KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLİ:

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

GEREKÇE YAZIM TARİHİ:

Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirketin sigortalısı, ... ait ... yönetiminde olan ... Plakalı araç sigortalı şirket nezdinde poliçe ..., ... acente nolu ve 01/08/2024 tanzim tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle sigortalandığını, 26/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili ... ' in sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı araç akaryakıt almak üzere park halinde iken, sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı araç müvekkiline ait araca sağ ön taraftan çarpmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bahse konu maddi hasarlı trafik kazasında sigortalı ... %100 asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araç bu kazadan dolayı hasar almış ve müvekkili tarafından onarımı yaptırıldığını, müvekkili meydana gelen hasarın onarımı için 88.152,40 TL ödediğini, araçta onarım sonrası değer kaybı söz konusu olduğunu, araç serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, bu nedenle müvekkilinin Sigorta Şirketine uğradığı zararın giderilmesine yönelik başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu, sigorta şirketine yaptıkları 13/03/2025 tarihli başvurunun olumsuz sonuçlandığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere davalı sigorta şirketin sigortalısı ... ait ... tarafından kullanılan aracın haksız fiil ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan araç değer kaybı bedeline binaen şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatın, yargılama sırasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile H.M.K.107 madde uyarınca belirlenecek maddi tazminatın(araç değer kaybı), davalı sigorta şirketi için başvuru tarihi olan 13/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tazmin ve tahsiliyle davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile lehlerine hükmedilecek vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılması Mümkün olmadığını, davacıya ZMMS kapsamında hasar tazminatı ve değer kaybı bedeli ödenmiş olup müvekkili şirketin değer kaybı talebi yönünden hukuki bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçe kapsamında sigorta limiti 200.000,00 TL olarak belirlendiğini, dosya kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından ... ve ... numaralı hasar dosyaları açıldığını, 11.02.2025 Tarihli yerinde inceleme yapılarak ekspertiz raporu alınmış, araç üzerinde hasar incelemesi yapılmış ve davacıya 03.03.2025 tarihinde 95.000,00 TL hasar tazminat ödemesi ve değer kaybı ekspertiz raporu doğrultusunda 12.02.2025 tarihinde 87.908,67 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, değer kaybı ekspertiz raporunda 35.000,00 TL olduğu tespit edildiğini ancak bu tutar davacının banka hesabına 18.04.2025 Tarihinden itibaren 7 defa müvekkili şirketçe ödenmiş olmasına rağmen davacı tarafından ödeme iade edildiğini, son olarak 21.05.2025 Tarihinde davacıya değer kaybı ödemesi yapılmış ancak aynı gün ödenen tutar tekrar iade edildiğini, değer kaybı ödemelerine ilişkin dekontlar dilekçemiz ekinde sunulmuş olup davacı değer kaybı ödemesini defaten iade etmiş olup davacı TMK'nun 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığını, dolayısıyla davacının dava dilekçesindeki ödeme yapılmadığı yönündeki iddiası gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle usule ilişkin itirazları ve tüm dava şartı noksanlıkları sebebiyle davanın usulden reddini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişinin raporu doğrultusunda H.M.K.107/2 madde gereği; 100,00 TL araçta oluşan değer kaybına ilişkin maddi tazminat talebimizi bilirkişinin raporu doğrultusunda H.M.K. 107/2 madde gereği 74.900,00 TL yükseltilmesine ve 75.000,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 13/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/11/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; İşbu davada, davalı ile protokol uyarınca sulh olunduğunu, davalı arabulucuk ücreti hariç tazminat, faizi, avukat ücreti ve yargılama giderini ödediğini, arabulucuk ücreti davalıya yükletilmek üzere sulh olunduğundan arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili kaydıyla davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 20/11/2025 tarihli dilekçesi ile özetle; Davacı vekiline 13.11.2025 Tarihinde bilirkişi raporu doğrultusunda ödeme yapılmış olması ödenmiş ve 17.11.2025 Tarihli protokol gereğince davacı ile sulh olunması ve davanın konusuz kalmış olması sebebiyle HMK'nun 331. Maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.

İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekili tarafından 24/11/2025 tarihli dilekçe ile davalıyla sulh olduklarını bu nedenle davalarından ve tüm taleplerinden feragat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri veya vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
6100 Sayılı Kanunumuzun "Feragat" başlıklı 307/1. Maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Şekli" başlıklı 309. Maddesinde; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." amir hükmü yer almaktadır.
Adı geçen kanunumuzun "Feragat ve Kabulün Zamanı" başlıklı 310/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
" denilmiştir.
Adı geçen kanunumuzun "Feragatın Kabul ve Sonuçları Başlıklı" 311/1. Maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin Mahkememizin 24/11/2025 tarihli dilekçesi ile davalarından ve tüm taleplerinden feragat ettiği, davacı vekilinin dosyaya ibraz etmiş olduğu vekaletnamesinde davadan feragata ilişkin olarak ayrıca ve açıkça yetkilendirildiği, feragatın muhakeme devam ederken süresinde yapıldığı, kayıtsız ve şartsız olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 311/1 maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sulh protokolü uyarınca arabuluculuk ücretinin davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığında araculucuk ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 311/1 maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınan 615,40 TL peşin harç ve 1.279,10 TL ıslah harcından alınması gereken 410,27 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 1.484,23 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin taraflar arasında imzalanan protokol gereğince davalı üzerinde bırakılmasına,
5-İşbu dosyada arabuluculuk dava şartı değil ise de taraflar arasında akdedilen ptorokol gereğince davacı tarafından başvurulan hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6-Taraf vekilleri arasında imzalanan protokol gereğince taraflara vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere

verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025