Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekili Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine .... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı olan ... plakalı aracın, 14.10.2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olmuş olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilin Zorunlu Mali Mesuliyet Kapsamında sigorta şirketine (... Sigorta A.Ş.) başvuruda bulunulmuş, Sigorta Tahkim Komisyonunun ... sayılı başvurusu kapsamında alınan bilirkişi raporunda 130.852,14 TL hasar oluştuğunun belirlenmiş olup bağımsız ekspertizden alınan raporda ise müvekkilin aracında 181.287,84 TL hasar oluştuğu sonucuna varılmış olduğunu belirtmiş. Davacı vekili... sayılı başvuru kapsamında ise değer kaybı miktarının 80.000 TL olduğu belirlenmiş olup bağımsız ekspertizden alınan raporda ise müvekkilin aracında 187.000,00 TL hasar oluştuğu sonucuna varılmış olduğunu ilave ederek bununla beraber müvekkile ZMM sigortası kapsamında 50.000,00 TL hasar bedeli ve 70.000,00 TL değer kaybı ödemesi de yapılarak 120.000,00 TL poliçe limitinin doldurulmuş olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili müvekkilin aracında ZMM şirketince belirlenenden daha fazla hasar meydana gelmiş ve araçta değer kaybı oluşmuş olduğunu, müvekkilin uğradığı gerçek hasar ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla Sayın Mahkemeye başvurma zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalı tarafça müvekkilin zararının karşılanmamasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili gerçekleşen kaza neticesinde davalı aracın Kasko sigorta şirketince müvekkile ait araçta tespit edilen miktarın eksik olduğunu belirtmiş, meydana gelen hasar ile ilgili bir birinden farklı iki tespit bulunmakta olup Sayın Mahkemece müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için yargıtay kararlarının da dikkate alınarak alanında uzman bir bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiş, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluşmuş olup her ne kadar davalı aracın ZMM sigorta şirketince müvekkile ait araç için 70.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış ise de bu tutarın müvekkilin aracında meydan gelen değer kaybını karşılamak için yetersiz olduğunu belirtmiştir. Müvekkile ait ..plakalı aracın 2017 model ...paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin yüksek olduğunu, meydana gelen değer kaybının hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunulmuş ve müvekkile ait araçta 187.000,00 TL tutarında reel değer kaybı meydana geldiğinin belirtilmiş olduğunu, müvekkilin aracının değer kaybının daha da yüksek olduğunu düşünmekte olduklarını ifade ederek yargıtay uygulamasına göre değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmakta olduğunu, dolayısıyla iş bu karar sonrası bu metoda göre hesaplama yapılması gerekmekte olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı vekili Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu davaya cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi'nden dolayı sorumluluğu trafik poliçesi teminatı üzerinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla meydana gelen zarardan öncelikle ... plakalı aracın trafik sigortasının sorumlu olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili poliçe vade tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Genel Şart hükümleri gereğince yapılan hesaplamada değer kaybı oluşmayacağından, başvurucunun değer kaybi. Talebinin reddedilmesi gerekmekte olduğunu belirtmiş, ayrıca Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasıkapsamındaki tazminatların Karayolları Trafik Kanunu ve Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olup söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş Trafik Sigortası Genel Şartları, değer kaybı taleplerinin maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili davacı tarafın aracında gelen hasarın boyutu, hasarlanan parçalar ve işçiliğin gözetilmesi ve değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı vekili devamla değer kaybı talep edilen aracın uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddinin gerekmekte olduğunu, aracın sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesinde tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını belirterek önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, vasıtanın evvelki hasarlarının, hasarlarının mahiyeti ve miktarının da vasıtanın Değer Kaybı hesaplamasında en önemli etkenlerden biri olduğunu, evvelden hasarı olmayan (onarım veya boya işlemi görmeyen) orijinal bir vasıtanın değer kaybının daha yüksek, evvelden hasarı olan bir vasıtanın değer kaybının ise daha düşük olacağını, evvelden hasarı olan ve yine aynı bölgeden hasar gören vasıtaların değer kayıplarının ise; asgari seviyede olacağını belirtmiştir. Davalı vekili bu tür durumlarda piyasa değeri ve değer kaybının; evvelki hasarlar ve nihai değerlendirilen mevcut hasarın miktarı ve niteliğinin mukayesesiyle tespit ve takdir edilmekte olduğunu ifade etmiştir. Talep edilen hasar onarım bedeli fahiş olup haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunan davalı vekili ayrıca hesaplama yapılırken parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini ve bu oranın da en az yüzde otuz olması gerekmekte olduğunu ifade ederek tahkikat aşamasında sigortalının kusurlu olup olmadığının da tespit edilmesini" talep etmiştir.

