MENFİ TESPİT

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; 29/04/2014 tarihinde davalı banka ile borçlu ... Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığını, kendisinin genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak gösterildiğini, sözleşmelerin sahte ve geçersiz olduğunu, ... tarihleri aralığında dava dışı asıl borçlu ... Şti.'nin bankaya borcunu tamamen ödeyerek ibralaştıklarını, davalı bankanın sahte Genel Kredi Sözleşmelerine dayanarak ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada dava açıldığını, mahkemenin ... ve karşı taraf aleyhine 9.000.000 TL borca hükmettiğini, asıl borçlu şirket ... Şti.'nin 2025 yılında iflas ettiğini ve borcun ortadan kalktığını, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu ... Şti.'nin iflası nedeniyle ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada davalının takibi bıraktığını, ancak kefil olarak kendisine karşı cebri icra işlemlerinin halen devam ettiğini, haksız şekilde tahsilat ve icra işlemleri yürüttüğünü belirterek sahte belgeye dayalı borcun bulunmadığını, TBK 598/3 uyarınca borcun kefil açısından geçersiz olduğunu, davacı hakkında yürütülen cebri icra işlemlerinin durdurulmasına, haksız icra nedeniyle doğan tüm mağduriyetin giderilmesi, yapılan tahsilatların iadesi ve hak düşürücü süre nedeniyle sorumluluk tesis edilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas... Karar sayılı dosyası, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri celp edilmiş incelenmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır.
Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile;
"Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek;
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6,7,8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına)
Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir.
Eldeki dava, 07/03/2026 tarihinde açılmıştır.
Yukarıda değinilen ihtisas mahkemesi kararından sonra dava ikame edilmiştir.
Bu durumda, 6102 s. Türk Ticaret Kanunun 4/1-(f) maddesi hükmü uyarınca, dava dışı asıl borçlu ...Ltd. Şti. ile davalı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan davacı ...'nin genel kredi sözleşmesinin geçersizliği, kefillik süresinin sona erdiği, asıl borçlu şirketin iflası sebebiyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun sona erdiği, müteselsil kefil olarak kendisine başvurulamayacağı ve takibe devam edilemeyeceği iddiaları kapsamında açılan menfi tespit davasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağına ilişkin ihtilafın ve uyuşmazlığın çözümünün Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6,7,8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir. Bu nedenle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir.

(Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);

1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararındaki "iş dağılımı" gereği İstanbul 6.,7.,8.,9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birisine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE,

2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın niteliği itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 11/03/2026