkilin mali ve ekonomik durum araştırmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunu, adli yardım talebinin kabulüne, tasfiye halindeki ---- Şirketi’nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, hukuki niteliği itibarıyla ------- Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiyesi sonlandırılarak sicilden terkin edilen şirketin Mahkeme dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile TTK 547. maddesi uyarınca ek tasfiyesi için ihyası istemine ilişkindir. Celp edilen sicil kayıtlarının incelenmesinde; davaya konu edilen ------ sicil numaralı "..."nin 06.06.2014 tarihinde tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle sicilden terkin edildiği, şirketin son tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır. Tasfiye memuru alacağa konu olan ---. İcra Dairesi'nin ------. sayılı dosyasının incelenmesi durumunda, kendisinin o dosyada hiçbir zaman yer almadığının görüleceğini ifade etmektedir Bu firmayla veya davacıyla herhangi bir vekalet, ticari veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını savunmaktadır.TTK 547'nci maddesi; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " hükmünü ihtiva etmektedir. Ek tasfiye geçici bir önlemdir. Ek tasfiye ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemektedir. Tasfiyede yapılması gereken bazı işlemler bakımından ek tasfiyeye gereksinme duyulabilir. Bunlar sınırsız sayıda olup, yasanın gerekçesinde örnek kabilinden belirtilmiştir. Söz gelimi; bazı aktifler dağıtım dışı kalmışsa mal varlığının dağıtımı esnasında ilgili yasal hükümlere uyulmamışsa, organlara sorumluluk davası açılacaksa ek tasfiye gereklidir. Şirket tasfiyesinin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olması halinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeden bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar, şirketin ihyası, yani yeniden tescilini isteyebilirler.
Toplanan tüm dosya kapsamı ve delillerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davanın isim benzerliği veya MERSİS hatası sonucu yetki belgesine istinaden yanlış bir şirkete açıldığı anlaşılmakla mahkememizce davacının o şirketi ihya ettirmekte hukuki yararı bulunmadığı ve yanlış hasım gösterildiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının bu durumda----- bilgilerini içeren yeni bir yetki belgesi alarak doğru tüzel kişilik üzerinden yürütmesi gerekmektedir. Davacı yetki belgesine dayalı dava açtığından davalı yararına vekalet ücretine takdir edilmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davanın REDDİNE

2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 390,30 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.