Mahkememizde görülmekte olan dava 14/10/2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı tarafından İMM ile sigortalanan ...plakalı araç arasında meydana gelen kazada davalı sigortalısının %100 kusurlu olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına istinaden ZMMS sigortacısının teminat limiti kadar ödeme yaptığı ancak bakiye kısmın bulunduğu iddiasıyla belirsiz alacak davası olarak değer kaybı ve hasar bedelinin tazmini isteminden ibarettir.

Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 84/9.j. Md. yoluyla 46,47/c,d, 52/a,b, 56/a, 67/a. Md. İle KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç Manevraları) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı... plakalı yarı römork sürücüsü dava dışı ...' ün “475 Oranda Asli Kusurlu” olacağı; Trafik Kazası Tespit Tutanağında KT. Yönet 19. Md. kuralını ihlal ettiği belirtilen; Tutanağa göre Anılan Yolun Yapım ve Bakımından sorumlu olduğu ve anılan yerde yol çalışması yaptırmakta olduğu belirtilen, hizmet sebebiyle görevini ihmal ederek (K.T.K.'nun 13,14. Md. ile KT. Yönet. 19. Md. Karayolu Trafik Güvenliği) kurallarını ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlülüğü yerine getirmediği düşünülen dava dışı “...” “25 Oranda Tali Kusurlu” olacağı; Trafik Kaza Tespit Tutanağında herhangi bir kural ihlali bulunmadığı belirtilen; Tutanağa göre kendi yönünde, sol şeritte ve kendi şeridinde seyretmekte iken; Kendisinin sağ yanında, aynı yolda, aynı yönde ve sağ tarafındaki şeritte seyreden ve aniden ve kontrolsüzce soİ şeride geçen aracın çarpmasına uğrayan, kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı düşünülen ... plakalı otomobil sürücüsü davacı ... un “Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı çekicinin sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' ün kusuru oranı ve sigorta kapsamına göre sorumlu olacağı Dava konusu ... plaka sayılı 2017 yılı modeli ...marka ve tip aracın değer kaybının reel hasar bedelinin 181.287,84 TL olduğu, Aracın reel değer kaybının 184.573,00 TL olduğu, Yapılan dosya incelemesinde dava konusu aracın hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin ödemeler toplamı ZMMS kapsamında 70 Bin TL olup hasar bedeli ödemesi de 50.000,00 TL olmuş, poliçe limitlerinin bu şekilde dolmuş olduğu anlaşılmış, tespit edilen hasar bedeli olan 181.287,84 TL'den ödenmiş tazminatın tenzili sonucu dava konusu aracın ödenmemiş 131.287,84 TL olduğu, ödenmiş olan 70.000,00 TL değer kaybı tazminatının tespit edilen 184.573,00 TL değer kaybı tazminatından düşülmesi sonucu dava konusu aracın 117.573,00 TL bakiye değer kaybının olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... sayılı 05/12/2023 tarihli kararında; bilirkişi raporu ile KDV dahil ve iskontolu 20.426,07 TL bakiye hasar onarım bedeli tespit edilmişse de poliçe teminat limiti ve ıslah beyanı doğrultusunda 5.000,00 TL bakiye hasar onarım bedeline ilişkin taleplerin ... Sigorta aleyhine kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... sayılı dosyasında ise dava dışı ... Sigorta aleyhine 70.000,00 TL değer kaybı tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır.
... Sigorta tarafından sunulan cevabi yazıda STK'nın ... sayılı hasar tazminatı dosyasına istinaden başlatılan icra takibine 14.516,60 TL, değer kaybına ilişkin STK'nın ... sayılı dosyasından verilen karar doğrultusunda ise başlatılan icra takibine 108.301,76 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir.
14.10.2023 günü saat 17: 35 sıralarında ...
