Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Davacı vekili dilekçesinde özetle; .... Turizm Taşımacılık Ltd. Şti.'ye ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya ait ... plakalı yabancı araca 08/08/2025 tarihinde çarpması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının ikamet adresi olan Almanya'ya döndüğünü orada bulunan yetkili firma tarafından yapılan muayene sonrası 05/09/2025 tarihli ekspertiz raporu ile aracında 5.892,83 Euro hasar, 447,00 Euro değer kaybı belirlendiğini, davalı sigorta şirketince 28.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, ve 21.462,21 TL tutarında değer kaybı ödemesi yaptığını belirterek, hasar tazminatı ve ikame araç bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının 08/12/2025 tarihli ara kararı ile, davalılar ... ile ... yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği ve tefrik edilen dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.

Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c)
Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davalı .... ve ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığını, Vergi Dairesi yazı cevabında da davalıların işletme esasına göre defter tuttuğu görülmekle davanın nispi ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 06/10/2025 tarih, .... Esas, ... Karar sayılı ilamında; davacının ticari araç sahibi gerçek kişi olduğu emsal nitelikteki dosyada; "Dava, trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu tazminat istemi haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle oluşan zarardan kaynaklanmakta olup davacı da tacir olmadığından HMK'nun 2. maddesi gereği uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilip sonuçlandırılması gerektiğine karar vermek gerekmiştir. (Aynı yönde, İzmir BAM 23.Hukuk Dairesi 2024/783 Esas 2024/937 Karar sayılı istinaf kararı)" uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 07/11/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; davacının ticari araç sahibi gerçek kişi olduğu emsal nitelikteki dosyada; "Somut olayda, davacılar adına kayıtlı bulunan ... plakalı ticari taksi ile davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın çarpışması sonucu, araçta meydana gelen hasar, onarım bedeli ve değer kaybı zararının tazmini için başlatılan icra takibine itiraz edildiği, davacıların yaptırılan araştırmaya göre tacir olmadıkları, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı ve olayın haksız fiilden kaynaklandığı, her iki tarafın tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir" şeklindeki gerekçesinde de davalının ticari şirket davacının ticari taksi sahibi gerçek kişi olduğu uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ele alınarak incelendiğinde, davacının 08/08/2025 tarihli meydana gelen trafik kazası ile hasar tazminat ve ikame araç bedeli talep etmekle, davayı ikame ettiği görülmüş ise de, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu uyuşmazlık için sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve bu başvurunun zorunlu arabuluculuk başvurusunu bertaraf ettiğinden bahisle dava şartı ekliğinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, işbu hususun yalnızca sigorta şirketi bakımından geçerli kabul edildiği ve davalı olarak gösterilen işleten ve sürücü yönüyle arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gözetilerek sigorta şirketi bakımından davanın asıl dosyada devamı ile diğer davalılar yönüyle davanın tefriki ile oluşturulan işbu dosya bakımından yapılan inceleme ile davanın mutlak ticari dava olmadığı, dava konusu kazaya karışan araçların da ticari niteliği bulunmadığı, uyuşmazlığı görmeye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ve eldeki dosyanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı sonuç ve kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (emsal nitelikte karar ilamı; İstanbul BAM 40 HD' nin 2022/674 esas, 2022/1083 karar)

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,

3-HMK 20. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,

4-Davaya yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA,

5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda karar verildi. 08/12/2025