Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili talebi özetle: Davacı kooperatif; ... faaliyet yılına ait genel kurulunu gerçekleştirdiği ... tarihli toplantısında daha önce tahsis ile alınan arsaların, belediyeden devir alınması ve üyelere tapuların tahsisen verilmesinin gündeme gelmesi üzerine, ... ... söz aldığını ve ... Belediyesi'nden kooperatife iki (2) farklı zamanda yer tahsisi yapıldığını, üyelerin değişik tahsisli yerlere başlangıçta üye olduklarını, bunun için yeni yönetime grup grup üyeleri gruplandırıp yer tahsis edilmesi için yetki verilmesini istediğini, istem oylamaya sunulduğunu ve üyeler, farklı gruplar halinde gruplara ayırmaya ve ada parsel belirtilerek üyelere yer vermeye konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini, oy birliği ile yönetime üyeleri farklı gruplar halinde yönetimin yetkisi ile ada parsel tespit ederek yer verme yetkisi verildiğini, yönetime, ... Belediyesi'nden, kooperatife yerlerin devir alınması ve üyelere tahsis için yetki verildiğini, Davacı kooperatif; üyelerin iki gruba ayrılmasına ve gruplardan birine ... Mahallesi'nden, birine de ... Mahallesinden arsa verilmesini kararlaştırdığını, ... Yılı ve öncesi yıllarda yapılan genel kurullarda karar aldığını, alınan kararlar uyarınca da, mülga ... Belediyesi'ne başvurulduğunu ve birinci grup için ... Mahallesi'nden ... yılında arsalar satın alındığını, ... Mahallesinden alınan arsalar imarlı ve tapulu olduğunu, diğer grup için alınması kararlaştırılan taşınmazlar içinde ... Mahallesi'nden arsa alımı için ... yılında mülga ... Belediyesi'ne başvurulduğunu, ... Mahallesi'ndeki taşınmazlar, tapulu ve imarlı olmadığını, bu arsalar adı geçen belediyeye de ait olmadığını, Belediye, kendisine ait olmayan 2/b Hazine arazilerini, ... den yetki almadan, tarafımıza satmış, parasını aldığını, durumun sonradan anlaşıldığını, 6292 Sayılı Kanun çıkınca, yasadan yararlanılarak bu taşınmazlar gerçek sahibinden bedeli karşılığı tekrar alındığını, Davacı kooperatif, birinci grup üyeleri için, ... ve öncesi faaliyet yıllarına ait genel kurullarda, ... Mahallesin'den (...) adet tapulu ve imarlı arsayı, arsaların maliki mülga ... Belediyesi'nden satın ve teslim almaya karar verdiğini ve verilen karar uyarınca da ... yılında gerekli başvurular yapıldığını, ... Mahallesi ... Ada ... ila ... parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel ve ... Ada ... ila ... Parsel sayılı arsaların taraflarına devri sağlandığını, Tahsis- satış bedelinin tamamı belediyeye ödendiğini, bu hususlar, ... tarihli genel kurul toplantı tutanağında da teyit edildiğini, Davacı kooperatif, aynı zamanda ikinci gurup üyeleri için de yine genel kurul kararları uyarınca ... Mahallesinden brüt ... m2 taşınmazın tapusunu alabilmek için mülga ... Belediyesi'ne başvurduğunu, Belediye meclisi, ... tarihli toplantısında davacının bu başvurusunu kabul ettiğini Mecliste; ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., .., ..., ... ve ... parselleri o günkü rayiç bedel üzerinden müvekkilinin kooperatife tahsis ettiğini, arsa devir işlemlerinin yapılmasına karar verdiğini, belirlenen bedelin tamamı belediyeye ödendiğini, belediye, ... Mahallesi'nden arsaların tapusunu devredebilmesine rağmen, ... Mahallesi'ndeki işbu taşınmazların tapusunu taraflarına veremediğini, ... Mahallesindeki işbu ... m2 taşınmazın, mülga ... Belediyesi ile ilgisinin olmadığını, gerçek malikin ... ... olduğu anlaşıldığını, ... ..., ... dönümden, ... dönümlük taşınmazı parça parça kamu ihaleleri ile sattığını, işbu geri kalan 60 dönümlük taşınmazın gerçek zilyetleri hızlıca tarafımızdan tespit edildiğini ve onlardan parası karşılığı zilyetlik hakları alındığını, taşınmazlar fiilen de tasarruflarına geçtiğini, zaman içinde 6292 Sayılı (2/B) yasası çıktığını, tarafımız da 2/B yasasından yararlandığını ve maliye hazinesine ödemeler yaparak ... m2 taşınmazın tapusunu aldığını, imar çalışmaları neticesinde tevhit- ifraz çalışmaları, ... kesintisinden sonra taşınmazlar ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... Ada / ... Parsel sayısını aldığını, taşınmazları kendisine ait gibi gösterdiklerini, taraflarınca haksız yere para alan mülga ... Belediyesine de sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat davası açıldığını ve ödediklerinin iadesi talep edildiğini, dava, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... (.../...) E. Sayılı dosyası ile görüldüğünü ve kabul ile sonuçlandığını, yüksek mahkeme incelemesinden geçerek kesinleşen karar uyarınca belediye hakkında icra takibi başlatıldığını, alacakları resmi yoldan tahsil edildiğini, dava devam ederken ... ... kapatıldığını ve ... Belediyesi'ne ilhak edildiğini, bu nedenle karar, ... Belediyesi hakkında verildiğini, verilen kararda geçen alacakları Antalya ... İcra Dairesi'nin .../.. E. Sayılı dosyası ile infaz edildiğini, davacı kooperatifin mülga ... Belediyesi'nden, tapulu imarlı tahsis ile aldığı ... Mahallesi'ndeki (...) adet parsel dışında aldığı bir parsel olmadığını, davacı kooperatif; ... tarihli genel kurulunda; taşınmazların alımına dair kararların alındığını, ... yılı ve öncesi yıllarda yapılan genel kurullara gönderme yaptığını ve daha önce satın alınan taşınmazların tapularının devralınması için karar alındığını, yönetime bu konuda yetki verdiğini, yönetim kurulu da, genel kurul kararına uygun olarak arsaların kooperatif üzerine tahsisi (devri) için Mülga ... Belediyesi'ne başvurduğunu, arsaların alınması, tahsisi işlemleri ... faaliyet yılına ilişkin ... tarihli genel kuruldan önceki genel kurullarda kararlaştırıldığını, karar uyarınca taşınmazlar ... yılında satın ve teslim alındığını, ilgililerine ödemeler yapıldığını, ... Tarihli genel kurulda sadece, önceki genel kurullarda alınan kararlar uyarınca tahsis için kararı alındığını, Mülga ... Belediye Encümeni de; ... tarih ve .../... sayılı kararıyla, ... Köyü ... Ada ... ila ... parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel, ... Ada ... ila ... Parsel ve ... Ada ... ila ... Parsel sayılı taşınmazların satışına yönelik karar aldığını, Davacı kooperatife ait ...'deki taşınmazları tapuda, ... Ada ile başlamakta ve ... Ada ile son bulduğunu, Kütük sayfaları; ... ile ... ve ... ile ... arasını kapsadığını, Bölgeyi de kapsayan, idari (imar) çalışmalarda bahsi geçen taşınmazlara ilişkin ada / parsel numaralarında değişiklik olduğunu, İdari tasarruflar, imar plan çalışmaları, tevhit, ifraz ve vs. çalışmalar ile günümüzdeki ada, parsel numaralarını aldığını, eski parsellerin karşılığı güncel parseller deliller kısmında listelendiğini, Davalı ..., davacı kooperatifin hiç bir zaman üyesi olmadığını, tarafına, yapılan tapu tahsis işlemi yolsuz olduğunu, Davalı, tahsis ile üzerine aldığı (...) parça taşınmazı, elden çıkardığını, Bu nedenle, tapu iptal ve tescil davası yerine, taşınmazların bedelini talep etmek gerekli olduğunu, Mülga ... Belediyesi'nin aldığı karara dayanarak, bahsi geçen taşınmazların tapusu, tapu sicil müdürlüğünün ... tarih ve ... yevmiye sayılı yazısı (işlemi) ile davacı koperatife tahsis ile devredildiğini, ... Tarihinde, üyelere, tahsis- devir işlemi yapılırken, esas alındığı iddia edilen ... faaliyet yılına dair ... tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetveline, uygulamada uyulmadığını, Tapuda devir yapılanlardan sadece, on (10) kişi üye olduğunu, bunlar (hazirun cetvelindeki kişiler- üyeler de), ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... (... ...), ... ... (... oğlu), ... ..., ... ... ve ... ..., Üye olan üç (3) kişiye, ikişer (2şer) arsa verildiğini, Bunlar, ... ..., ... ... ve (... oğlu) ... ... olduğunu, üzerlerine arsa devri yapılan diğer kişiler, davacı kooperatif üyesi olmadığını, üye olmayan bu kişilerden bir kısmına birden fazla arsa verildiğini, üye olmayan ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ...'tur. ...'a (18) adet arsa devredildiğini, ilgili dönem yönetim kurulu, usulsüz işlemler yaptığını, hukuka aykırı kararlar aldığını, ... faaliyet yılına dair ... tarihinde yapılan genel