İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından 19.04.2024 tarihinde ... ... hizmet sahası içinde bulunan ... Mahallesi, .... Sokak, No: 60 .../İstanbul adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirket tarafından giderilmiş olduğunu, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 15.568,63 TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 15.568,63 TL hasar bedeli i1e 1.677,57 TL işlemiş faiz olarak toplam 17.246,20 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamını, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerektiğini, arabuluculuk dava şartının usulüne uygun olup olmadığının araştırılmasını, müvekkili idare, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı Kanun ile kurulduğunu, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkili idare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu, dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, zira tazminat isteminin dayandırıldığı eylem, müvekkil ... açısından kamu hizmetinin ifasına ilişkin bulunmakta ve hizmet kusuru ile bağımlı olması nedeni ile tam yargı davasının konusunu oluşturmakta olduğunu, müvekkili ...'nin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcu olmadığını, bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, alayın meydana geliş şekliyle ilgili davacı taraf anlatımı dikkate alındığında, olay hizmet kusuruna dayalı olduğunu, bir kamu kurumunun eylem ve işlemlerine karşı açılacak davaları görmek, idari yargının görevine girdiğini, söz konusu adreste idarelerinde personelinin herhangi bir çalışması olmadığını, idarelerinin bu hususta araştırma yaptığını ve belirtilen adreste ve tarihte herhangi bir çalışmanın olmadığını tespit etiklerini, bunun üzerine yapılan incelemede dilekçe ekindeki belgelerden belirtilen adreste yapılan araştırmada idarelerinin herhangi bir çalışması bulunmadığı anlaşıldığını, davacı bedaşın dava dilekçesine sunduğu fotoğraflarda kablo dışında kazı yapıldığına dair hiçbir emareye rastlanılmadığını, davacı bedaş her dosyasında aynı yolu izlemekte olduğunu, sadece bir kablo görüntüsü ile müvekkili idareyi sorumlu göstermeye çalışmakta olduğunu, davacı tarafından zararın yüklenicilerin çalışmalarından kaynaklandığı iddia edilmemiş olduğunu, bu yönde bir iddia söz konusu ise bu iddiayı ispata yarar herhangi bir delil de sunulmadığını, eğer burada hasar mevcut ise üçüncü kişilerin çalışmasını bilmesi gereken davacı olduğunu, zarar iddia edenin zarar verenin kim olduğunu araştırması ve husumet yönelteceği kişiyi icra takibinde ve dava dilekçesinde doğru biçimde belirlemesi usul hukuku açısından da bir gereklilik olduğunu, davacının husumet yönelteceği kişiyi belirlemesi yasal bir zorunluluk olduğnu ayrıca, eğer idareleri bilgisi dışında üçüncü başkaca şahıslar tarafından söz konusu adreste herhangi bir çalışma yapılmış ise idarelerinin dava dışı üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden reddini, usule ilişkin ret kararı verilmediği takdirde, davanın esasa ilişkin nedenlerle reddini, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 17/03/2025 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 15.568,63 TL asıl alacak ve 1.677,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.246,20 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...'dan alınan 26/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Dava Elektrik dağıtım şirketi " Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu hususu da dikkate alınarak Davalı; ... tarafından kablonun koparılması sonucu oluşan hasarı ispatlamak için olayın aydınlatılması İle İlgili belgeler sunması gerekmektedir. ... vekilinin "hasara ilişkin delil olmadığı" yönündeki iddiaları dikkate alınarak Davaanın; Kablonun kopar ildiği iddia edilen olay yerinde,bir tespit yaptırarak durumun bir tutanakla kayıt altına alınması Bu tutanakta, olayın tarihi,saati, yeri, hasarın türü ve boyutu detaylı bir şekilde belirtilmeli Varsa olay yerindeki tanıkların yazılı İfadeleri dilenebilir. Bu tutanağın resmi kurumlar mahalle muhtarı veya Polis nezaetinde düzenlenmesinin daha uygun olacağı Görüş ve kanaatinde olduğumu" şeklinde rapor sunduğu görüldü.
Bilirkişi raporunun geldiği, taraflara tebliğ edildiği, bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyan dilekçesi sunmuş oldukları görüldü.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının dava dilekçesi ekine zarar gören yerin resmi dışında zararın davalı ... tarafından verildiğine dair belge ve resim eklemediği, davacı çalışanlarınca tutulan tutanağın aksi ispat edilene kdar geçerli resmi belgelerden sayılmadığı, rapora itiraz dilekçesinde de herhangi bir belge eklenmediği anlaşılmış, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-Davanın reddine,

2-Davalının tazminat talebinin reddine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.246,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair. Miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/12/2025