İSTEM:
Davacı vekili, ....Kaçak Kontrol Servisi tarafından 31.08.2021 tarihinde yapılan müvekkili şirketin aboneliksiz artezyen suyu kullandığı iddiası ile tutanak düzenlendiğini, düzenlenmiş olan bu tutanak sonucunda davalı kurumca doğal su rezervi koruma bedeli altında 162.741,96 TL borç tahakkuk ettirildiğini ve 26007 sayılı Usulsüz Su Kullanma Bedeline ilişkin belge 21.10.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu belgede tahakkuk ettirilen ücretin 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde ödenmeyen borçlar için yasal işlem başlatılacağının müvekkiline ihtar edildiğini belirterek davalının kanuna aykırı olarak kendi oluşturduğu tarifeye dayanarak müvekkiline doğal su koruma rezervi adı altında 162.741,96 TL borç tahakkuk ettirmesinin dayanaktan yoksun olduğunu, davalı kurumun müvekkiline ait artezyenin bulunduğu alanda kanalizasyon yahut başka bir hizmet de vermediğini belirterek davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından davalı genel müdürlük tarafından düzenlenen 31/08/2021 tarih 16945 nolu tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 28/09/2021 tarihli ve 26997 sayılı tahakkuk ihbarnamesine dayalı 162.741,96 TL artezyen atıksu bedelinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEME:
"........... 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafa tahakkuk ettirilen bedelin iptal edilmesine karar verildiği, doğal su rezervini koruma bedelini düzenleyen Tarifeler Yönetmeliğinin 14/ç-3/1 maddesinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/576 Esas, 2021/1233 Karar sayılı 16/12/2021 tarihli karar ile iptaline karar verilen hükmün de Danıştay tarafından onandığı görülmekle davanın açıldığı tarih itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatine varılmakla yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Yine Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi m. 6(1) hükmü uyarınca da; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra davaya konu işlemin iptalinin yapıldığı görülmekle vekalet ücretinin tamamının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:" gerekçesi ile;
"1-Davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA," karar vermiştir.

BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:
Davalı vekili, istinaf konusu işbu davanın açılmasına sebebiyet verme hususunda müvekkili İdarenin kusuru bulunmadığı halde Mahal Mahkeme tarafından aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen bu kararın hukuk usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın müvekkili İdare aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 162.741,96 TL Doğal Su Rezervini Koruma Bedeline borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle Dairemizin 11.01.2024 tarih 2022/2174 Esas 2024/110 Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olmasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalının yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesince reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;
1)Davalının, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/09/2025 tarih, 2024/45 E. 2025/537 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı davalıdan peşinen alınmış olup başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 09/12/2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.