kurul toplantısında da gündeme geldiğini, bunun için ayrı komisyon kurmaya gerek olmadığını, yönetim kuruluna bu konuda yetki verildiğini, geçmişteki yönetimin, üye olmayanlara arsa verdiğini, ayrıca sahte üye kaydı yaptığını, hem genel kurul ve yönetim kurulu kararları hilafına iş yapılmasını, hem Kooperatifler Kanunu ve diğer mevzuat düzenlemelerine aykırı işlem yapılması (eşitlik- denklik ilkesinin ihlali) durumu, dürüstlük kuralına uyulmaması söz konusu olduğunu, Yönetim Kurulu; ... faaliyet yılına dair ... tarihli genel kurul toplantısını- kararlarını, süresinde noterliğe onaylatmadığını, ...'ye tescil ettirmediğini, gazetede de yayınlatmadığını, Genel Kurulda alınan kararların ve eki hazirun listesinin resmiyet kazanabilmesi- geçerli olabilmesi için, öncelikle noter onaylı olarak ... Ticaret ve Sanayi Odası (...) tarafından tescil edilmesi, ardından gazetede ilan edilmesi gerektiğini, ... Tarihinde istifa ettiğini, yetkisiz duruma düşen yönetim kurulu, Genel Kurul toplantı tutanağını, istifasından beş (5) ay sonra, ... tarihinde "Antalya ... Noterliği'nin ... Tarih ve ... Yevmiyeli işlemi ile onaylattığını, ... Tarihinde yapılan genel kurula ilişkin toplantı tutanağı, on beş (15) gün içinde Sanayi ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil edilmediğini, Tescil, noterlik onayından bir gün sonra, ... tarihinde yapılmıştır. Tescil, genel kurul toplantısından (278) gün sonra gerçekleştirildiğini, Yönetim kurulunun istifasından sonra, davacı kooperatif, ... ve ... yılları genel kurulunu toplamamıştır. Bir başka ifade ile, ... faaliyet yılına ait ... yılında toplanması gereken olağan genel kurul ile ... faaliyet yılına ait ... yılında toplanması gereken olağan genel kurul toplanmadığını, Kooperatif başı boş bırakıldığını, ... Tarihli Genel Kurul Toplantısında görevlendirilen Yönetim Kurulu da, ... tarihinde istifa ettiğinden, kooperatif ... ile (... faaliyet yılına dair genel kurulun toplandığı) ... yılı arası (3 yıl) ortada kaldığını, Davacı kooperatifin, ... yılı faaliyetlerine ilişkin ... tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetime seçilen ... (...) ile yönetim kurulu üyesi ... iddia edilen yolsuzluklar ile ilgili bila tarihli tutanak düzenlediklerini, davacı kooperatifte, ... yılından önce yolsuzluklar, usulsüzler yapıldığını, tutanak ile bu durum açıkça kabul edildiğini, Dava konusu taşınmazları tahsis eden mülga ... Belediyesi ... ve diğer ilgili dönem belediye yöneticileri usulsüzlükleri, hukuka aykırı işlemleri nedeni ile haklarında açılan Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı kamu davasında cezalandırılmışlardır. Yüksek mahkeme incelemesinden geçen kararlar onanarak kesinleştiğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ve zararın tüm davalılardan tahsili ve dava neticeleninceye kadar davalıların tüm malvarlığına ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edildi.
Davacı Kooperatif tarafından davalı gerçek kişi aleyhine açılan tazminat davasında; dava dilekçesinde açıkça davalının hiç bir zaman kooperatif üyesi olmadığının belirtilmesi nedeniyle;
Mahkememizce Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davacı ...'nin kuruluşundan bu güne kadar yapmış olduğu olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına ilişkin genel kurul toplantı tutanakları ve tutanaklara ait haziran cetvellerinin gönderilmesinin istenmiş, davalının toplantılar için hazırlanan hiç bir üye listesinde yer almadığı, dolayısı ile davacı kooperatifin üyesi olmadığı sübut bulmuştur.

Davalının tacir olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bağlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılmış, müzekkere cevaplarının tetkikinden; davacının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler.
HMK'nın 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek "Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." ifadesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
Somut olayda; davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2026