KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
1-
VEKİLİ:

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkile ait ... plakalı aracın, Konya ili, ..., ... Mahallesi, ... Sokak mevkinde 14.11.2024 tarihinde seyir halindeyken ... plakalı ruhsat sahibi ... Anonim Şirketi, sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile müvekkilinin aracına çarparak müvekkilinin aracında büyük bir hasar almasına sebep olduğu gibi nedenlerle uzman bilirkişi marifetiyle belirlenecek miktara göre ileride talep arttırmak kaydıyla değer kaybı talebinin belirsiz alacak 100 tl değer kaybının olay tarihi 14.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydı ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, uzman bilirkişi marifetiyle belirlenecek miktara göre ileride talebini arttırmak kaydıyla belirsiz alacak 100 tl araç mahrumiyet zararının (davalı sigorta şirketi hariç) olay tarihi 14.11.2024 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı araç sahibi ... ... merkezi anonim şirketi ile davalı araç sürücüsü ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, haksız fiilden kaynaklanan fazlaya ilişkin tüm alacak ve dava haklarımızın saklı tutulmasını, arabuluculuk giderleri ile tespit masrafları, tüm muhakeme masrafları ve ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ’ye 27.03.2025 tarihinde 110.458,12 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddinin gerektiği gibi nedenlerle huzurdaki davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Merkezi Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlığa konu kazada, müvekkiline ait aracın sürücüsü ... ...’ın kusurlu bulunduğuna dair kesin bir rapor bulunmadığını, davacının aracında meydana gelen hasar, davacının da kusurunun olabileceği bir kaza nedeniyle meydana geldiğini, bunun yanı sıra, basit bir onarım ile giderilebilecek nitelikteki hasar nedeniyle aracın kullanılamaması hali söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği şekilde ve sürede aracın uzun süre serviste kalmasının sebebinin de irdelenmesi gerektiğini, zira dosyaya davacı tarafça sunulan Ekspertiz Raporunda hasar onarım süresinin 7 gün olduğu belirtildiği gibi nedenlerle haksız ve kötüniyetli davanın reddini, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 14/11/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazmini hususunda olduğu görülmüştür.
... Sigorta Aş'ye, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye Sigortalar Birliğine, ... Sigorta Aş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 23/05/2025 tarihli tensip zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 19/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü Muhammet ...'ın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... sigorta şirketinin ... numaralı ZMSS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı Muhammet ... ve Döksan şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 10 gün, günlük araç kirasının 1.600,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 16.000,00 TL olarak tespit edildiği, 2.386,10 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 13.613,90 TL olacağı, bu tutardan poliçe teminatlarında olmadığından davalı Muhammet ... ve Döksan şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç işleteni ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 26/02/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ İLE;
(a) Davacının 14/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 60.000,00 TL değer kaybı bedeli maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 26/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ... ... MERKEZİ ANONİM ŞİRKETİ ve ... ...'TAN (Kaza tarihi olan 14/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının 14/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 13.613,90 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... ... MERKEZİ ANONİM ŞİRKETİ ve ... ...'TAN kaza tarihi olan 14/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.028,57 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40 TL peşin harcın ve 1.255,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.158,17 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (60.000,00/73.613,90) oranına isabet eden 2.574,11 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)

3-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından karşılanan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ve 1.255,00 TL tamamlama harcı, 1.922,50 TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50 TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 10.495,80 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (60.000,00/73.613,90) oranına isabet eden 8.554,74 TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)

5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (60.000,00/73.613,90) oranına isabet eden 36.677,86 TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ... Aş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2025