İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı -----Şirketinin kuruluşunun, 27.05.2021 tarihinde ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce ----- Gazetesi’nde ilan olunduğunu, devraldığı aldığı lisans hakları ile spor, eğlence sektörü, çizgi kahramanların vb. koleksiyon kartlarını üreten ve satan bir şirket olduğunu, davacının, 24 Şubat 2025 tarihinde banka hesaplarına konan bloke ile ----- İcra Dairesi'nin----- esas sayılı dosyası üzerinden banka hesaplarına haciz gönderildiğini öğrendiğini, ---- ----- davacı nezdindeki alacakları üzerine İİK.89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin, davacı şirkete tanımlanmış KEP adresine gönderildiğinin anlaşıldığını, söz konusu KEP adresine, herhangi bir telefon numarası veya e-posta adresi tanımlı olmadığından, davacı -----İİK. 89. Maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını ve bu sebeple itiraz edemediğini, davacı ----- ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu sebeple davalı ----- davac nezdinde hiçbir hak ve alacağı veya yedinde malı olmadığını ancak hesaplarına konan haciz sebebiyle tüm hesapları bloke edildiğinden müvekkilinin hiçbir ödemeyi yapamaz hale geldiğini, dosya alacaklısı davalı ------davacı nezdinde hiçbir hak ve alacağı veya yedinde malı olmadığını, KEP adresine yapılan tebligatlardan haberdar olunmadığından itiraz edilemediğinin ifade edildiğini, hacizlerin kaldırılması için borçlu olunmamasına rağmen işlemiş faiz tutarından bir miktar indirim yapılarak 141.650,00 TL ödenmesinin talep edildiğini, banka hesaplarındaki haczin kaldırılması, bankalar nezdindeki kredibilitenin korunması ve yaklaşan KDV başta olmak üzere benzeri ödemelerin yapılabilmesi için belirtilen tutarın, haciz tehdidi altında 25 Şubat 2025 tarihinde icra dosya hesabına belirtilen tutar ödendiğini ve hacizlerin kaldırıldığını, ödemenin esasen borçlu olunmamasına rağmen, haciz tehdidi altında yapıldığını, iadesi için her türlü hukuki haklarını saklı olduğu icra dosyasına sunulan dilekçe ile bildirildiğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı ----- davacı nezdinde hiçbir hak ve alacağı veya yedinde malı olmamasına rağmen haciz tehdidi altında 25 Şubat 2025 tarihinde -----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosya hesabına davacı tarafından ödenen 141.650,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya -----. İcra Dairesinin ------esas sayılı dosyasından taraflarının talebi ile İİK.nun 89. Maddesi kapsamında üç kez haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, birinci haciz ihbarnamesinin 29.10.2024 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 19.11.2024 tarihinde ve üçüncü haciz ihbarnamesinin de 14.12.2024 tarihinde davacının e tebligat hesabına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacının birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine yedi günlük yasal süresi içerisinde icra dairesine dilekçe vererek itiraz etmediğini, üçüncü haciz ihbarnamesine de yasal süresi içerisinde dava açarak itiraz etmediğini, haciz ihbarnamelerinin tümünde, özelikle de üçüncü haciz ihbarnamesinde işbu ihbarnamelere cevap verilmemesi durumunda borcun davacıdan cebri icra yolu ile tahsil edileceğinin açıkça belirtildiğini, bu durumun yasal dayanağı olan İcra İflas Kanunun 89. Maddesinin de ihbarnamede tüm metni ile yer aldığını, davacının bu ihbarnamelerde de açıkça belirtildiği üzere birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine icra dosyasına sunacağı bir dilekçe ile üçüncü haciz ihbarnamesine karşı da yasal süresinde açacağı menfi tespit davası ile tüm ispat yükünü alacaklıya yıkabilecek iken icra dairesi tarafından kendisine gönderilen bu ihbarnamelerin hiçbirine cevap vermediğini, davacının icra dosyasında borçlu olmasının ve kendisine karşı cebri icra yoluna başvurulabilmesinin de bu sebepten olduğunu, davacının haksız iddiaların yanı sıra tebligatın usulsüz olduğunu da iddia ettiğini, bu iddiasının da tümü ile hukuka aykırı olduğunu, Tebligat Kanunun 7/a maddesinin elektronik tebligata ilişkin olduğunu, Tebligat Kanunu madde 7/a gereği, e-tebligat adresi olan kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğunu, davacının iletişim bilgilerinin eksikliğinin, tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğini, gönderim usulü esas olup, bildirimin alınmasının yükümlülüğünün muhatabında olduğunu, davacının e tebligat adresine e posta ya da telefon numarası kaydetmemiş olmasının ve bu nedenle gönderilen tebligatlardan haberdar olmamış olmasının müvekkilinin suçu olmadığını aksine bu kusurun tamamen davacıya ait olduğunu, davacının, TTK.nun 18. Maddesi gereği basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, e-tebligat altyapısına sahip olmasına rağmen iletişim bilgilerinin eksikliğinin, bu yükümlülüğe aykırılık teşkil ettiğini, bu eksiklik nedeniyle bildirimlerin alınmamasının kendi kusuru olduğunu, davacının dava ve cevaba cevap dilekçesinde de belirttiği üzere işbu huzurdaki davayı İİK 89/5 hükmüne dayandırdığını, İİK.nun 89/5 hükmünün açıkça işbu ''kötü niyetli alacaklı'' ifadesine yer verdiğini, bu nedenle ödenen paranın davacıya geri iadesine karar verilmesi için taraflarının kötü niyetli olduğunun ispatı gerektiğini, Hukukun genel kuralları gereği iddia eden iddiasını ispatlamak ile yükümlü olduğunu, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bugüne kadar somut bir vakıa veya belge ile taraflarının kötü niyetli davrandığını ileri süremediğini, bu nedenle İİK.nun 89/5 hükmü uyarınca yapılan ödeme istirdatına dair taleplerin hukuken dayanaksız olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve dayanaksız açılmış davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ----- Şirketi'ne usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, ilgili davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava, 2004 sayılı İİK'nun 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi uyarınca haciz tehditi altında ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.İİK 89/5. maddesinde Üçüncü şahıssın, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanacağı ve her hâlde üçüncü şahsın, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği iadesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.Yargıtay --- Hukuk Dairesi' nin ---- Esas, -----Karar sayılı BAM Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir.Bu durumda İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit/istirdat davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının, görevin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamakta ve görevli mahkemenin, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle, asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2025 tarih, ---- esas, ----- karar sayılı ilamı)
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ------- Asliye Hukuk olduğunun tespitine,
2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalı -----. vekilinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.