6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı- Borçlu'ya ait ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., plakalı araçlar ile 12.10.2018-07.07.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, bu süre içerisinde ödenme yapılmaması üzerine, İstanbul 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde takip borcuna itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının olumsuz sonuçlandığını belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının itirazının kötü niyetli ve alacağın likit olması sebebiyle asgari % 20 oranında icra inkâr ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30/01/2026 tarihli ara kararı ile; "Dava dilekçesi ekinde ihlalli geçişlere ait dökümanlar, CD görüntü kayıt ve fotoğrafları vb.hiç bir belge sunulmadığı, ihlalli geçiş yaptığı ileri sürülen araçların tescil kayıtlarının bulunmadığı, araçların davalı adına kayıtlı olup olmadığının belli olmadığı, mahkememizin tecrübelerine göre zaman zaman bu yönde hatalara rastlandığı, mevcut durum ve dosya kapsamına göre, davalının ihlalli geçiş yapıp yapmadığı, iddiaların doğruluğu veya yanlışlığı yargılamayı gerektirdiğinden, alacağın muaccel olmadığı, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlandığı yönünde delil bulunmadığı, dosyanın bulunduğu aşamada kanaat verici belge de bulunmadığından, yaklaşık ispat kuralı gereği, davacının ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi karar verilmiştir." dair karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde; Dosyaya sunulan ihlalli geçiş görüntüleri, ihlalli geçiş listesi, provizyon dökümleri ile alacağın varlığı ispat edilmişken mahkemenin hukuka aykırı şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinin davacı şirketi zarara uğrattığını, haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşul öngörülmemekte iken dosyaya sunulan ihlalli geçiş listesi, görüntü ve provizyon kayıtları ile davalıya ait araçların müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu köprü ve otoyoldan ücret ödemeksizin geçiş yaptığının sabit olduğunun anlaşıldığını,davalının mal varlığı değerlerinin elden çıkarma yoluna gidebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İİK'nın 257 maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258 maddesinde ise "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.İhlalli geçiş yaptığı iddia edilen davalı şirkete ait araçlarda ogs/hgs bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve varsa alacak miktarı yönünden sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmakla, İİK'nın 257.maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince ve kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/03/2026