Tazminat

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---- plakalı ------ otomobil ile 08.06.2023 saat 22.35'te -----Caddesi üzerinde park halinde iken mülkiyeti ve işleteni ---- olduğu----- plakalı ---- Kamyonetin davalı ----- idaresinde otomobilin arkasından çarpması ile savrularak önünde park halindeki dava dışı ----- plakalı motorlu araca çarpmak suretiyle ön ve arka tarafından hasarlandığını, polis tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ----- nizami olarak park edilmiş araçlara çarptığını ve kazanın oluşumunda tek kusurlu olduğunu ve KTK 52/1-B maddesini ihlal ettiğini, müvekkiline ait motorlu araçtaki hasar ----- 02.10.2023 tarihli faturaları ile giderilmiş olduğunu, aracın tamir süreci, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle kazanın meydana geldiği 08.06.2023 ile otomobilinin onarılarak kendisine teslim edildiği 28.09.2023 tarihleri arasında otomobilinden yüz beş gün süreyle mahrum kaldığını, tüm bu nedenlerle; HMK'nun 107 ve ilgili maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak yüz beş günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 08.06.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 05.11.2025 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 100,00 TL tutarındaki talebini, 8.000,00 TL'ye arttırdıklarını, araç mahrumiyet bedelinin Türk Borçlar Kanununun 117. Maddesi uyarınca kaza tarihi olan 08.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasının ------ikamet etmesi nedeniyle davanın yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesini, mülkiyeti tarafına ait olan ve---- sevk ve idaresindeki --- plakalı kamyonet ile meydana gelen kazada karşı tarafın dava dilekçesinde aracının yüz beş gün tamirde kaldığını ileri sürerek yüz beş günlük araç mahrumiyet bedelini talep etmiş ise de oluşan kazada davacı tarafın aracının yüz beş günlük sanayide kalacak durumunun olmadığını, bu iddianın abartıldığını, tüm bu nedenlerle; usulsüz ve mesnetsiz davanın reddini, Mahkemenin yetkisizlik kararı vermesini, davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ----- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı -----davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;

trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir. ----- plakalı araç davacıya, ----- plakalı araç davalı ----- ait olup,------ plakalı aracın sürücüsü davalı ------
08.06.2023 günü saat 22: 35 sıralarında sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı kamyonet ile ---yönüne doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağ ön kısımlarıyla, olay mahalinde seyir istikametine göre yolun sağında park edilmiş olan ---- plakalı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması neticesinde bu otomobilin ötelenerek ön kısımlarıyla önünde park halinde bulunan ------ plakalı aracın arka kısımlarına çarptığı maddi hasarla sonuçlanan dava konusu kaza meydana gelmiştir.

Dava konusu kazadaki kusur durumunun ve davacıya ait aracın makul onarım süresi ile araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; davalı sürücü----- idaresindeki araç ile tek yönlü bölünmüş yol üzerinde seyri sırasında; yolana gereken dikkatini vererek kontrollü ve tedbirli şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken, bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce seyri neticesi park halinde olan araca çarpması ile sebebiyet verdiği kazada 2918 sayılı KTK madde 52/1-b (sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar), madde 84/d (arkadan çarpma) gereği asli kusurlu olduğu, yolun sağ tarafında park halinde bulunan ---- plakalı aracın, mahalde direksiyon hakimiyetini kaybederek gelen sürücü ----- idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen kazada kazanın meydana geliş, mahal ve görüş şartları dikkate alındığında kazaya etkenliğinin bulunmadığı, davacıya ait aracın makul onarım süresinin 10 (on) gün olduğu, kaza tarihi itibariyle günlük araç mahrumiyet bedelinin 800,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 8.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, davalı sürücü ----- yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın makul onarım süresinin 10 (on) gün olduğu, kaza tarihi itibariyle günlük araç mahrumiyet bedelinin 800,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyet bedelinin 8.000,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle HMK 107/2 maddesi gereğince dava değer artırım dilekçesi sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince dava değer artırım dilekçesi sunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın kabulüne, 8.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 08.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 137,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 137,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından 615,40 TL başvurma harcı, 175,00 TL vekalet harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 903,50 TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 6.193,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,

7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.