İli, ... İlçesi, ... Mah.’ de; ...; ... arasında, ...yönünde; 07/28-18+800 m. T4 nolu Tünel içinde; Yerleşim Yeri dışında; Kaza krokisine göre: ... yönünde, Tek yönlü yolda, 4 şeritli yerde; Yol şerit çizgileri bulunan ve sağdan ilk 2 şerit
trafik hunileri ile kapatılmış olan ve buna göre yol daraltılmış olan; Diğer özellikleri belirtilmeyen yerde, “2 Araçlı, aynı yönlü, Yandan Çarpma” şeklinde Maddi Hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazanın oluşumunda dava dışı sürücü ...’ün idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; 4 şeritli yolda, tünel içinde ve tünel içindeki çalışmadan dolayı yolun sağdan ilk 2 şeridi yola konulan dubalarla kapatılmış olan yerde ve sağdan 3. Şeritte seyretmekte iken; Aynı yerde ...İşletmesi tarafından tünel içindeki çalışmadan dolayı yolun iki şeridini kapatmak için yola konulan, ancak taşıt yolu üzerinde “tedbirsizce konulmuş ve trafik işaretleme ve fiziki tedbirleri alınmamış” olan ve kendi şeridinin ortasında devrilmiş halde bulunan dubaya çarpmamak için sol şeride geçtiği ve dubaya çarpmayı önlediği esnada, aynı yolda komşu sol şeritte seyreden otomobile çarptığı KTK’nun 84/g,j. Md. yoluyla 46,47/c,d, 52/a,b, 56/a, 67/a. Md. ile KT. Yönet. 137/A. Md. Trafiğin Akışı, Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Şerit İzleme, Araç Manevraları kuralını ihlal ettiği, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%75 Oranda Asli Kusurlu” olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu olan ve anılan yerde tünel içindeki çalışmadan dolayı yolun iki şeridini kapatmış olan dava dışı ... bakımından da KT. Yönet 19. Md. (İlgili kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile ilgili görevli ve sorumlu oldukları karayollarında, karayolu yapısını, trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler) kuralını ihlal ettiği dava dışı “... İşletmesinin” anılan yolun yapım ve bakımından sorumlu olduğu ve anılan yerde yol çalışması yaptırmakta olan konumunda olduğu, trafik güvenliği için etkin tedbir almadığı, görevini ihmal sebebiyle diğer araçların kaza yapmasına sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüğü yerine getirmediği ve görevini ihmal sebebiyle “%25 Oranda Tali Kusurlu” olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu bağlamda bilirkişilerce yapılan değerlendirme ve hesaplamalarda davacının aracında reel piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle 184.573,00 TL değer kaybı meydana geldiği, 70.000,00 TL değer kaybının dava dışı ZMM sigortacısı ... Sigorta'dan alındığı, bu sebeple tahsil edilen tutarın mahsup edilmesi ile davacının bakiye 117.573,00 TL değer kaybı bulunduğu, ayrıca davacının aracında toplam 181.287,84 TL hasar bedelinin oluştuğu, yine dava dışı ZMM sigortacısı tarafından hasar bedeline istinaden davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ve davacının bakiye alacağının 131.287,84 TL olduğu tespit edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalının dava dışı ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle ... sigortacısı olduğu, taraflar arasında meydana gelen kazada davacının atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalısının kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu ve dava dışı otoyol işletmecisinin ise %25 oranında kusurlu olduğu, TBK'nın 61. Maddesi uyarınca davalı İMM sigortacısı, dava dışı otoyol işletmecisi ve dava dışı araç sürücüsünün davacıya karşı müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında toplam 181.287,84 TL'lik hasarın ve reel piyasa koşullarına istinaden 184.573,00 TL değer kaybının oluştuğu, dava dışı ZMM sigortacısı ... Sigorta tarafından davacıya 50.000,00 TL hasar bedeli ve 70.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığı, söz konusu ödemeler nedeniyle ZMM sigortacısının teminat limitlerini doldurduğu, bahse konu ödemelerin mahsubu neticesinde davacının talep edebileceği bakiye 131.287,84 TL hasar bedeli ile 117.573,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 248.860,84 TL olduğu, her ne kadar davacı tarafından davalı daha evvel temerrüde düşürülmüş olsa da talep arttırım dilekçesinde 23/10/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş olması hâsebiyle taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 23/10/2024 tarihinden itibaren yasal faiz(davacının aracının hususi olması sebebiyle) işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜNE,
1-131.287,84 TL hasar bedeli ile 117.573,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 248.860,84 TL'nin taleple bağlılık ilkesi uyarınca 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.999,68 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 4.862,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 12.137,28 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan .peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 4.862,40 TL harcın ve 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 5.477,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince dava değeri olan 248.860,84 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan100,50 TL tebligat, posta gideri ile 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.100,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025